“Nükleer Eşiğinde Dünya: Kritik BM Zirvesi Öncesi Gözler NPT’de”
Nükleersiz bir dünya mümkün mü?
Artan nükleer tehditler ve derinleşen küresel güvensizlik ortamında, dünya siyasetinin en kritik başlıklarından biri yeniden Birleşmiş Milletler gündemine taşınıyor. Önümüzdeki hafta, onlarca ülkenin hükümet temsilcileri aynı soruya yanıt aramak üzere bir araya gelecek: Küresel güvenliğin temel taşlarından biri olan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması hâlâ işlevini sürdürebilecek mi?
Uluslararası sistemin “omurgası”
1970 yılından bu yana yürürlükte olan NPT, üç temel hedef üzerine kurulu:
- Nükleer silahların yayılmasını engellemek
- Nükleer silahsızlanmayı ilerletmek
- Nükleer enerjinin barışçıl kullanımını teşvik etmek
191 ülkenin taraf olduğu bu anlaşma, uluslararası güvenlik mimarisinin en geniş katılımlı ve en kritik sözleşmelerinden biri olarak kabul ediliyor. Nitekim son 54 yılda nükleer silahların savaşta kullanılmamış olması, bu sistemin kısmi başarısı olarak değerlendiriliyor. 1945’te Hiroşima ve Nagasaki atom bombası saldırıları sonrası benzer bir felaket yaşanmaması, NPT’nin caydırıcı rolünü gözler önüne seriyor.
Tehlikeli bir döneme giriliyor
Ancak bugün tablo giderek daha kırılgan. Soğuk Savaş sonrası dönemde kurulan dengeyi sağlayan pek çok anlaşma ya sona erdi ya da işlevsiz hale geldi. Bunların başında, ABD ile Rusya arasında stratejik nükleer başlıkları sınırlayan Yeni START Antlaşması geliyor. Şubat ayında süresi dolan anlaşmanın yerine yeni bir mekanizma konulamaması, küresel ölçekte ciddi bir boşluk yarattı.
António Guterres bu durumu, “Dünya daha önce karşılaşmadığı bir döneme girdi” sözleriyle tanımlarken, ABD ve Rusya’nın nükleer cephanelikleri üzerinde artık bağlayıcı bir sınır kalmadığına dikkat çekmişti.
Bölünmüş dünya, başarısız zirveler
NPT’nin önceki iki gözden geçirme konferansı (2015 ve 2022), ülkeler arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle somut bir sonuç üretmeden sona ermişti. Bu durum, devletlerin:
- silahsızlanma yükümlülükleri
- güvenlik öncelikleri
- ortak hareket etme kapasitesi
konularında ciddi şekilde ayrıştığını ortaya koydu.
2026 inceleme konferansı: Kritik eşik
27 Nisan – 22 Mayıs tarihleri arasında yapılacak 2026 NPT Gözden Geçirme Konferansı, bu nedenle yalnızca rutin bir diplomatik toplantı olarak görülmüyor. Sürecin, küresel nükleer düzenin geleceğini belirleyecek kritik bir eşik olduğu ifade ediliyor.
Izumi Nakamitsu, düzenlediği basın toplantısında tehlikenin boyutuna dikkat çekti:
“Nükleer silah kullanım tehdidi giderek daha sık hale geliyor ve bunun normalleşmesini istemiyoruz.”
Nakamitsu’ya göre, nükleer silah sahibi devlet sayısının artması, yalnızca siyasi gerilimleri değil, yanlışlıkla kullanım riskini de büyütüyor.
Diplomasi mi, kriz mi?
BM yetkilileri, bu yılki konferansın “formaliteden ibaret olmayacağını” vurgularken, diplomatların somut sonuç üretme sorumluluğuna dikkat çekiyor. Çünkü mesele yalnızca mevcut anlaşmanın korunması değil; aynı zamanda küresel güvenlik düzeninin çöküp çökmeyeceği.
Küresel katılım ve şeffaflık
Konferans kapsamında:
- Üst düzey genel tartışmalar
- Tematik oturumlar
- Sivil toplum, gençlik grupları ve hükümetler arası etkinlikler
düzenlenecek. Ayrıca açık oturumlar, BM WebTV üzerinden canlı yayınlanarak dünya kamuoyunun erişimine sunulacak.
Sonuç: Yol ayrımındaki dünya
Bugün insanlık, nükleer silahların tamamen ortadan kaldırıldığı bir gelecek ile kontrolsüz bir silahlanma yarışı arasında kritik bir yol ayrımında bulunuyor. NPT’nin kaderi, yalnızca bir anlaşmanın geleceğini değil, aynı zamanda küresel barışın sürdürülebilir olup olmayacağını da belirleyecek.
Soru hâlâ açık: Nükleersiz bir dünya mümkün mü, yoksa bu hedef giderek daha da mı uzaklaşıyor?




