İnsan, duygularıyla var olur; ama çoğu zaman o duyguların yüküyle sınanır. Bu şiir, doğru ile yanlış arasında değil, insan olmanın kaçınılmaz çelişkileri arasında sıkışan bireyin iç sesidir. Susmanın da konuşmanın da, kalmanın da gitmenin de bir bedeli olduğunu bilen insanın; kendi vicdanı, korkuları ve umutlarıyla yaptığı içsel muhasebenin şiirsel ifadesi. Bu şiir, bir cevap verme çabasından çok bir sorgulama ihtiyacının ürünüdür. İnsan hayatı çoğu zaman net doğruların değil, çelişkilerin ve zor seçimlerin içinde şekillenir. Bazen susmak, bazen konuşmak; bazen duygulara teslim olmak, bazen onları bastırmak bir zorunluluk gibi hissedilir. İnsan Duygularıyla Var Olur Bazen sussan bir sorun, susmasan ayrı bir sorun. Sözün yükü omzuna biner, sessizlik ise içini kemiren bir sorguya dönüşür. Bazen sırtını dönsen bir sorun, yüzünü dönsen ayrı bir sorun. Gitmek bir kaçış gibi görünür, kalmak ise hesap vermek zorunda olduğun bir aynadır. Bazen kendinde olanı bırakıp sel olup akmasına izin versen bir sorun, akmasını engelleyip önüne set çeksen ayrı bir sorun. Çünkü insan, ne tamamen özgür bırakabildiği duyguların ne de sonsuza kadar bastırabildiği korkuların sahibidir. Bazen sevgiyle, sımsıcak duygularla sarılsan bir sorun, sevgisizliğe kendini mahkûm edip yabancılaşmanın maskesiyle yaşasan ayrı bir sorun. Çünkü insan, başkasından uzaklaştıkça kendi içinden de uzaklaşır. Bazen insan olmanın tüm hassasiyetleriyle yaşamak ve davranışlarını buna göre şekillendirmek bir sorun, bazen duygulardan arınmış mekanik bir düzene uyum sağlamaya çalışmak ayrı bir sorun. Bir yanın vicdan ister, öteki yanın dayanıklı olmayı. Ve tüm bunları yaşatan duygulardan arınsan bir sorun, arınmasan ayrı bir sorun. Çünkü insan, duygularıyla var olur ama bazen en çok onlardan yorulur. Bu yüzden hayat, tek bir doğruya sığınmak değil, her seçimin bir bedeli olduğunu bilerek yaşamayı göze almaktır. Güven Boğa