Bu ülkede bazı insanlar mahkeme kararlarıyla değil, tek bir imzayla hayatın dışına itildi. Yargılanmadan, beraat etmişken ya da hiçbir somut suç isnadı olmadan, bir gecede emeklerinden, mesleklerinden ve yurttaşlık haklarından mahrum bırakıldılar. KHK’lerle kurulan bu rejim, yalnızca insanları işsiz bırakmadı; onları kamusal hayattan silmeyi, sessizliğe mahkûm etmeyi hedefledi. Aşağıdaki şiir, görünmez kılınmak istenen KHK’lilerin, barış dediği için cezalandırılanların ve hakikati savunmaktan vazgeçmeyenlerin tanıklığıdır. Görülmeyenler Kimi hiç yargılanmadan, kimi beraat etmişken, kimi uydurma dosyaların, soyut suçların yüküyle… aynı imzadan çıkan kararla hayatın dışına atıldı. Bir gecede emekleri gasp edildi, ekmekleri mühürlendi. İşlerinden değil sadece, yurttaşlıktan da sürüldüler. Adları fişlendi, sesleri boğuldu, üstlerine devlet eliyle kalın bir sessizlik çekildi. Ama onlar, her dönemde bedeli halka kesilenler, barış dediği için cezalandırılanlar, boyun eğmeyenler oldular. Sürgünde de, açlıkta da sözlerini geri almadılar. Onları karanlıkta unuttuklarını sandılar; oysa onlar unutulmanın kendisini teşhir ettiler. Ey insanlık, unutma: adalet bir gün talimatla değil, hakikatle konuştuğunda tüm KHK’liler hayata geri dönecek. Ve o gün bu düzenin utancı kalacak geriye. Güven BOĞA