"Bu şiir, suskunluğun içinde büyüyen yalnızlığı ve dayanışmanın zorunluluğunu hatırlatmak için yazıldı. Kanun Hükmünde Kararnamelerle hayatları altüst edilen binlerce insanın ortak duygusuna tercüman olurken, yalnızca bir mağduriyet anlatısı olarak kalmıyor; aynı zamanda görünmez kılınmanın, toplumsal sessizliğin ve içe çöken karanlığın sesi hâline geliyor." KHK'lilerin Sessizliği Bir yorgunluk çöktü sadece bedenlerimize değil— gülüşlerimize, bir zamanlar kendiliğinden açan umutlarımıza. Bir karanlık çöktü yaşama sevincimizin üstüne; öyle bir karanlık ki insanı kendinden bile şüpheye düşürüyor. Bizi görmeyen gözlerde yavaş yavaş silindik, bizi hissetmeyen yüreklerde adımız bir fısıltıya dönüştü. Anlaşılmadığımız her yerde biraz daha yalnızlaştık— ama en çok suskun kalanların içinde. Şimdi sor kendine: Bir insanı yok saymak onu gerçekten yok eder mi, yoksa kendi insanlığımızdan bir parça mı eksiltir? Bu yüzden birbirimize dayanmak zorundayız; çünkü yalnız bırakılan insan önce umudunu değil, kendine olan inancını kaybeder. Gitme. Gitmek için uğraşma. Çünkü kaçtığın yer seni özgürlüğe değil, yalnızlığın daha derin bir odasına götürür. Kal. Birbirimizin kırıntı kalmış umutlarını yeniden çoğaltmak için kal. Güven Boğa