İhraçların Gölgesinde 10 Yıl: Güven Boğa Sordu, Münir Korkmaz Yanıtladı, “Barış Süreci Var, KHK’liler Yok: ‘Bu Eksik Bir Demokratikleşme’”

Güven Boğa Sordu, Münir Korkmaz Yanıtladı: “KHK’liler kimlerden, nasıl çözüm bekliyor?”

KHK ile ihraç edilen yüz binlerce kişinin yaşadığı hak ihlallerini ve çözüm arayışlarını değerlendiren Münir Korkmaz, “Bu mesele yalnızca hukuki değil, siyasal bir sorundur. Çözüm de siyasetin iradesiyle mümkündür” dedi. Korkmaz, muhalefet partilerine, sendikalara ve KHK’lilere “gündem oluşturma ve baskı kurma” çağrısı yaptı.

Gazeteci Güven Boğa’nın sorularını yanıtlayan Münir Korkmaz, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilenlerin yaşadığı mağduriyetleri, “barış ve demokratikleşme süreci” tartışmaları bağlamında değerlendirdi. Korkmaz, sürecin başından itibaren KHK’lilerin dışarıda bırakıldığını savunarak, Meclis’te ve siyasi alanda somut adımların atılmamasını eleştirdi.

“Bu bir demokratikleşme süreciyse, KHK’liler neden dışarıda?”

Güven Boğa:
KHK ile ihraç edilenler barış sürecini yakından takip etti. Komisyonlara raporlar sundu, taleplerini iletti. Ancak Meclis’te beklenen adımlar atılmadı. Sizce bu süreç KHK’lilerin beklentilerine yanıt verecek mi?

Münir Korkmaz:
Açıkçası sürecin en başında bir yanlış yapıldı. Bu süreç “demokratikleşme” olarak tanımlandı ama uygulamada sadece silah bırakan yapılarla sınırlı tutuldu. Oysa biz KHK’liler meseleye daha geniş baktık: Bu ülkenin yeniden hukuka dönmesi, benzer ihlallerin bir daha yaşanmaması gerekiyordu.

Bugün yüz binlerce insanı etkileyen bir durumdan söz ediyoruz. Resmî rakamlara göre 162 bin kişi ihraç edildi, aileleriyle birlikte bu sayı çok daha büyük. Ancak gelinen noktada, bu kadar geniş bir kesimin sorunları sürecin dışında bırakılmış görünüyor.

“KHK meselesi bir insan hakkı ihlalidir”

Korkmaz:
Burada kimlikler değil, yöntem tartışılmalı. İnsanlar herhangi bir yargı kararı olmadan ihraç edildi. “İltisak” ve “irtibat” gibi muğlak kavramlarla hayatları altüst edildi.

On yılı aşkın süredir insanlar işsiz, sosyal olarak dışlanmış durumda. Bu sadece ekonomik bir mesele değil; psikolojik, toplumsal ve ailevi sonuçları olan ağır bir insan hakkı ihlalidir.

İktidara eleştiri: “Düşman hukuku uygulanıyor”

Güven Boğa:
Siyasi partilerin yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Münir Korkmaz:
KHK sürecinden bu yana iktidarın yaklaşımı değişmedi. Açıkça bir “düşman hukuku” uygulanıyor. AKP ve MHP bu konuda hiçbir zaman samimi bir adım atmadı.

Muhalefet partileri ise zaman zaman gündeme getirdi ama bu yeterli olmadı. Başlangıçta farklı partiler programlarına KHK meselesini aldı, toplantılar yapıldı. Ancak süreç içinde bu ilgi zayıfladı.

Sendikalara ve meslek örgütlerine eleştiri

Güven Boğa:
Sendikaların ve emek örgütlerinin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Münir Korkmaz:
Ne yazık ki bu konuda ciddi bir eksiklik var. Kendi üyeleri ihraç edilmiş olmasına rağmen birçok sendika yeterince sahip çıkmadı.

Örneğin binlerce üyesi ihraç edilen sendikalar var ama bu süreçte güçlü bir çıkış göremedik. Oysa Meclis’i harekete geçirecek olan sadece siyaset değil; toplumsal baskıdır. Sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri bu konuda daha aktif olmalı.

“KHK sorunu çözülmeden demokratikleşme olmaz”

Korkmaz:
Biz sadece işimize dönmek istemiyoruz. Bu ülkenin demokratikleşmesini istiyoruz. Farklılıkların bir arada yaşayabildiği bir düzen talep ediyoruz.

Bugün KHK meselesi çözülmeden gerçek bir barış ve demokratikleşme sürecinden söz edilemez. Bu artık bireysel değil, toplumsal bir sorundur.

“Süreç manipülasyonlarla öteleniyor”

Güven Boğa:
Sürecin dış gelişmeler gerekçe gösterilerek ertelendiği eleştirilerine katılıyor musunuz?

Münir Korkmaz:
Evet. Türkiye’de bu tür meseleler hep başka gündemlerle ertelenir. Dün “komünizm” deniyordu, bugün “terör” yaftası kullanılıyor. KHK deyince insanlar hemen etiketleniyor.

Oysa mesele çok net: Ortada ciddi bir hak ihlali var. Bunu görmek ve çözmek gerekiyor.

KHK’lilere çağrı: “Siyasete baskı kurun”

Güven Boğa:
Peki KHK’liler bundan sonra ne yapmalı?

Münir Korkmaz:
Bu mesele artık hukuki değil, siyasi bir meseledir. Dolayısıyla çözüm de siyasetten gelecektir.

Bu yüzden KHK’lilere açık çağrım şudur:

  • Tanıdığınız siyasetçilerle temas kurun
  • Siyasi partilere baskı oluşturun
  • Yerelde ve genelde bu konuyu gündemde tutun

Meclis çalışmaları yeniden başlıyor. Bu süreçte KHK meselesinin yeniden gündeme taşınması için herkesin sorumluluk alması gerekiyor.

Son söz: “KHK’lar gidecek, biz kalacağız”

Programın sonunda Güven Boğa’nın “KHK’lar gidecek, biz kalacağız” sözlerine katılan Münir Korkmaz, mücadelenin süreceğini vurguladı.

Korkmaz, “Kimse korkmasın. KHK’liler bu toplumun bir parçasıdır ve haklarını alana kadar mücadele etmeye devam edecektir” dedi.