"Bayramlar artık çoğu zaman birkaç kelimelik mesajların, aceleyle yapılan telefon konuşmalarının içinde yaşanıyor."

Mesajlara, kısa telefon görüşmelerine ve alışkanlıklara sıkışan bayramların içinde kaybolan en büyük şey; insanın insana dokunuşu, samimiyeti ve birbirini gerçekten hissedebilmesidir. Bayramı bayram yapan, takvimdeki adı değil; kalpten kalbe kurulan bağdır.

Bayramlar artık çoğu zaman birkaç kelimelik mesajların, aceleyle yapılan telefon konuşmalarının içinde yaşanıyor. Oysa insanı bayrama yaklaştıran şey; bir kapının çalınması, bir dostun gerçekten hatırlanması ve sevgiyi hissettiren o sıcaklıktır. İnsan ilişkilerinin giderek uzaklaştığı bir zamanda, bayramların anlamı da yeniden sorgulanıyor. Çünkü insanı sevgiden, umuttan ve birbirine güven duygusundan koparmayan her an, aslında gerçek bir bayramı içinde taşır.

Bayram,
Kalpten Kalbe
Uzanırsa Bayramdır

Şimdi mesajlar uçuşacak,
çok az da olsa
telefonlar açılacak “iyi bayramlar” diye.
Dokunmadan, sarılmadan,
o sıcaklığı yaşamadan.

Sanki bir görev insanıymışız gibi
uçuşacak sözcükler havada.

O kadar yoğun yaşanacak ki
ne gidenin ilgisi merak edilecek
ne de gelenin ne yazdığı.
İşte böyle bir bayramıdır
bayramı bayram yapan?

Kimi dini bayram olduğu için,
kimi de adının “Kurban” ya da “Ramazan”
olduğu için,
kimi de yaşadıkları nedeniyle
içinde hissedemediği bu günleri
yaşamanın anlamsız olduğuna
kendini inandırdığı için
bayramlar, insanlarda
farklı duygular bırakıyor.

Bayramlarda açığa çıkan
arama, sorma, mesaj gönderme,
kapısını çalma ritüelleri
diğer günlerde de devam edebiliyorsa
her günümüz bayram tadındadır.
İnsan insana yabancılaşmışsa
en güzel, en sevilen bayram bile
anlamsızlaşıyor.

Sizi sizden, dostlarınızdan,
sevgiden, umuttan
ve en önemlisi birbirine güvenen
dostluklardan uzaklaştırmayan
her zaman dilimi
bayramı
bayram yapsın.

Güven Boğa