Adil Okay

HALİS KARA VE 21. YÜZYILDA VİCDANIN PUSULASI: "İNSAN KALMAK"

Çocukların çocukları öldürdüğü, çocuk işçilerin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği, savaşların insanı, toprağı ve havayı zehirlediği, "normal" kavramının her gün yeniden tanımlandığı dehşet günlerinden geçiyoruz. Sosyologların, psikologların ve siyasetçilerin bu toplumsal çürümeyi anlamlandırmaya çalıştığı bir dönemde, sorunun teşhisini doğru koymak önemli. Tam da bu sorgulamaların ortasında Halis Kara, yeni kitabı "İnsan Kalmak- Zehirlenme, Hastalık ve Tutunamama Üzerine" ile okuru sarsıcı bir yüzleşmeye davet ediyor.

Insan Kalmak

Halis Kara, kitabında günümüz insanının içine düştüğü "görünmez zehirlenme" sürecini titizlikle irdeliyor. Yazarın ifadesiyle; insan zehirlenmesi bağırarak başlamıyor. Yavaş yavaş, alışarak ve en nihayetinde sessizleşerek gerçekleşiyor. Kitap, felsefeden psikolojiye, oradan sosyolojiye uzanan geniş bir yelpazede, 21. yüzyıl insanını anlama kılavuzu niteliği taşıyor.

"Uyum Sağlamak mı, İnsan Kalmak mı?"

Kara, modern dünyanın dayattığı "uyum sağlama" zorunluluğunu bir hastalık olarak niteliyor. Toplumun hastalıklı yapısına uyum sağlayamayanları "tutunamayanlar" olarak değil, aslında sağlığını korumaya çalışanlar olarak konumlandırıyor. Yazara göre, adaletsizlikle yaşamayı öğrendiğimiz an, ahlaki cesaretimizin yerini bedel korkusu alıyor.

Kitaptaki şu satırlar, eserin özeti gibi: “Yanlış yere imza atmamak. Yanlış başarıyı alkışlamamak. Yanlış sessizliğe ortak olmamak... Sessizce ama inatla, insan kalmak.”

Elbette burada yazılan “sessizce…” sözcüğünü bir edilgenlik çağrısı olarak okumamalı. Bu Kara’nın “ezber sözcüklerle konuşmak, egemenlerin propagandasını yapmak yerine susmak asıl bilgeliktir” olarak yorumlanacak bir metaforudur.

Bir Eleştiri

Halis Kara, kültürel yozlaşmayı ve eski-yeni uyumsuzluğunu ele alırken yer yer didaktik bir dil tercih ediyor. Metinlerde etik ve ahlak sorunsalı irdelenirken ortaya çıkan bu öğretici üslup ve tekrarlar, edebi akıcılığı yer yer zayıflatmış olsa da ele alınan konunun hayatiyeti bu durumu ikincil kılıyor. Yazarın deneme tadındaki makaleleri, okuyucunun zihninde sadece birer soru işareti bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda çözüm konusunda düşünmeye sevk ediyor, karanlığın içinde bir ışık yakıyor.

Arka Kapak

Sonuç Yerine

"İnsan Kalmak", konforlu bir okuma vaat etmiyor. Aksine, insan kalmanın bedelini ve yalnızlığını hatırlatan, vicdanın sesini yükselten bir özgür yaşam manifestosu niteliğinde.

Eğer bu çağda "iyiyim" demenin ardındaki yüzeyselliği reddediyor ve "toplum mu hasta, yoksa biz mi taşıyıcıyız, sorumlu kim?" sorusunun yanıtını arıyorsanız, Halis Kara’nın bu derinlikli incelemesi başucunuzda durmalı.

Künye: İnsan Kalmak, Halis Kara, Ar yayınevi, Ankara, 2026.

Halis Kara

***

HALİS KARA KİMDİR

Diyarbakır nüfusuna kayıtlıdır.

Eğitimini Ergani ve Malatya’da tamamladı. Kamu görevlisi ve sosyoloji mezunudur.

Kekemeliği, onu kelimelerden uzaklaştırmadı; aksine kelimelere yaklaştırdı.

Konuşmakta zorlandığı yerde okumaya yöneldi, yazıda derinleşti.

Sessizlikle erken yaşta tanıştı; bu yüzden toplumsal sessizliği daha iyi duydu.

Yaşadığı toplumu gözlemlemeyi, insanın iç kırılmalarını ve çağın görünmez zehirlenmesini yazıyla resmetmeyi seçti.

“İnsan Kalmak” yazarın yayınlanmış ilk kitabıdır.