"Uçurum diplerine sinen çığlıklar, kalem ucuyla çatlayan öykü kabukları...

29 kadının kolektif sesinden bir direniş anlatısı."

Adil Okay

BEYAZIN İÇİNDEKİ KIRMIZI: EMEĞİN VE KADININ SESİ

Pamuk tarlasında beyazın ortasında beliren bir kırmızı. Bu kitap biraz da o kırmızının hikâyesi. “Pamuk Beyaz Kan Kırmızı”, daha ilk sayfalarda okuru şaşırtan bir öykü kitabı. Emek teması etrafında buluşan kadın öykücüler, gündelik hayatın çoğu zaman görünmeyen katmanlarını güçlü ve incelikli bir dille anlatıyor.

Metinlerin çoğundaki dil olgunluğu, anlatı ritmi ve kurgu ustalığı okura sık sık şu soruyu sorduruyor: "Gerçekten ilk öyküler mi bunlar?". Önsözde yer alan ve bu şaşkınlığı perçinleyen bilgi ise durumu netleştiriyor: Kitaptaki öykülerin önemli bir bölümü, yazarlarının edebiyat dünyasına sunduğu ilk eserleri.

Pamuk Beyaz Kan Kirmizi 14010622 94 O

Öyküler genel olarak emek, göçmenlik ve öteki olma temalarını işlerken, hem kadın hem işçi olmanın yarattığı yaraları çarpıcı bir biçimde betimliyor. Her anlatı, hayatın görünmeyen sancılarını ve dayanma gücünü okura hissettiriyor; kimi zaman sessiz bir çığlık, kimi zaman kırmızıya bulanmış bir pamuk gibi akılda kalıyor. Kitabın farklı sayfalarında karşımıza çıkan bu anlatılar, kadınların gündelik yaşam deneyimlerinden süzülen güçlü bir edebi ses oluşturuyor.

Kitabın arka kapağında betimlendiği gibi;

“Bu eser ekmeği yüreğiyle kabartan, alın terini aşkla yoğurup hayata katık eden kadınların öyküsüdür. Uçurum diplerine sinen çığlığı, dipsiz karanlıktan sızan ışığı, görünmez yaratıcı emeği çağrıştırıyor bu öyküler. Tarihin zifiri kıyılarına sürülen, "eksik etek" yalnız değil bu öykülerde. Her biri kendi karanlığında biricik. İçlerinde büyümekten korkan çocukların birbirlerine tutunduklarını görüyoruz bu öykülerde. Adı dipnotlara sıkıştırılan, gölgeli satırlara hapsedilen, zamanın dışına sürülen mitik güç sahneye çıkıyor bu öykülerde. Başını gökyüzüne kaldırıp yıldız düşleri kuruyor ve kaleminin sivri ucuyla öykü kabuğunu çatlatıp yeni kadını doğuruyor. Bu yeni kadın bizi dişil enerjisinin hafızasına doğru uzun ve cesur bir yolculuğa çıkarıyor; ekmek ve yorgunluk korkusuna, fabrikaların keskin uğultusuna, evlerin duvar içine sinen görünmez isyanına...”

Bu öyküleri bir araya getiren Sitem Şanlı’yı ve kitabı yayına hazırlayan Kültür Örüntüleri Kolektif Sanat Vakfı’nı (KÖKSAV) ve Tar yayınevini özellikle kutlamak gerekir. Ortaya çıkan çalışma yalnızca bir öykü seçkisi değil; kadın emeğinin, deneyiminin ve hafızasının edebiyattaki izlerini görünür kılan kolektif bir anlatı.

Burada kurduğum cümleler, o uçsuz bucaksız pamuk tarlalarına ya da fabrikalara açılan dar birer patikadan ibaret. Asıl hakikat ve o dirençli yolculuk, sayfaların derinliklerinde; kadınların gürültü içinde kaybolan ya da görmezden gelinen o derin isyanlarında saklı. Sizi bu tanıklığa, beyazın içindeki o kırmızıyı, fabrikalardan evlere uzanan kadın emeğinin hafızalardan silinmek istenen izlerini ve o görmezden gelinen inatçı mücadelesini birlikte aramaya davet ediyorum; zira bu sayfalar zihninizde yeni pencereler açmakla kalmayacak, dünyaya bakışınızı da dönüştürecektir.

Pamuk Kan 2

Son söz de Sitem Şanlı'dan olsun...

"Mükemmeliyetçiliği alaşağı eden, pespayeliği gözler önüne seren, çarkın içinde dönüp dururken çarkı kırmaya çalışan kadınların öykülerini okurken anladım ki bu iş sandığımızdan daha büyük bir iz bırakacak. Gerekliliklerle zorunlulukları ayıracak. Gerçek tarihe not düşülecek hem de işçi, emekçi kadınların kaleminden dökülerek.

Son olarak yayınevimiz, gücü oranında çokça kadını öykü yazma seferberliğine katma çabasını sürdürürken kültür ve sanatın diğer alanlarına ilişkin eserlerin, özellikle de üvey evlat muamelesi görmüş, ötelenmiş, küllenmiş eserlerin basımını gerçekleştirmeye çalışacaktır. Kolektif emeği büyütmeye, genişletmeye, geliştirmeye niyetli tüm okurlarımızı bizimle bağ kurmaya çağırırken sanat ürünlerini göndermelerini bekliyoruz.

Bizi, yaşamın bir parçası olmaktan her gün biraz daha uzaklaştıran, kendi yapay dünyasında hayır diyerek kalmaya zorlayan bu düzenin bir gün değişeceğine inanmayı seviyorum. Öyküler, bu inancımı daha da güçlendirdi. Umarım okuyan sizlere de kapılar aralar."

Kitapta Öyküleri Yer Alan Yazarlar:

Asuman Kaplan, Ayşe Nilay Özkan, Ceren Ataş, Derya Oruçoğlu, Elmas Tunç, Gül Parlak, Gülnar Kandeyer, Gülsüm Canbey, Hanım Kavak, Hayriye Akyürek, Hümeyra Yılmaz, İnci Kaya, İsmihan Şen, Leman Bakır, Melek Boz, Mübetcel İlhan, Rüya Karaorman, Seher Kont Erdoğan, Sevil Gündüz, Sitem Şanlı, Sultan Çınar, Sultan Karataş, Suzan Saka, Şahide Çömez, Şenay Aktaş, Şerife Kazan, Türkan Doğan, Zeliha Altuntaş, Zeynep Şahin.

Künye:

Kitap Adı: Pamuk Beyaz Kan Kırmızı / Kadın öyküleri emek serisi 1/ Hazırlayan: Sitem Şanlı / Yayınevi: Tar Yayınevi / Kurumsal Destek: KÖKSAV / Tür: Öykü Seçkisi / Sayfa Sayısı: 188 / Basım Yılı: 2026.

Mart 2026

[email protected]