Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

Adana’da, CHP İl Gençlik Kolları Atanamayan Öğretmenlerle Sorunları Çerçevesinde Toplantı Yaptı

A+ | A-

24 Kasım Öğretmenler Günü Çerçevesinde CHP Adana İl Gençlik Kolları Anlamlı Bir Çalışmaya İmza Attılar.

CHP Adana İl Gençlik Kolları tarafından atanamayan öğretmenlerin sorunlarını kamuoyunun gündemine taşımak, duyarlılık yaratmak ve ortak örgütlülük çerçevesinde mücadeleyi yükseltebilmek amacıyla geniş katılımlı bir toplantı organize edildi.

Atanamayan öğretmenlerle ilgili toplantıya Eğitim İş ve Eğitim Sen başkan ve yöneticilerinin yanı sıra, CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı, CHP Adana İl Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut ve Orhan Sümer ve çok sayıda atanmayan öğretmen katıldı.

Atanamayan öğretmenlerle ilgili yapılan açıklamalarda; “Her yıl birçok öğretmen adayı Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) girerek ve ataması için yetecek puanı alarak bir okula yerleşmeyi amaçlıyorlar. Yerleşemeyen öğretmenler ise, yerleşememe sebeplerinin puanlardan ötürü değil, kadro sayısındaki yetersizlikten olduğunu iddia ediyorlar” denildi.

Toplantıda sırasıyla CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Mete Çelebi, Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman Killik, Eğitim İş 1 No’lu Şube Başkanı Seher Emre, Eğitim Sen Şube Yürütme Kurulu Başkanı Hüseyin Kaya, ADD Şube Başkanı İsa Kayadan, Eğitim İş Adana 2 No’lu Şube Başkanı Emin Erkan Şenol birer konuşma gerçekleştirdi.

Yapılan konuşmalarda şu sorunlara dikkat çekildi;

700 BİN ATANAMAYAN ÖĞRETMEN

Yıllardır her 24 Kasım’da öğretmenlere somut karşılığı olmayan övgüler dizilerken öğretmenlerin temel taleplerinin görmezden gelindiği ifade edildi. Özellikle son yıllarda esnek, güvencesiz ve angarya çalıştırma uygulamalarında artış yaşandığına dikkat çekilen konuşmalarda, “Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik, mülakat ve güvenlik soruşturmaları nedeniyle yaşanan sorunlar, 700 bine yakın işsiz, ataması yapılmayan öğretmenlerin varlığı gibi temel konuların çözümü noktasında, bugüne kadar hiçbir somut adım atılmamıştır” denildi.

Kovid-19 salgını sonrasında özelikle uzaktan eğitim sürecinde mesai kavramının tamamen ortadan kaldırıldığı, esnek çalışma uygulamalarının hiç olmadığı kadar arttığı da belirtildi

Konuşmalarda sıralanan sorunlar kısaca şunlar oldu;

“Öğretmenler, ülkenin dört bir yanında, her türlü olumsuz koşullarla mücadele ederek, görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Çünkü her öğretmen, eğitimin her türlü yapısal sorununa rağmen eşitlikten, barıştan, laiklikten, özgürlükten, insandan ve emekten yana aydınlık nesillerin yetişmesinde katkısının olduğunu bilmektedir.

Ancak siyasi iktidar, mesleğini hakkıyla yerine getirmeye çalışan öğretmenlerin yıllardır yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretmemektedir. Liyakat ilkesinin yerini mülakatın aldığı bir eğitim sisteminde, öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin çıkarları değil, siyasi iktidarın hedef, amaç ve beklentilerinin belirleyici olması, eğitimin niteliğinin giderek bozulmasına neden olmuştur. Açıktır ki eğitim emekçileri rekabet etmek ve yarışmak değil, birlik ve dayanışma içinde, daha nitelikli eğitim için çalışmak istemektedir.

Öğretmenler siyasi iktidarlara değil; halka ve öğrencilerine karşı sorumludur. Bu nedenle öğretmenler, aksi yöndeki tüm politika ve uygulamalara rağmen iktidarın değil, halkın öğretmeni olmalıdır. Eğitim sisteminin daha nitelikli olması için somut adımlar atılarak, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talep edildi.

Öğretmenlerin kendisini güvende hissettiği, mesleki özerkliğinin tanındığı, iş güvencelerinin sağlandığı, emeğinin karşılığı olan refah düzeyine sahip olduğu bir eğitim sistemi, toplumun ve öğrencilerin nitelikli eğitim hakkının yaşam bulmasının temel koşuludur. Yıllardır çeşitli alanlarda yaşanan hak kayıplarına ve olumsuzluklara bakıldığında, geçtiğimiz yıllar içinde kaybettiklerinin ne kadar çok olduğu görülmüştür” denildi.

Kötü ve sağlıksız koşullarda çalışan, hakları gasp edilen, soruşturmalara, baskılara maruz kalan, sözleşmeli, ücretli güvencesiz çalışan, ataması yapılmayan, özel öğretim kurumlarında esnek, güvencesiz, düşük ücretlerde çalıştırılan, pandemi koşullarında gecesini gündüzüne katarak görevini yapmaya çalışan bütün eğitim ve bilim emekçilerinin, eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamayan milyonlarca çocuk ve gencin taleplerinin takipçisi olunacağı konuşmacılar tarafından ifade edildi.