“Afşin–Elbistan’dan Yükselen Çağrı: Kömürden Çıkış Şimdi!”
ÇED kararına karşı ortak itiraz: “Bu proje yaşam hakkını ihlal ediyor”
Kahramanmaraş’ın Afşin-Elbistan bölgesinde bulunan Afşin-Elbistan A Termik Santrali için planlanan yeni üniteler kapsamında verilen ÇED olumlu kararına karşı meslek odaları, çevre örgütleri ve yurttaşlar bir araya geldi. Santral önünde yapılan basın açıklamasında, söz konusu projenin yalnızca bölgeyi değil, Türkiye’nin enerji politikalarını ve uluslararası iklim taahhütlerini de doğrudan ilgilendirdiği vurgulandı.
Açıklamada, “Afşin–Elbistan, Türkiye’nin enerji politikaları açısından kritik bir eşiktir. 200 ülkeye COP31 kapsamında ev sahipliği yapacak Türkiye için bu proje önemli bir sınavdır. Türkiye yeni kömürlü santral yapmamalıdır. Afşin–Elbistan projesi derhal durdurulmalıdır” denildi.
“Kömürün gölgesinde yaşayanlar konuştu”
Basın açıklamasını, Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu üyesi Mehmet Dalkanat okudu. Dalkanat, Muğla, Bursa, Bartın ve Kahramanmaraş’tan gelen katılımcılarla birlikte kömür politikalarına karşı ortak bir ses yükselttiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, kömürün gölgesinde yaşayanlar; nefes almakta zorlananlar, toprağını ve geçimini kaybedenler olarak bir kez daha haykırıyoruz: Kömürsüz bir gelecek mümkündür ve acildir.”
Dalkanat, yıllardır enerji politikalarının bedelini bölge halkının ödediğini vurgulayarak, yaşam alanlarının şirket çıkarları uğruna yok edildiğini, buna karşı çıkanların ise baskı, yasak ve kamulaştırma politikalarıyla karşılaştığını dile getirdi.
“Yeni üniteler somut ve acil bir tehdit”
Açıklamada, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne iki yeni ünite yapılmasını öngören proje için verilen ÇED olumlu kararının bilimsel gerçekleri ve halk sağlığını yok saydığı belirtildi.
Projeye karşı:
- Meslek örgütleri
- Çevre platformları
- İlçe belediyeleri
- Yurttaşlar
tarafından dört ayrı dava açıldığı bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada bu yatırımın, Türkiye’de hâlen devam eden tek yeni kömürlü termik santral projesi olduğuna dikkat çekilerek, bu yönüyle Afşin–Elbistan’ın bir “eşik” anlamı taşıdığı ifade edildi.
Küresel çağrı: “Bu sadece yerel bir mücadele değil”
Basın metninde, Afşin–Elbistan’dan yükselen sesin yalnızca yerel bir itiraz olmadığı, küresel iklim mücadelesinin parçası olduğu vurgulandı. Kolombiya’da düzenlenen uluslararası buluşmalara ve fosil yakıtlardan çıkış çağrılarına atıf yapılarak Türkiye’den dayanışma mesajı gönderildi.
Aynı zamanda:
- Çernobil Felaketi’nin 40. yılı anıldı
- Nükleer enerjinin de kömür gibi çözüm olmadığı ifade edildi
- Türkiye’deki çevre mücadelelerine ve direnişlere selam gönderildi
Muğla Milas’taki kamulaştırmalar ve İkizköy direnişi de açıklamada özel olarak anıldı.
“Kömür bir enerji kaynağı değil, hak ihlalidir”
Metinde kömürün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekildi. Kömür politikalarının:
- Temiz hava hakkını
- Sağlıklı çevrede yaşama hakkını
- Yaşam hakkını
ihlal ettiği belirtilerek, madencilik faaliyetlerinin iş cinayetlerine, hastalıklara ve erken ölümlere yol açtığı ifade edildi.
Ayrıca kömürün:
- Yerel ekonomileri zayıflattığı
- Toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiği
vurgulandı.
“Artık yeter”: Talepler sıralandı
Açıklamanın sonunda “Kömürden Adil ve Acil Çıkış” çağrısı yinelenerek şu talepler dile getirildi:
- Afşin–Elbistan başta olmak üzere yeni kömürlü santral projeleri iptal edilsin
- Mevcut termik santraller kademeli olarak kapatılsın
- Emekçiler için adil geçiş programları hayata geçirilsin
- Kömür arama ve genişletme faaliyetleri durdurulsun
- Bölgedeki ekolojik ve sağlık zararları giderilsin
- Bilim ve kamu yararı temelinde yeni enerji politikaları oluşturulsun
“Bu bir itiraz değil, hak talebidir”
Açıklama, güçlü bir vurgu ile son buldu:
“Kömürün vadesi doldu. Bugün Afşin–Elbistan’dan yükselen bu ses bir itiraz değil, bir hak talebidir.
Yaşam hakkı için buradayız.
Sağlık hakkı için buradayız.
Adalet için buradayız.
Kömürden adil ve acil çıkış!”
Afşin–Elbistan’da yükselen bu çağrı, Türkiye’nin enerji tercihleri ile iklim krizi karşısındaki yönelimine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.