Çevre

"Bu Dere Öldürüyor" Çığlığı: Adana'da Dört Mahalle Halkı Çevre Felaketine Karşı Ayakta

DEM Parti ve Adana Ekoloji Platformu, dere kapatılıp kalıcı çözüm üretilene kadar mücadelenin süreceğini açıkladı.

Abone Ol

Koza, Yeşilbağlar, Bahçelievler ve Güzel Cumhuriyet mahallelerinin sakinleri, yıllardır çözülmeyen pis dere sorunu için sokağa çıktı. DEM Parti ve Adana Ekoloji Platformu, dere kapatılıp kalıcı çözüm üretilene kadar mücadelenin süreceğini açıkladı.

ADANA – Yüreğir ilçesinde Koza, Yeşilbağlar, Bahçelievler ve Güzel Cumhuriyet mahallelerinde yaşayan yurttaşlar, mahallelerin içinden geçen ve uzun yıllardır çevre ile halk sağlığını tehdit ettiği belirtilen pis dereye karşı protesto düzenledi. DEM Parti Adana İl Örgütü ile Adana Ekoloji Platformu'nun destek verdiği eylemde, "Bu Dere Öldürüyor", "Temiz Çevre Sağlıklı Yaşam" ve "Bu Çevre Felaketine Sessiz Kalmıyoruz" sloganları yükseldi.

Eski Belediye Şantiyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına mahalle sakinlerinin yanı sıra DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Yakup Ataş ile Adana Ekoloji Platformu adına Yaşar Gökoğlu da katıldı. Açıklamalarda, yıllardır çözülemeyen altyapı sorunlarının halk sağlığını tehdit ettiği, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte salgın hastalık riskinin büyüdüğü vurgulandı.

Mahalle halkı: "Pis koku, sinek ve hastalıkla yaşamaya mahkûm edildik"

Eylemde konuşan mahalle sakinleri, dereye kanalizasyon sularının karıştığını, çevrenin ağır koku altında kaldığını ve özellikle çocuklar ile yaşlıların ciddi sağlık riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Mahalle halkı, yıllardır belediyelere ve ilgili kurumlara defalarca başvuru yapmalarına rağmen somut bir çözüm üretilmediğini belirterek, derenin kapatılması ve altyapı sorununun kalıcı biçimde çözülmesini talep etti.

Sulama kanallarının kirlenmesi nedeniyle tarımsal üretimin de olumsuz etkilendiğini ifade eden yurttaşlar, yaşadıkları bölgenin adeta kaderine terk edildiğini söyledi.

Yakup Ataş: "Sağlıklı çevrede yaşamak en temel insan hakkıdır"

DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Yakup Ataş, konuşmasında sağlıklı bir çevrede yaşamanın anayasal ve evrensel bir hak olduğuna dikkat çekti.

Ataş, devletin yurttaşların güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Yıllardır bu dere halk sağlığını tehdit ediyor. Pis koku yayıyor, hastalık saçıyor. Burada yaşayan insanlar defalarca başvuruda bulundu ancak bu sorun görmezden gelindi. Hiç kimse böylesi bir çevrede yaşamaya mahkûm edilemez."

Etkinlik nedeniyle güvenlik birimlerinin organizasyonu yapanları sorduğunu da aktaran Ataş, "Bu eylemin muhatabı burada yaşayan bütün insanlardır. Bundan daha büyük bir muhatap yoktur." ifadelerini kullandı.

"Tüm kurumlar sorumluluklarını yerine getirmeli"

Yakup Ataş, yaşanan çevre sorununun tek bir kurumun değil birçok kamu kurumunun sorumluluğunda olduğunu belirterek şu çağrıyı yaptı:

  • Devlet Su İşleri (DSİ)
  • Sağlık Bakanlığı
  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
  • Adana Büyükşehir Belediyesi
  • Yüreğir Belediyesi

Ataş, "Bu ortamın oluşmasında hepinizin sorumluluğu var. Bu sorun çözülene kadar mahalle halkıyla omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz." dedi.

Ekoloji Platformu: "Basit mühendislik hatasının bedelini halk ödüyor"

Adana Ekoloji Platformu adına konuşan Yaşar Gökoğlu ise yaşanan sorunun yalnızca çevre kirliliği olmadığını, aynı zamanda ciddi bir altyapı ve planlama problemi olduğunu söyledi.

Gökoğlu, bölgenin imara açıldığını ancak gerekli kanalizasyon altyapısının tamamlanmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Vatandaşlara burada ev yapmaları söylendi ama kanalizasyon sistemi tamamlanmadı. Bazı evlerin atıkları doğrudan bu dereye akıyor. Yapılan kanalizasyon sistemi de arıtmaya ulaşmıyor. Basit bir mühendislik hatasının kurbanıyız."

"Anayasa yaşam hakkını güvence altına alıyor"

Gökoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesini hatırlatarak yaşam hakkının yalnızca fiziksel değil sağlıklı çevrede yaşama hakkını da içerdiğini ifade etti.

"Burası bugün bir pislik yuvasına dönüşmüş durumda" diyen Gökoğlu, yaz aylarında sıcaklığın 50 dereceyi aştığını, yüksek sıcaklık ve nemin salgın hastalık riskini artırdığına dikkat çekti.

"Bir salgın hastalık çıkmasını mı bekliyoruz?" diye soran Gökoğlu, yetkililerin yıllardır soruna müdahale etmediğini söyledi.

"500 metre yapıldı, gerisi kaderine bırakıldı"

Gökoğlu, dereyle ilgili geçmişte sınırlı bir çalışma yapıldığını ancak projenin tamamlanmadığını belirtti.

Yaklaşık 500 metrelik bölümün 2016 yılında kapatıldığını ifade eden Gökoğlu, geri kalan kısmın ise yıllardır aynı şekilde bırakıldığını söyledi.

"Ne DSİ el atıyor ne de yerel yönetimler. Herkes birbirine bakıyor. Olan ise burada yaşayan insanların sağlığına oluyor." dedi.

"Bu derede ölmek istemiyoruz"

Konuşmasında sert ifadeler kullanan Gökoğlu, devletin bir yandan "Sıfır Atık" kampanyaları yürüttüğünü hatırlatarak mahallede yaşanan tabloyla bunun çeliştiğini savundu.

"Bize temiz çevre anlatılıyor ama burada insanlar lağım deresinin yanında yaşamaya zorlanıyor. Biz bu derede ölmek istemiyoruz." ifadelerini kullandı.

DEM Parti ve Ekoloji Platformu: "Mücadele sürecek"

Basın açıklamasının sonunda DEM Parti Adana İl Örgütü ile Adana Ekoloji Platformu ortak mesaj verdi.

Açıklamada, doğanın ve yaşam alanlarının tahrip edilmesine karşı mahalle halkıyla birlikte mücadele etmeye devam edecekleri belirtilirken, çevre felaketine karşı tüm kamu kurumları acilen harekete geçmeye çağrıldı.

Mahalle sakinleri ise taleplerinin net olduğunu vurguladı:

"Dere kapatılsın, kanalizasyon sorunu çözülsün, çocuklarımız temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşasın."