Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında yaptığı konuşmada, iklim krizinin geri döndürülemez sonuçlara ulaşmasını önlemek için fosil yakıtlardan hızla çıkılması ve temiz enerjiye adil bir geçiş sağlanması çağrısında bulundu. Avrupa'yı etkisi altına alan ölümcül sıcak hava dalgasına dikkat çeken Guterres, iklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve küresel istikrar sorunu haline geldiğini söyledi.

Konuşmasında ilk kez yapay zekâ sektörünü de doğrudan hedef alan Guterres, büyük teknoloji şirketlerinden veri merkezlerinin karbon salımı, su tüketimi ve arazi kullanımına ilişkin tüm çevresel etkilerini kamuoyuna açıklamalarını istedi.

"Enerji ve iklim krizinin ortak nedeni fosil yakıtlar"

Ortadoğu'da yaşanan gerilimler, Hürmüz Boğazı'ndaki enerji taşımacılığına yönelik riskler ile İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmaların enerji güvenliği üzerindeki etkilerine değinen Guterres, yaşanan gelişmelerin fosil yakıtlara bağımlılığın yarattığı kırılganlığı bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

"Bu krizler birbirinden bağımsız görünse de aynı yıkıcı nedenden kaynaklanıyor: fosil yakıtlar. Çözüm ise temiz enerjiye hızlı ve adil bir geçiş ile iklim adaletini güçlendirmektir." diyen Guterres, geçmişte kurşunlu benzinin kaldırılması ve ozon tabakasını incelten kimyasalların yasaklanması gibi küresel başarıların bugün de mümkün olduğunu vurguladı.

Yapay zekâ şirketlerine çevresel şeffaflık çağrısı

BM Genel Sekreteri, hızla büyüyen yapay zekâ sektörünün enerji ve su tüketimine dikkat çekerek, büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezlerinin çevresel etkilerini eksiksiz açıklaması gerektiğini söyledi.

Başkan Çebi: Çevreyi korumak, gelecek nesillere karşı bir sorumluluğumuzdur
Başkan Çebi: Çevreyi korumak, gelecek nesillere karşı bir sorumluluğumuzdur
İçeriği Görüntüle

Guterres, tüm yapay zekâ veri merkezlerinin en geç 2030 yılına kadar tamamen yenilenebilir enerjiyle çalıştırılması gerektiğini belirterek, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde veri merkezlerinin yalnızca su tüketiminin bile Sahra Altı Afrika'da yaşayan 1,3 milyar insanın yıllık temel ihtiyaçlarına eşdeğer seviyeye ulaşabileceği uyarısında bulundu.

BM'nin temiz enerjiye geçiş için yedi maddelik yol haritası

Guterres, enerji bağımsızlığı ve iklim krizine karşı mücadele için yedi temel adım önerdi:

  • Emisyonların hızla azaltılması: Küresel sera gazı emisyonlarının derhal zirve yapması ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılması.
  • Temiz enerji yatırımlarının artırılması: Yenilenebilir enerji projelerinin desteklenmesi, yeni fosil yakıt projelerine verilen kamu sübvansiyonlarının sona erdirilmesi ve fosil yakıt şirketlerinin olağanüstü kârlarının vergilendirilmesi.
  • Yapay zekâda çevresel sorumluluk: Veri merkezlerinin karbon, su ve arazi ayak izlerinin açıklanması ve 2030'a kadar yenilenebilir enerjiye geçilmesi.
  • Adil dönüşüm: Temiz enerji geçişinin istihdam yaratması, yerel toplulukları güçlendirmesi ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına katkı sağlaması.
  • İklim direncinin güçlendirilmesi: Erken uyarı sistemleri, uyum yatırımları ve afetlere hazırlık çalışmalarının artırılması.
  • Adil iklim finansmanı: Gelişmekte olan ülkelerin temiz enerji ve iklim uyum projelerine daha düşük maliyetli finansmana erişiminin sağlanması.
  • Bilim ve doğru bilginin korunması: İklim konusunda yanlış bilgilendirmeyle mücadele edilmesi, bilim insanları, çevre gazetecileri ve insan hakları savunucularının desteklenmesi.

"1,5 derece hedefi hâlâ korunmalı"

Guterres, Paris İklim Anlaşması'nın üzerinden on yılı aşkın süre geçtiğini hatırlatarak, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin hâlâ yaşamsal önem taşıdığını söyledi.

"Her derece fark yaratıyor." diyen BM Genel Sekreteri; mercan resiflerinin yok olması, kutup buzullarının erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesi ve küçük ada devletlerinin varlığını tehdit eden gelişmelerin iklim krizinin geri döndürülemez sonuçları arasında yer aldığını ifade etti.

"Enerji şoklarının anası"

Ortadoğu'daki çatışmaların küresel enerji piyasaları üzerindeki etkisine değinen Guterres, mevcut durumun 1970'li yıllardaki petrol krizini ve Rusya-Ukrayna savaşının ardından yaşanan enerji krizini hatırlattığını belirterek, yaşanan süreci "tüm enerji şoklarının anası" olarak nitelendirdi.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten çok daha ağır etkilendiğini söyleyen Guterres, bunun yalnızca enerji değil aynı zamanda borç, gıda ve kalkınma krizi anlamına geldiğini ifade etti.

Yenilenebilir enerji artık daha ekonomik

Temiz enerjinin artık yalnızca çevresel değil ekonomik açıdan da en güçlü seçenek olduğunu belirten Guterres, 2010 yılından bu yana:

  • Güneş enerjisinin maliyetinin yaklaşık yüzde 90,
  • Kara tipi rüzgâr enerjisinin yüzde 70'in üzerinde,
  • Batarya depolama maliyetlerinin ise yüzde 95 oranında düştüğünü söyledi.

Bugün temiz enerji yatırımlarının fosil yakıt yatırımlarının yaklaşık iki katına ulaştığını belirten Guterres, "Güneş ışığına ambargo uygulanamaz, rüzgâr da kimsenin tekelinde değildir." ifadelerini kullandı.

Kew Bahçeleri'nden iklim uyarısı

Londra'daki Kraliyet Botanik Bahçeleri Kew'de düzenlenen törende Kew Uluslararası Madalyası'nı da alan Guterres, iklim krizinin doğal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

2022 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle Kew Bahçeleri'nde 400'den fazla ağacın kaybedildiğini hatırlatan Guterres, doğanın korunmasının iklim politikalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

"İklim krizi Kew'in asırlık ağaçlarını tehdit ediyorsa, bu tüm insanlık için açık bir uyarıdır." diyen Guterres, ormanların korunması, ekosistemlerin onarılması ve doğa temelli çözümlere daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulundu.

Muhabir: Süleyman Devrim Boğa