Adana Ekoloji Platformu, Pozantı-Ceyhan Otoyolu Projesi'nin ÇED halkın bilgilendirme toplantısının ardından yaptığı açıklamada, projenin Çatalan ve Seyhan barajlarını, tarım arazilerini ve ormanları tehdit ettiğini belirtti. Platform, "Kapitalizmin hız tutkusu doğayı ve kamusal kaynakları yok ediyor" diyerek DSİ ve ASKİ'yi kamuoyuna açıklama yapmaya çağırdı.

Adana Ekoloji Platformu, 29 Temmuz'da Karaisalı'da gerçekleştirilen Pozantı-Ceyhan Otoyolu Projesi ÇED halkın bilgilendirme toplantısına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Platform, yaklaşık 71 milyar lira maliyetle hayata geçirilmesi planlanan otoyolun yalnızca ulaşım projesi olmadığını, yüzlerce hektarlık tarım ve orman alanını tehdit eden, Çatalan ve Seyhan baraj havzalarında geri dönüşü olmayan çevresel riskler yaratabilecek bir yatırım olduğunu savundu. Açıklamada, "15 dakikalık trafik gecikmesini ortadan kaldırmak için doğa ve yaşam alanları feda edilemez" denildi.

ADANA EKOLOJİ PLATFORMU: KAPİTALİZMİN “HIZ” TUTKUSU VE OTOYOLLAR

29 Temmuz 2026 Çarşamba günü, Karaisalı Belediyesi çok amaçlı salonunda, Pozantı-Ceyhan otoyolu projesi (ÇED) çevresel etki değerlendirme raporu halkın bilgilendirme toplantısı yapıldı. Konu bölgeyi ilgilendirdiği için Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinden de katılım vardı. Söz alıp konuşanlar çoğunlukla muhtarlar idi. Karaisalı Belediye Başkanı da katılımcılar arasındaydı. Adana Ekoloji Platformu olarak küçük bir heyet halinde biz de toplantıya katıldık.

Projeyi hazırlayan firma yetkilisi yansıtılan görseller eşliğinde ilk konuşmayı yaptı ve bu otoyol projesinin faydalarını anlattı. Kısaca özetlemek gerekirse; Pozantı-Ceyhan arasında, Seyhan ve Çatalan barajlarının ortasından geçecek olan otoyolun toplam uzunluğu 114 km. olacak. Bunun 92 km. si ana gövde, 21 km. si ise bağlantı yollarından oluşacak. Ana gövde 2x3 şeritli olacak ve inşaat 4 yıl sürecek. İhale bedeli 71 milyar tl. olacak.

Daha sonra platform olarak biz söz alarak söylenmeyenleri söyledik. Proje maliyetinin 71 milyarda kalmayacağını, maliyet artışları ve çeşitli nedenler ileri sürülerek 100-150 milyar tl. yi bulacağını, bunun örneklerinin birçok projede yaşandığını, bu proje için 655 hektar alanın kamulaştırılacağını, bu miktarın yarısının tarım alanı, yarısının da orman alanı olduğunu söyledik. Bu ülkenin tarım alanlarını ve ormanları koruması gerektiğini, bunun önemini anlatmaya çalıştık. Seyhan ve Çatalan barajlarının bu otoyol projesinden kötü etkilenmemesinin mümkün olmadığını, özellikle bölgenin içme suyu ihtiyacını karşılayan Çatalan baraj havzasının bu otoyol projesinin neden olacağı kirlilikten nasıl korunacağının belli olmadığını söyledik. İnşaat çalışmaları sırasında oluşacak her türlü atığın yağmur ve benzeri atmosferik şartlar altında baraj havzasına sızabileceğini, işletme sırasında ise otoyolu kullanan motorlu araçların egzoz gazı, motor yağı, kimyasal lastik tozlarının yine atmosferik şartlar altında baraj suyuna karışabileceğini hatırlattık. Otoyollarda sık sık rastlanan trafik kazaları sonrasında petrol türevi kimyasal maddelerin, patlayıcı maddelerin, ağır metallerin içme suyu rezervi için büyük riskler taşıdığını belirttik. Bilindiği gibi, Çatalan içme suyu tesislerinde kimyasal arıtma yapılamamakta, sadece biyolojik arıtma yapılmaktadır.

Toplantıda daha sonra konuşan Karaisalı Belediye Başkanı projeyi çok olumlu bulduklarını, siyasi iktidarın bölgeyi kalkındırmak için buna benzer yatırım kararı almalarına sevindiklerini ifade etti. Toplantıya katılıp söz alanların çoğunluğu ise proje güzergahının ayrıntılarını sorup, hangi alanların kamulaştırılacağını merak edenler idi.

Şimdi, biraz geriye gidip olayın gelişimine birlikte bakalım. Mersin-Tarsus-Adana-Ceyhan karayolu ulaşım ihtiyacını yıllarca E-5 karayolu karşıladı. 1980’lerin sonunda, E-5 yolu Adana şehir içinde kaldığı ve trafik yoğunluğu arttığı gerekçesi ile, Adana şehrinin dışında ve kuzeyinde yeni bir otoyol projesi yapıldı, 1990’lı yıllar boyunca inşaat çalışmaları sürdü ve 2000 yılında şimdiki TAG otoyolu bütün bağlantıları ile açılmış oldu. Aradan 26 yıl geçti. Bu zaman içinde Adana şehri yapılan otoyola doğru da yayılmaya devam etti. Şimdi de, bu otoyolda trafik sıkışıklığı yaşandığı söylenip, biraz daha kuzeyde yeni bir otoyol yapılmak isteniyor. Sormak gerekmez mi, yapılacak bu yeni otoyolda kaç sene sonra sıkışıklık yaşanacaktır? Şehirlerin yola doğru genişlediği gerçeği göz önüne alındığında, yapılacak bu yeni otoyolun yerleşimi ve yapılaşmayı kendisine doğru çekeceğini tahmin etmek zor mudur? O zaman geldiğinde, daha da kuzeyden yeni bir proje mi yapılacaktır? Korumamız gereken doğal varlıklarımızı tahrip eden bu yol projeleri bir ulaşım tuzağına dönüşmüyor mu?

“Hız” kavramı kapitalizm ile birlikte gelişerek bugünlere geldi. Pozantı-Ceyhan otoyolu projesinin neden gerektiğini kamuoyuna açıklayan bazı yetkililer şu ifadeyi kullandılar: “Mevcut TAG otoyolu Pozantı- Ceyhan arasında trafik tıkanıklığı nedeniyle 15 dakika gecikmeye neden oluyor. Yeni otoyol projesi bu gecikmeyi ortadan kaldıracaktır.” Düşünün; 15 dakikalık gecikmeyi gidermek için 300 hektar tarım alanı ve 300 hektar orman alanı yok edilecek ve milyonlarca insanın yoksulluk içinde yaşadığı ülkenin bütçesinden milyarlarca lira para harcanacak.

PROF. DR. HİLAL, “ÇEVRE SAĞLIĞI OLMADAN İNSAN SAĞLIKLI OLAMAZ”
PROF. DR. HİLAL, “ÇEVRE SAĞLIĞI OLMADAN İNSAN SAĞLIKLI OLAMAZ”
İçeriği Görüntüle

Katıldığımız ve anlattığımız ÇED halkın bilgilendirme toplantısında, toplantıyı yöneten bakanlık temsilcisi bu proje için 30 ilgili kurumdan görüş alındığını açıkladı. Barajları korumak ile görevli DSİ ve ASKİ yetkililerinin, sorulduysa eğer, bu proje ile ilgili nasıl görüş bildirdikleri merak edilmektedir. Seyhan ve özellikle Çatalan barajının söz konusu projeden nasıl etkileneceği ile ilgili bu iki kurumu kamuoyuna açıklama yapmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla. 31 Temmuz 2026

Muhabir: Güven BOĞA