Muğla’da maden sahası için acele kamulaştırma kararı
Muğla’da maden sahası için acele kamulaştırma kararı
İçeriği Görüntüle

İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemde Adana’daki yeşil alanların ve ağaçların korunması çağrısı yükseliyor. Yaşar Kemal Yürüyüş Parkı’nda yaşanan ağaç kesimleri tepki çekerken, tüm kamu kurumları, yerel yöneticiler ve yurttaşlar doğanın korunması için duyarlı olmaya çağrılıyor.

Adana’nın önemli yeşil alanlarından biri olan Yaşar Kemal Yürüyüş Parkuru, yıllardır kentlilerin nefes aldığı, yürüyüş yaptığı ve doğayla buluştuğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak park çevresinde yaşanan ağaç kesimleri, kentin yeşil dokusunun geleceği konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Yaşanan kesimlere ilişkin 2024 yılında TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu ve Adana Ekoloji Platformu tarafından yapılan açıklamalarda, Yaşar Kemal Yürüyüş Parkuru'nda çok sayıda ağacın kesildiği belirtilmiş, uygulamaya tepki gösterilmişti. TMMOB tarafından yapılan açıklamada, spor sahasının genişletilmesi kapsamında ağaçların kesildiği ileri sürülürken, kesim gerekçesinin ise “tehlike” olarak gösterildiği ifade edilmişti.

Whatsapp Image 2026 08 26 At 10.31.38

106 ağacın kesilmesi gündeme gelmişti

TMMOB Adana İKK'nın açıklamasına göre, spor sahalarının çevresindeki 106 servi, okaliptüs ve kızılçam ağacının kesilmesi uygun görülmüştü. Kesimlerin ardından spor sahasının genişletilerek daha büyük bir stadyuma dönüştürülmesinin planlandığı belirtilmişti.

Bu süreçte Adana Büyükşehir Belediyesi ise kesimlerle ilgili kendilerinin sorumlu olmadığını açıklamıştı. Belediye tarafından yapılan açıklamada, söz konusu alanın belediyenin yetki alanında olmadığı ve belediyenin “yıkan, yok eden değil yapan ve yaşatan” bir anlayışla hareket ettiği belirtilmişti.

Dolayısıyla bugün tartışılması gereken yalnızca “ağaçları kim kesti?” sorusu değildir. Asıl mesele, kentlerin giderek daha fazla ısındığı, iklim krizinin sıcak hava dalgaları ve aşırı hava olaylarıyla yaşamı doğrudan etkilediği bir dönemde kamusal yeşil alanların neden korunamadığıdır.

Ağaç yalnızca peyzaj değildir

İklim krizinin etkileri artık yalnızca uzak ülkelerde veya gelecekte yaşanacak sorunlar değildir. Adana gibi yaz sıcaklıklarının yüksek seyrettiği kentlerde asfalt, beton ve yapılaşmanın yoğunlaşması, kent merkezlerinde sıcaklığın daha da yükselmesine neden oluyor.

Bu nedenle ağaçların kent yaşamındaki rolü yalnızca estetik ya da peyzaj düzenlemesi olarak görülemez.

Ağaçlar;

  • kentlerde gölge alanlar oluşturuyor,
  • yüzey sıcaklıklarının düşürülmesine katkı sağlıyor,
  • havadaki kirleticilerin tutulmasına yardımcı oluyor,
  • karbonun tutulmasına katkıda bulunuyor,
  • yağmur suyunun toprağa ulaşmasını kolaylaştırıyor,
  • kentlilerin açık havada nefes alabileceği yaşam alanları oluşturuyor.

Özellikle “kentsel ısı adası” etkisinin azaltılması açısından mevcut ağaçların korunması ve yeni yeşil alanların oluşturulması büyük önem taşıyor.

Bir ağacın kesilmesiyle kaybedilen yalnızca bir gövde değildir. Gölge, serinlik, canlı yaşamı, karbon tutma kapasitesi ve yıllar içinde oluşmuş ekolojik değer de birlikte kaybediliyor.

Türkiye COP31'e başkanlık edecek, kentlerde ağaçlar korunmalı

İklim krizine karşı küresel mücadelenin en önemli toplantılarından biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Türkiye COP31'e ev sahipliği yaparken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da COP31 Başkan-Designate görevini yürütüyor.

COP31 Başkanlığı'nın açıklanan öncelikleri arasında dayanıklı kentler ve altyapıların güçlendirilmesi, iklim değişikliğine uyum ve kırılgan ekosistemlerin dirençliliğinin artırılması da bulunuyor.

Bu nedenle iklim krizine ilişkin uluslararası toplantılarda verilen mesajların kentlerde somut politikalara dönüşmesi gerekiyor.

İklim yıkımından söz edilirken kentlerin betonlaşmasına göz yummak, sıcak hava dalgalarının etkilerini azaltacak yeşil alanları daraltmak ve yetişmiş ağaçları kolayca kesmek, iklim krizine karşı mücadele hedefleriyle çelişen bir tablo ortaya çıkarıyor.

Adana'nın nefes alanları korunmalı

Yaşar Kemal Yürüyüş Parkı'na ilişkin daha önce yapılan açıklamalarda da alanın Adana'nın önemli nefes alma noktalarından biri olduğu vurgulanmıştı. TMMOB, parkın çevresindeki yapılaşmaya ve yeşil alan üzerindeki baskıya dikkat çekerek, parkın ortak bir miras olarak korunması çağrısında bulunmuştu.

Adana'nın artan sıcaklıklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde mevcut ağaçların korunması, yeni ağaçlandırma çalışmalarının yapılması ve kentteki yeşil alanların genişletilmesi artık bir tercih değil, kamusal yaşamın ve kent sağlığının gereği olarak ele alınmalı.

Tüm yetkililere çağrı: Ağaç kesimlerini durdurun

Yaşar Kemal Yürüyüş Parkı'nda ve Adana'nın diğer kamusal alanlarında gerçekleşen veya gerçekleşmesi planlanan ağaç kesimleri konusunda tüm kamu kurumlarının açık, şeffaf ve kamuoyunu tatmin edecek biçimde bilgilendirme yapması gerekiyor.

Başta Adana Valiliği, Adana Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı kurumlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ilgili birimleri, Orman Genel Müdürlüğü ve diğer yetkili kurumlar olmak üzere bütün yöneticiler, kentin yeşil alanlarının korunması konusunda sorumluluk almaya çağrılıyor.

Kamu kurumlarının birbirlerine sorumluluk yüklemek yerine, Adana'nın ortak doğal mirasını korumak için birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Yurttaşlara da çağrı: Adana'nın ağacına sahip çıkın

Ağaçların korunması yalnızca kamu kurumlarının değil, bütün Adanalıların ortak sorumluluğudur.

Yaşar Kemal Yürüyüş Parkı'nın, kentteki diğer parkların, korulukların ve kamusal yeşil alanların korunması için yurttaşların da duyarlı olması, ağaç kesimlerini gördüklerinde yetkili kurumlara bildirmesi ve kamusal alanların geleceğine ilişkin kararların takipçisi olması önem taşıyor.

Adana'nın ağaçlarını korumak, Adana'nın geleceğini korumaktır.

Bugün kesilen bir ağacın yerine yarın dikilecek fidanın aynı gölgeyi oluşturması, aynı ekolojik değeri taşıması ve aynı katkıyı sağlaması mümkün değildir. Bu nedenle ihtiyaç olan şey, ağaçları kesmek değil; daha fazla ağaç dikmek, mevcut ağaçları yaşatmak ve kentteki yeşil alanları artırmaktır.

Adana'nın nefes alanları betonlaşmaya değil, korunmaya ihtiyaç duyuyor.

Tüm yetkilileri, siyasi parti temsilcilerini, meslek örgütlerini, çevre ve ekoloji örgütlerini ve Adana'nın bütün yurttaşlarını Yaşar Kemal Yürüyüş Parkı'ndaki ağaçlara sahip çıkmaya, kamusal alanlardaki ağaç kesimlerine karşı duyarlı olmaya ve Adana'nın yeşil geleceğini birlikte savunmaya çağırıyoruz.

Çünkü ağaç yalnızca manzara değildir. Ağaç, Adana'nın sıcağında nefes, gölge ve yaşamdır.

Muhabir: Güven BOĞA