CHP MANİSA MİLLETVEKİLİ BEKİR BAŞEVİRGEN: “İKTİDAR AĞIRLAŞAN GIDA VE BESLENME SORUNUNU GİZLİYOR”

 

“ÜRETİCİ ZAMLARI FİYATA YANSITINCA ‘RAMAZAN FIRSATÇISI’ MI OLUYOR?”

İzmir Milletvekili İbrahim Akın - İsrail ile ticaret kısıtlamasına ilişkin çelişen ifadeleri  meclise taşıdı İzmir Milletvekili İbrahim Akın - İsrail ile ticaret kısıtlamasına ilişkin çelişen ifadeleri meclise taşıdı

Tarımda üretici ve girdi fiyat endekslerinde aylık yüzde 7’yi aşan artışların gerçekleştiğini belirten CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen  “Daha önce temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarını, soğan ve patatese kadar uzayan ürün kıtlığını ‘gıda teröristlerinin’ yarattığını öne süren iktidar, şimdi de ürünlerdeki yüksek artışları ‘Ramazan fırsatçılığı’ diye nitelendiriyor. Üretici artan girdi maliyetlerini etin, sütün, domatesin, biberin, elmanın fiyatına yansıtınca Ramazan fırsatçısı mı oluyor? İktidar, üreticiye destek sağlamak yerine, fırsatçılıkla suçlayarak; üreticiyle tüketiciyi karşı karşıya getirerek, ağırlaşan gıda ve beslenme sorununu gizliyor” dedi.

CHP Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ekilecek ürün miktarı ve alım fiyatı konusunda üreticileri hala bilgilendirmediğini söyledi. Tarım girdi maliyetlerindeki artışa da dikkat çeken Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

“HASAT DÖNEMİ YAKLAŞIRKEN EKİLECEK ÜRÜN MİKTARI VE ALIM FİYATINDA HALA SOMUT BİR GELİŞME YOK”

Tarımda başlayacağı ilan edilen planlı üretime karşılık üreticilere hangi ürünün nerede, ne kadar ekileceği, hangi fiyattan alınacağının belirsizliğini koruduğunu söyleyen Başevirgen, “Yıllar sonra başlatılan tarım sayımı 2026 yılında tamamlanacak. Ürün ekim sezonu yanında, başta buğday ve diğer hububat ürünleri olmak üzere pek çok üründe hasat dönemi yaklaşırken, tarımsal planlama, tarım sayımı, ekilecek ürün miktarı ve alım fiyatı konusunda hala somut bir gelişme yok. Mevcut enflasyon ve girdi maliyetlerinin neredeyse haftalık olarak zamlandığı bir ortamda, üç yıllık taban fiyat ilanıyla her şeye rağmen üretmeye devam eden çiftçi, çok daha ağır biçimde mağdur edilecek” dedi.

“TARIMDA YENİ BİR KAOS BİZİ BEKLİYOR”

Ürün planlaması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üreticileri bilgilendirmediğine dikkat çeken Başevirgen, “Üreticinin ürün planlaması dışında üretim yapmasına izin verilmeyeceğini ilan eden Tarım ve Orman Bakanlığı ürün planlaması konusunda ne Türkiye Ziraat Odaları Birliği’ne (TZOB) ne üretici birlikleri ve kooperatiflere de bir bildirimde bulunmadı. Bir yandan 3-4 ay sonra yeni sezon için planlı üretim sürecinin başlatılacağı ilan ediliyor diğer yandan tarım sayımı 2,5 yıl sonra sonuçlanacak. Bu şartlar altında planlı tarım ve üretim nasıl gerçekleştirilecek? İktidarın tarım ve hayvancılıkta ‘planlı dönem’ söyleminin aksine tarımda yeni bir kaos bizi bekliyor” diye konuştu.

“TÜİK VERİLERİ ÜRETİCİNİN CİDDİ BİR DARBOĞAZA GİRDİĞİNİ GÖSTERİYOR”

Tarımda üretici ve girdi fiyat endekslerinde aylık yüzde 7’yi aşan artışların gerçekleştiğini hatırlatan Başevirgen, “Önümüzdeki aylarda tüm gıda maddelerinde yeni bir fiyat ve enflasyon artışı bizi bekliyor. İktidar fiyat artışlarına ‘Ramazan fırsatçılığı’ diye dursun, TÜİK verileri üreticinin ciddi bir darboğaza girdiğini gösteriyor. TÜİK’in 2024 Şubat ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) ile 2024 Ocak ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verileri, her türlü gıda ürününde yeni bir zam ve enflasyon dalgasının geleceği yönünde. Her iki endekste de aylık enflasyon artışı yüzde 7’nin üzerine çıkmış durumda” ifadelerini kullandı.

“TARLADAN YÜZDE 7’Yİ ARTAN FİYAT ARTIŞIYLA ÇIKAN ÜRÜNLERİN RAFA YANSIMASI DAHA YÜKSEK OLACAK”

Başevirgen, tarladan yüzde 7’yi artan fiyat artışıyla çıkan ürünlerin raflara yansımasının daha yüksek oranda olacağını belirtti. Başevirgen, “Tarım-ÜFE şubatta aylık yüzde 7,18, yıllık yüzde 58,29 artış gösterdi. Tarım-GFE’de ocakta aylık yüzde 7,51, yıllık yüzde 45,11 artış yaşandı. Önümüzdeki aylarda gerek tüketici enflasyonu (TÜFE) gerekse gıda fiyatlarındaki artışın sinyallerini veren Tarım-ÜFE her ayın 1’i ile 30’u arasında üreticilerin pazarlama kanallarına sattığı çıplak ürün fiyatlarının ilk çıkış tutarını yansıtıyor. Tarım-ÜFE verileri, ürünün pazar ve marketlere varana kadar üzerine eklenen KDV, nakliye, taşıma, hal vergileri, kent içi dağıtım, pazarcı ya da market kâr marjı da eklendiğinde bu ürünlerin raf fiyatı en az yüzde 10-15 daha yüksek olacaktır” açıklamasını yaptı.

“ÜRETİCİ ZAMLARI FİYATA YANSITINCA ‘RAMAZAN FIRSATÇISI’ MI OLUYOR?”

İktidarın üreticileri ‘ramazan fırsatçısı’ olarak nitelemesini eleştiren Başevirgen, “Tohum-dikim materyallerinde yüzde 49,5 olan yıllık artış, malzemelerde yüzde 76, diğer mal ve hizmetlerde yüzde 85, veteriner hizmetlerinde yüzde 167,95’i buldu. Yüzde 7,51 olan aylık artışa karşılık makine bakım masraflarındaki aylık artış ise yüzde 14,70, veteriner hizmetlerinde yüzde 29,35 oldu. Üretimde kullandığı malzeme masrafı bir ayda yüzde 15 artan, tohum fiyatı bir yılda yüzde 50 zamlanan üreticinin, veteriner ücreti de ayda yüzde 30, yılda yüzde 168 arttı. Üretici; bunu etin, sütün, domatesin, biberin, elmanın fiyatına yansıtınca Ramazan fırsatçısı mı oluyor?” diye sordu.

“İKTİDAR AĞIRLAŞAN GIDA VE BESLENME SORUNUNU GİZLİYOR”

İktidarın tüketiciyle üreticiyi karşı karşıya getirdiğini de sözlerine ekleyen Başevirgen, “Daha önce temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarını, soğan ve patatese kadar uzayan ürün kıtlığını ‘gıda teröristlerinin’ yarattığını öne süren iktidar, şimdi de ürünlerdeki yüksek artışları ‘Ramazan fırsatçılığı’ diye nitelendiriyor. İktidar, üreticiye destek sağlamak yerine fırsatçılıkla suçlayarak; üreticiyle, tüketiciyi karşı karşıya getirip, ağırlaşan gıda ve beslenme sorununu gizliyor” dedi.

Editör: Haber Merkezi