Hakkari Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sıddık Akış'ın gözaltına alınmasını ve yerine kayyım atanmasını protesto etmek için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, birçok DEM Parti milletvekili ile birlikte Meclis Basın Kapısı önünde bir basın açıklaması düzenledi.

CHP’li Bakırlıoğlu,  “Millette para yok!” CHP’li Bakırlıoğlu,  “Millette para yok!”

Koçyiğit: Bu darbenin Hakkari ile sınırlı kalmayacağını, bütün ülkeye yayılacağını çok iyi biliyoruz

 Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sezai Temelli ve milletvekillerimiz Hakkari’deki irade gaspına karşı TBMM Basın Kapısı önünde açıklama yaptı. Koçyiğit, şunları söyledi:

Görüyoruz ki seçmenin verdiği hiçbir mesajı almamışlar

Bir hukuksuzlukla haftaya başladık. Belediye Eş Başkanımız Mehmet Sıddık Akış Van’da gözaltına alındı ve arkasından aynı gün içinde tam bir kumpasla görevden uzaklaştırıldı ve yerine de kayyım atandı. Dün görülen duruşmada Mehmet Sıddık Akış’a 19 yıl 6 ay gibi haksız hukuksuz, hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir ceza verildi. Biz kayyım rejimine karşı çok söz kurduk. Fakat 31 Mart seçimlerinden sonra iktidarın bizzat kendisi yeni bir dönem vurgusu yaptı ve seçmenin verdiği mesajları aldığını söyledi. Ama görüyoruz ki seçmenin verdiği hiçbir mesajı almamışlar. Aksine yine ve yeniden topluma karşı, halka karşı, sandık iradesine karşı, demokrasiye karşı saldırı başlattılar.

Bu darbenin Hakkari ile sınırlı kalmayacağını, bütün ülkeye yayılacağını çok iyi biliyoruz

Bu saldırı girişimini Hakkari’den başlatmaları bizim açımızdan manidar. Çünkü bu rejimin ayakta kalmasının yegane yolu Kürtlere saldırmak, Kürt halkının demokratik iradesini yok etmek ve demokratik siyaseti tasfiye etmek. Sandığı anlamsızlaştırmak ve oraya çıkan iradeyi gasp etmek üzerine kurulmuş durumda. Fakat Hakkari’de yapılan hukuksuzluğun, Hakkari’de halk iradesine yapılan darbenin Hakkari ile sınırlı kalmayacağını, bu darbenin adım adım bütün ülkeye yayılacağını çok iyi biliyoruz. Geçmiş deneyimlerimiz bunu zaten haklı çıkarıyor. O yüzden bu hukuksuzluğa karşı özellikle de Türkiye’nin dört bir yanında herkesin karşı durması gerektiğini, söz söylemesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum. Birlikte demokrasiyi savunursak birlikte kazanabiliriz. İçişleri Bakanlığının açıklamasında isnat ettiği suçlamaların hiçbirinin dava dosyasında olmadığını hepiniz iyi biliyorsunuz, bütün kamuoyu biliyor. 

Hakkari’yi asker ve polis postallarıyla kuşattılar

Garnizon kurdular ama Hakkari halkının iradesini çalamadılar. Şimdi garnizonla alamadıklarını, garnizonla gasp etmeye çalışıyorlar. Bütün şehre askerler, akrepler doldurulmuş. Şehre askerleri indirdiler. Valiliğin önünü asker ve özel harekat polisleriyle doldurdular. Neden? Hakkari halkı kendisine ait olanı, belediyesini, iradesini savunmasın diye Hakkari’yi asker ve polis postallarıyla kuşattılar. 70 yaşındaki annelerimizden 7 yaşındaki çocuklarımıza kadar herkesi ayrım gözetmeden copluyorlar, gözaltına alıyorlar. Biz bu faşizmi, bu şiddeti kabul etmiyoruz. Biz de burada, Meclis zemininde halkın iradesini savunmak için demokratik bir eylem ortaya koyduk. Bizim demokratik meşru eylemimiz de AKP’nin saldırısıyla karşılaştı. Düşünün ki TBMM’de 15 milletvekilini 150 AKP’li vekil linç etmek istedi. Dövizlerimizi yırtacak kadar demokrasiden ve insanlıktan uzak bir anlayıştılar. Buradan hem Türkiye kamuoyuna hem de bu hukuksuzluğu yapanlara seslenmek istiyoruz. İçişleri Bakanlığı derhal bu kolluk şiddetini sonlandırmalıdır. Eş Genel Başkanlarımıza, milletvekillerimize, heyetimize ama daha da önemlisi halkımıza yönelik bu şiddeti İçişleri Bakanlığı derhal durdurmalıdır. 

Kürtlere ayrı hukuk, Türkiye'nin batısına ayrı hukuk

İkili bir hukuk Türkiye’de kurulmaya çalışıyor. Kürt’e ayrı hukuk, Türkiye'nin batısında başka bir hukuk. Kepez’in görevden alınan belediye başkanının yerine yeni başkanı belediye meclisi seçti. Peki, Hakkari'de neden bunu yapmıyorsunuz? Hakkari’de madem bir hukuksuz süreç var ve madem kumpas olmasına rağmen siz bir hukuksal süreç yürütüldüğünü iddia ediyorsunuz, o zaman hukuksal süreç sonuçlanıncaya kadar Hakkari Belediye Meclisinin kendi içinde birini seçmesine neden izin vermiyorsunuz? Biz bu soruyu bir kez daha İçişleri Bakanı ve AKP iktidarına soruyoruz. Erdoğan dün, “Kanunun değil hukukun gereği yapıldı” dedi. Hangi hukuk? Seçme seçilme iradesini yok saydığınız hukuk mu? Kumpas davalarıyla belediye eş başkanlarımızı görevden aldığınız hukuk mu? Hakkari halkının 3’üncü kez iradesini çaldığınız hukuk mu? Hangi hukuktan bahsediyorsunuz? Biz AKP iktidarını hukuka ve demokratik teamüllere uymaya davet ediyoruz. 31 Mart’ta halkın verdiği mesajı anlamaya ve ona uygun davranmaya davet ediyoruz. Bir an önce bu hukuksuzluğa son verin, bir an önce kolluk güçlerinizi Hakkari sokaklarından çekin, halka saldırmalarını engelleyin. Bu şiddeti kınıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bu hukuksuzluğa karşı söz söyleyen, sokağa çıkan, demokratik protesto hakkını kullanan, Hakkari ile dayanışan, Hakkari halkının yanında olan herkese buradan binlerce defa selam ve sevgilerimizi iletiyoruz. Van’da birlikte durduk ve birlikte halkın iradesi tecelli etti, halk kazandı. Bir kez daha yan yana durarak kazanacağımıza inanıyoruz. Şimdi İçişleri Bakanlığına yürüyeceğiz. Bakanlıkla bir görüşme talebimiz var. Gerçekleşirse o görüşmeyi gerçekleştireceğiz ve daha sonrasında bir açıklama yapacağız. 

Editör: Haber Merkezi