DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 15 Temmuz darbe girişimi ve Roboski'de 34 kişinin yaşamını yitirdiği hava operasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gergerlioğlu, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler hakkında çeşitli iddiaları ve soru işaretlerini gündeme getirerek, bazı konuların kamuoyu önünde açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümü öncesinde, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın darbe gecesine ilişkin kamuoyunda tartışılan sorulara daha ayrıntılı yanıt vermesi gerektiğini söyledi.
Gergerlioğlu, TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu ile darbe davalarında Hulusi Akar'ın dinlenmediğini belirterek, mahkeme dosyalarında yer alan bazı ifade ve iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini öne sürdü.
Gergerlioğlu'nun açıklamalarında yer alan değerlendirmeler ve iddialar kesinleşmiş yargı kararı niteliği taşımamaktadır. Haberin yayımlandığı sırada Hulusi Akar, Yaşar Güler ve açıklamada adı geçen diğer kişilerin bu iddialara ilişkin güncel bir açıklaması kamuoyuna yansımamıştır.
"Akar neden komisyonda dinlenmedi?"
Gergerlioğlu, Hulusi Akar'a daha önce de çok sayıda soru yönelttiğini ancak yanıt alamadığını belirterek, darbe davalarında bazı sanıkların Akar'ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini, buna rağmen TBMM Araştırma Komisyonu'na da katılmadığını söyledi.
Mahkeme dosyalarında bazı eski askerlerin ifadelerinde Akar'ın darbe girişiminin ilk saatlerindeki tutumuna ilişkin çeşitli iddiaların yer aldığını belirten Gergerlioğlu, bunların ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini savundu.
MİT'e yapılan ihbarı gündeme getirdi
Gergerlioğlu, 15 Temmuz günü MİT'e ihbarda bulunduğu bilinen ve kamuoyunda "O.K." olarak tanınan subayın ifadesinin TBMM Araştırma Komisyonu tarafından alınmamasını eleştirdi.
Söz konusu ihbarda dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yönelik bir eylem hazırlığından söz edildiğini hatırlatan Gergerlioğlu, ihbar sonrasında alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Hakan Fidan-Hulusi Akar görüşmelerini sordu
Gergerlioğlu, Hakan Fidan ile Hulusi Akar arasında darbe girişiminden önce ve 15 Temmuz günü gerçekleştirildiği belirtilen görüşmelerin içeriğinin kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklanmadığını ileri sürdü.
Ayrıca hava sahasının kapatıldığı belirtilmesine rağmen bazı askeri uçuşların nasıl gerçekleştiğinin ve Semih Terzi'nin Diyarbakır'dan Ankara'ya geliş sürecinin de araştırılması gerektiğini söyledi.
Akıncı Üssü sürecine ilişkin iddialar
Gergerlioğlu, Hulusi Akar'ın Genelkurmay Karargâhı'ndan Akıncı Üssü'ne götürülmesi sırasında yaşananlara ilişkin resmi anlatımla bazı sanık ve tanık ifadeleri arasında farklılıklar bulunduğunu öne sürdü.
Akıncı Üssü'nde gerçekleştiği belirtilen görüşmelerin içeriği ile Akar'ın gece boyunca kimlerle iletişim kurduğuna ilişkin kayıtların da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundu.
Mehmet Dişli ve Akın Öztürk'e ilişkin değerlendirmeler
Gergerlioğlu, eski Tümgeneral Mehmet Dişli'nin dava dosyalarındaki ifadelerine atıfta bulunarak, bu beyanların Hulusi Akar'ın tanık olarak dinlenmesi ihtiyacını güçlendirdiğini ileri sürdü.
Ayrıca, Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde 21 Temmuz 2016 tarihinde yayımlandığı belirtilen ve Akın Öztürk'ün Akıncı Üssü'ne çağrılmasına ilişkin açıklamanın daha sonra kaldırıldığını öne sürerek, bunun gerekçesinin açıklanmasını istedi.
Özel Kuvvetler personelinin savunmalarına dikkat çekti
Gergerlioğlu, darbe gecesi Genelkurmay Karargâhı'na giden bazı Özel Kuvvetler personelinin mahkemelerde verdiği ifadeleri hatırlatarak, emir-komuta zinciri konusunda çelişkili anlatımlar bulunduğunu iddia etti.
Ömer Halisdemir tarafından vurulan Semih Terzi'nin örgütsel bağlantılarına ilişkin farklı iddiaların da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Roboski operasyonuna ilişkin iddialar
Gergerlioğlu, 28 Aralık 2011'de Şırnak'ın Uludere ilçesi yakınlarında düzenlenen ve 34 kişinin yaşamını yitirdiği hava harekâtına ilişkin de Hulusi Akar ve Yaşar Güler hakkında çeşitli iddiaları gündeme getirdi.
Emekli Kurmay Albay Savaş Kabaklı ile görüştüğünü belirten Gergerlioğlu, operasyon karar süreci ve sorumluluk zincirinin yeniden araştırılması gerektiğini söyledi.
Gergerlioğlu ayrıca Kabaklı'nın kendisine Hulusi Akar'ın isminin askeri soruşturma dosyasından çıkarıldığı yönünde bir iddiada bulunduğunu aktardı.
Bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış veya yargı kararıyla kesinleşmiş değildir.
TBMM Araştırma Komisyonu raporunu eleştirdi
Gergerlioğlu, TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı raporun Genel Kurul gündemine alınmamasını da eleştirdi.
Komisyonun 141 kişiyi dinlediğini belirten Gergerlioğlu, raporun görüşülmemesi nedeniyle önemli bilgi ve belgelerin kamuoyuna sunulamadığını savundu.
Hakan Fidan ile Hulusi Akar'ın komisyon tarafından dinlenmemesini de raporun önemli eksikliklerinden biri olarak değerlendirdi.
"Haksız yargılamalar yeniden incelenmeli"
15 Temmuz davalarında yargılanan askeri öğrenciler, kursiyer teğmenler, erler ve astsubaylar arasında olayların niteliğini bilmeden emirle hareket etmiş kişilerin bulunabileceğini öne süren Gergerlioğlu, bu dosyaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Darbe girişiminin yaşandığını kabul ettiğini belirten Gergerlioğlu, bazı sanıkların olaylara bilgileri dışında dahil edildiği yönündeki iddiaların yeniden incelenmesini istedi.
Hulusi Akar'ın kamuoyu önüne çıkarak 15 Temmuz gecesine ilişkin tartışmalı başlıklara ayrıntılı açıklık getirmesinin, yeniden yargılama taleplerinin değerlendirilmesine katkı sağlayacağını savundu.
Not: Bu haberde yer verilen değerlendirmeler, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun TBMM'de yaptığı basın açıklamasında dile getirdiği iddia ve görüşlerden oluşmaktadır. Söz konusu iddialar hakkında yetkili yargı mercilerince verilmiş kesinleşmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Haberin yayımlandığı sırada Hulusi Akar, Yaşar Güler ve açıklamada adı geçen diğer kişilerin bu iddialara ilişkin güncel açıklamaları kamuoyuna yansımamıştır.