Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada iç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, çözüm sürecine ilişkin hukuki adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirterek, temmuz ayında bir çerçeve yasanın çıkarılması, 1 Ekim'de ise Meclis'in açılmasıyla birlikte "kök yasayı" güçlendirecek demokratik düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Murat Çiçek'in ölümüne ilişkin açıklama çağrısı Konuşmasına, Japonya'da gözaltında yaşamını yitiren Hakkarili sanatçı Murat Çiçek'i anarak başlayan Hatimoğulları, Japon makamlarının olayın nedenine ilişkin henüz açıklama yapmadığını söyledi. Japon yetkililere seslenen Hatimoğulları, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların tespit edilmesini isterken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın da süreci daha etkin takip etmesi gerektiğini belirtti. DEM Parti olarak olayın takipçisi olacaklarını ifade etti. Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, Meclis Grup Toplantımızda konuşuyor https://t.co/isee7WGPsm — DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) July 14, 2026 Tarım politikalarını eleştirdi Türkiye'nin tarımsal üretimde dışa bağımlı hale geldiğini savunan Hatimoğulları, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi. Türkiye'nin geçmişte tarım ihracatında önemli ülkeler arasında yer aldığını belirten Hatimoğulları, bugün buğday, arpa ve saman ithal eden bir ülke konumuna gelindiğini söyledi. Pandemi döneminin tarımsal üretimin stratejik önemini ortaya koyduğunu ifade eden Hatimoğulları, iktidara "tarımı tüketen ve dışa bağımlılığı artıran politikalardan vazgeçme" çağrısı yaptı. NATO Zirvesi eleştirisi NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Hatimoğulları, zirvede Gazze'deki gelişmeler karşısında etkili bir irade ortaya konulmadığını savundu. Hatimoğulları, Türkiye'nin savunma sanayi, enerji koridorları ve askeri kapasitesi nedeniyle NATO içinde kritik bir konuma getirildiğini belirterek, bunun Türkiye'nin yeni çatışmaların tarafı haline gelmesine yol açabileceğini öne sürdü. "NATO 3.0" olarak nitelendirilen yeni dönemin barış değil, savaş ve silahlanmayı öne çıkardığını ifade eden Hatimoğulları, "NATO'ya hayır, barışa evet" mesajını yineledi. "Siyaset mahkeme koridorlarında mengeneden geçirilmemeli" Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve bazı belediye çalışanlarının gözaltına alınmasına da değinen Hatimoğulları, muhalif belediyelere yönelik operasyonların sürdüğünü ileri sürdü. Hatimoğulları, seçilmiş kişilerin tutuksuz yargılanması gerektiğini savunarak, "Siyaset mahkeme koridorlarında mengeneden geçirilmemeli." ifadelerini kullandı. "Temmuz'da çerçeve yasa çıkarılmalı" Konuşmasının önemli bölümünü yürütülen çözüm sürecine ayıran Hatimoğulları, hukuki zeminin oluşturulmasının gecikmemesi gerektiğini belirtti. 100 yıllık bir sorunun tek bir yasayla çözülemeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, ilk adım olarak kapsayıcı bir çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini söyledi. "Bu yaz mevsimini heba etmeyelim. Temmuz'da çerçeve yasayı çıkaralım. 1 Ekim'de Meclis açıldığında bu kök yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin önünü açacak düzenlemeleri hayata geçirelim." diyen Hatimoğulları, farklı görüşlerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülebileceğini ifade etti. Dört başlıkta çağrı DEM Parti'nin öncelikli gördüğü dört başlığı sıralayan Hatimoğulları, şunları dile getirdi: Barışın hukuki zeminini oluşturacak kapsayıcı bir "kök yasa" hazırlanması, Kayyum uygulamalarına son verilmesi ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, Abdullah Öcalan'ın iletişim ve çalışma koşullarının demokratik çözüm sürecinin ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi. "Meclis kapanmadan çerçeve yasa parlamentoya gelmeli" Çözüm süreçlerinde tam mutabakatın her zaman mümkün olmadığını ifade eden Hatimoğulları, sorunların diyalog ve müzakereyle çözülebileceğini söyledi. Konuşmasının sonunda iktidara seslenen Hatimoğulları, PKK'nin aldığı kararların hukuki zemininin oluşturulması gerektiğini savunarak, Meclis tatile girmeden üzerinde uzlaşılacak bir çerçeve yasanın TBMM gündemine getirilmesi çağrısında bulundu.