Mersin Milletvekili Perihan Koca, gazeteci Kemal Öztürk’ün 28 Ağustos 2026 tarihinde bir televizyon programında Suriye’deki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmelerde Arap Alevilerini (Nusayriler) hedef aldığı belirtilen ifadeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Koca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, söz konusu ifadelerin nefret söylemi ve şiddeti meşrulaştıran bir dil içerdiğini savunarak konu hakkında hukuki işlem başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi. Koca: “Sıradan siyasi değerlendirme olarak geçiştirilemez” Perihan Koca, söz konusu ifadelerin yalnızca siyasi bir değerlendirme kapsamında ele alınamayacağını belirtti. Koca, kullandığı değerlendirmelerde, belirli bir inanç ve kimlik grubunun topluca hedef alınmasının toplumsal barış ve eşit yurttaşlık açısından ciddi risk taşıdığını savundu. Suriye’deki savaş ve çatışma sürecinden bu yana Arap Alevilerine yönelik nefret söylemlerinin farklı biçimlerde gündeme geldiğini belirten Koca, bu tür ifadelerin cezasızlık kültürüyle güçlendiğini ileri sürdü. “Devletin görevi sessiz kalmak değil” Perihan Koca, açıklamasında Türkiye’nin geçmişinde yaşanan toplumsal katliamlara da atıfta bulundu. Koca, Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarına ilişkin tartışmaların günümüzdeki nefret söylemleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kamu otoritelerinin toplumdaki farklı inanç ve kimlik gruplarının eşit yurttaşlık ve yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olduğunu ifade etti. Koca, devletin sorumluluğunun siyasi konumlardan bağımsız olarak hukukun eşit biçimde uygulanması ve gerekli durumlarda etkili soruşturma yürütülmesi olduğunu vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’e beş soru Perihan Koca, soru önergesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’e söz konusu ifadelerle ilgili çeşitli sorular yöneltti. Koca’nın yanıtlanmasını istediği sorular arasında, Kemal Öztürk’ün ifadeleri hakkında herhangi bir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılıp başlatılmadığı da yer aldı. Soru önergesinde ayrıca söz konusu ifadelerin Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu yönünden değerlendirilip değerlendirilmediği soruldu. Koca, Adalet Bakanlığı’nın Alevilere yönelik nefret söylemi, hedef gösterme ve şiddeti meşrulaştıran ifadeler konusunda özel bir çalışma veya politika yürütüp yürütmediğinin de açıklanmasını istedi. “Soruşturma açılmadıysa neden?” Soru önergesinde, söz konusu ifadeler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmamış olması durumunda bunun gerekçesinin de açıklanması talep edildi. Koca ayrıca Cumhuriyet savcılıklarının resen soruşturma yetkisini kullanmamasının Adalet Bakanlığı tarafından verilmiş herhangi bir talimat, yönlendirme veya telkin sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediğini sordu. Milletvekili Koca’nın son sorusu ise Alevilere yönelik sistematik nefret söylemlerinin cezasızlıkla geçiştirilmesinin bir politika tercihi olup olmadığı oldu. Perihan Koca: “Cezasızlık politikalarına son verilmeli” Perihan Koca, açıklamasında nefret söyleminin normalleştirilmesine karşı hukuki mekanizmaların işletilmesi gerektiğini belirterek, farklı inanç ve kimlik gruplarının güvenliğinin devlet tarafından güvence altına alınması gerektiğini savundu. Koca, Arap Alevilerine yönelik nefret söylemi ve hedef gösterme iddialarının etkili biçimde soruşturulması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi çağrısında bulundu.