Siyaset

DEM Partili Vekillerden Meclis Raporuna Muhalefet Şerhi: “Çocuklar Hak Öznesi Değil, Devletin Geleceği Olarak Görülüyor”

Abone Ol

DEM Parti Mardin Milletvekilleri Beritan Güneş Altın ve Kamuran Tanhan, çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve istismarın araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun raporuna kapsamlı bir muhalefet şerhi sundu. Şerhte, komisyonun usulünden içeriğine kadar iktidar denetiminde yürütüldüğü vurgulanarak, raporun çocukları hak öznesi olarak değil “devletin geleceği” perspektifiyle ele aldığı ifade edildi.

Milletvekilleri, “Çocukların Her Türlü Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunması” amacıyla kurulan komisyonun, katılımcı demokrasi ve etkin yasama denetiminden uzak bir biçimde çalıştığını belirtti. Komisyonun kuruluşundan raporun yazım sürecine kadar muhalefetin ve sivil toplumun sistematik biçimde dışlandığı kaydedildi.

“Önceki raporlar hayata geçirilmedi”

Şerhte, Meclis’te 2016 ve 2019 yıllarında benzer başlıklarda hazırlanan raporlar hatırlatılarak, çocuklara yönelik ihlallerin yapısal nedenlerinin uzun süredir bilinmesine rağmen somut adımlar atılmadığı vurgulandı. Yeni komisyonun da çözüm üretmek yerine “zaman kazanma ve kamuoyu tepkisini soğurma aracı” olarak işletildiği belirtildi.

“Komisyon iktidarın denetiminde yürütüldü”

Komisyon Başkanlık Divanı’nın tamamının AKP ve MHP milletvekillerinden oluştuğuna dikkat çekilen şerhte, muhalefetin ve özellikle DEM Parti’nin sürecin dışına itildiği ifade edildi. Muhalefetin önerdiği sivil toplum kuruluşları, baroların çocuk hakları merkezleri ve bağımsız uzmanların dinlenmediği belirtilirken, komisyonun ortak akıl üretmek yerine mevcut politikaları meşrulaştıran bir yapıya dönüştürüldüğü kaydedildi.

Komisyonun çalışma yönteminin, önleyici ve koruyucu politikalar geliştirmek yerine kamuoyunda infial yaratan vakalara tepki vermeye dayandığı; çocuklara yönelik şiddetin bu yolla “magazinleştirildiği” eleştirisi yapıldı.

“Çocuklar yatırım alanı gibi ele alınıyor”

Raporda çocuk haklarına atıf yapılmasına rağmen çocukların hak sahibi bireyler olarak değil, “ulusal kalkınma” ve “toplumsal istikrar” adına korunması gereken bir nesne olarak ele alındığı ifade edildi. Bu yaklaşımın çocuk hakları literatürüyle açıkça çeliştiği vurgulandı.

Çocuk yoksulluğu ve MESEM eleştirisi

DEM Partili vekiller, çocuk yoksulluğunun raporda tali bir başlık olarak ele alınmasını sert bir dille eleştirdi. TÜİK verilerine göre milyonlarca çocuğun yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olduğuna dikkat çekilerek, çocuk yoksulluğunun istismar ve ihlallerin temelini oluşturan yapısal bir sorun olduğu belirtildi.

MESEM uygulamalarına da değinilen şerhte, yüz binlerce çocuğun “eğitim” adı altında ucuz işgücü olarak çalıştırıldığı, çocuk işçiliğinin ve iş cinayetlerinin arttığı ifade edildi. 2025’in ilk 11 ayında iş cinayetlerinde 85 çocuğun yaşamını yitirdiği belirtilerek, bu tablonun “çocuk kırımı” niteliği taşıdığı vurgulandı.

Anadilinde eğitim vurgusu

Raporda anadilinde eğitim hakkına tek bir kez dahi yer verilmemesinin, milyonlarca çocuğun maruz kaldığı sistematik bir ihmalin bilinçli biçimde görünmez kılınması anlamına geldiği ifade edildi. Anadilin pedagojik ve psikolojik gelişim açısından temel bir hak olduğu hatırlatıldı.

“Çözüm yeni raporlar değil, sistem değişikliği”

Güneş ve Tanhan, benzer raporların yıllardır hazırlanmasına rağmen çocukların korunmasına yönelik gerçek bir dönüşüm sağlanamadığını belirterek, çözümün yeni komisyonlar değil; cezasızlık politikalarıyla hesaplaşan, şeffaf veri paylaşan ve çocukları siyasi hesapların üzerinde tutan köklü bir sistem değişikliği olduğunu vurguladı.

Şerhte ayrıca, çocuklara münhasır bir Çocuk Bakanlığı kurulmasının önemli bir adım olacağı belirtilerek, çocuk politikalarının bütüncül ve hak temelli bir çerçevede ele alınması gerektiği ifade edildi.