Gündem

Deniz Zeyrek; “Gerçeği, Cesareti ve Umudu Yaymak Zorundayız”

Zeyrek, KHK ile ihraç edilen akademisyenler ve tutuklu gazetecilere de değinerek, yaşananların hukuksuzluk örneği olduğunu ifade etti.

Abone Ol

Adana’da düzenlenen “Cumhuriyet ve Aydın Sorumluluğu” panelinde konuşan gazeteci Deniz Zeyrek, aydın olmanın eleştirel aklı savunmak, gerçeği yaymak ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze almak olduğunu vurguladı. Cumhuriyet değerleri, laiklik, demokrasi ve gazeteciliğin baskı altındaki durumu üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Zeyrek, “Korku sizi yönetirse kaybedersiniz” dedi.

Adana’da Aydın Sorumluluğu Tartışıldı

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Cumhuriyet ve Aydın Sorumluluğu” paneli, yoğun katılımla düzenlendi. Panel, Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleşti.

Etkinliğe Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Başkan Vekili Güngör Geçer, CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, CHP milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Orhan Sümer de katıldı.

Panel öncesinde Zeydan Karalar ve Güngör Geçer açılış konuşmaları yaparken, moderatörlüğü Av. Erdal Yıldırım üstlendi.

Panelde gazeteci Deniz Zeyrek’in yanı sıra Sedef Kabaş, Mehmet Aslantuğ ve Gamze Taşcıer konuşmacı olarak yer aldı.

“Adana, Ufkumun Genişlediği Şehirlerden Biri”

Konuşmasına Adana’ya duyduğu sevgiyi dile getirerek başlayan Deniz Zeyrek, kentin kendi yaşamındaki yerini anlattı. Küçük bir şehirde büyümenin dünyayı dar bir çerçeveden görmeye yol açtığını belirten Zeyrek, Adana’yı edebiyat aracılığıyla tanıdığını söyledi.

Özellikle Yaşar Kemal’in eserlerinin kendisi üzerindeki etkisine dikkat çeken Zeyrek, “Büyük Nar Ağacı ve İnce Memed sayesinde Çukurova’yı, insanını ve mücadelesini daha lise yıllarında öğrendim” dedi.

Aydın kavrayışının şekillenmesinde Orhan Kemal ve Fakir Baykurt gibi isimlerin de önemli rol oynadığını vurguladı.

“Aydın Olmanın Temeli Eleştirel Aklı Savunmaktır”

Zeyrek, aydın olmanın en temel unsurunun eleştirel düşünce olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

  • Aydın, gördüğü yanlışı kimden gelirse gelsin söylemek zorundadır.
  • Gerçekle yalanı ayırt edebilmek ve doğruyu savunmak bir zorunluluktur.
  • En sevilen kişi ya da siyasetçi bile yanlış yapıyorsa eleştirilmelidir.

Bilgiye erişim ve bilgiyi yaymanın aydınların en önemli görevlerinden biri olduğunu ifade eden Zeyrek, gazeteciliğin bu noktada büyük bir avantaj sağladığını belirtti.

“Gerçeği, Cesareti ve Umudu Yaymak Zorundayız”

Zeyrek, günümüz dünyasında yanlış bilginin hızla yayıldığını belirterek aydınlara düşen sorumluluğun arttığını söyledi:

“Yalanlara karşı doğruyu, korkuya karşı cesareti, umutsuzluğa karşı umudu yaymak zorundayız.”

Toplumun vicdanı olmanın aydınların asli görevi olduğunu ifade eden Zeyrek, korkuya teslim olmanın toplumsal gerilemeye yol açacağını vurguladı.

“Cumhuriyetin Kurucu Değerlerine Sahip Çıkmak Zorundayız”

Cumhuriyetin temel değerlerine güçlü vurgu yapan Zeyrek, şu ifadeleri kullandı:

  • Bağımsızlık, Cumhuriyet’in en temel dayanaklarından biridir.
  • Mustafa Kemal Atatürk sadece bir lider değil, bir düşünce sistemidir.
  • Cumhuriyet; Atatürk, bağımsızlık ve ortak değerler üzerine kuruludur.

“Bayrağı, İstiklal Marşı’nı ve Atatürk’ü unutursak geriye hiçbir şey kalmaz” diyen Zeyrek, bu değerlerin korunmasının aydınların sorumluluğu olduğunu ifade etti.

“Laiklik Bu Toplumun Çimentosudur”

Zeyrek, laikliğin sadece bir yönetim biçimi değil, birlikte yaşamanın temel güvencesi olduğunu belirtti:

  • Farklı inançların bir arada yaşayabilmesi laiklikle mümkündür.
  • Laiklik, hem inananın hem inanmayanın güvencesidir.
  • Toplumsal barışın en önemli dayanağıdır.

Aydınların laikliği savunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

“Popülizme Karşı Aklı Savunmalıyız”

Siyasetin zaman zaman popülizme teslim olduğunu belirten Zeyrek, aydınların bu noktada dengeleyici rol oynaması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde alınan cesur kararların popülizme teslim olunmadan hayata geçirildiğini hatırlatan Zeyrek, özellikle kadın hakları örneğini vererek, “Doğru olanı savunmak her zaman risklidir ama gereklidir” dedi.

“Tarafsız Değilim, Hak ve Hukuktan Yanayım”

Demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeyrek, tarafsızlık tartışmalarına da değindi:

“Ben tarafsız değilim; haktan, hukuktan, emekten ve özgürlüklerden yanayım.”

Temel insan haklarının savunulmasının aydınların vazgeçilmez görevi olduğunu ifade etti.

“Gazetecilik Büyük Bir Baskı Altında”

Zeyrek, Türkiye’de gazetecilerin karşı karşıya olduğu baskılara dikkat çekti. Tutuklu gazeteciler, ekonomik zorluklar ve medya üzerindeki siyasi etkileri örneklerle anlattı.

Gazetecilerin yalnızca siyasi değil ekonomik baskı altında da olduğunu belirten Zeyrek, bazı kurumların reklam vermekten dahi çekindiğini ifade etti.

Gazeteciliğe başlama sürecinde Uğur Mumcu ve İlhan Selçuk gibi isimlerden ilham aldığını söyledi.

“Aydın Olmak Bedel Ödemeyi Göze Almaktır”

Konuşmasının en çarpıcı bölümünde Zeyrek, aydın olmanın bedel gerektirdiğini vurguladı:

  • Korkuya teslim olmak geri adım atmaktır.
  • Aydın, söylediği sözün arkasında durmalıdır.
  • Gerekirse bedel ödemeyi göze almalıdır.

“Eğer korkularınız sizi yönetiyorsa, kaybetmişsinizdir” diyen Zeyrek, özgürlük mücadelesinin kararlılık gerektirdiğini ifade etti.

“Bu Ülke İçin Bedel Ödemeye Hazırım”

Kendi yaşamından örnekler veren Zeyrek, bu topraklarda özgürce yaşama idealine vurgu yaptı:

“Bu ülkede özgürce yaşamak ve özgürce ölmek istiyorum. Bunun için her türlü bedeli göze alırım.”

Aydınlara yönelik “vatan haini” suçlamalarına da tepki gösteren Zeyrek, gerçek vatanseverliğin ülkenin geleceği için mücadele etmek olduğunu söyledi.

“Gençlere Umut ve Sorumluluk Çağrısı”

Gençlere seslenen Zeyrek, onların sürece daha aktif katılması gerektiğini belirtti:

  • Hayal ettikleri ülkeye odaklanmaları gerektiğini söyledi.
  • Toplumsal mücadelede yer almalarının önemine dikkat çekti.

“Nasıl bir ülkede yaşamak istiyorsanız, onun için mücadele edin” çağrısında bulundu.

KHK’lı Akademisyenler ve Tutuklu Gazetecilere Destek

Zeyrek, KHK ile ihraç edilen akademisyenler ve tutuklu gazetecilere de değinerek, yaşananların hukuksuzluk örneği olduğunu ifade etti.

Barış talebinin suç haline getirilmesini eleştiren Zeyrek, bu kesimlerin mücadelelerinin önemli olduğunu vurguladı.

“Toplumsal Mücadele Kuşaklar Arası Devam Etmeli”

Konuşmasının sonunda farklı kuşakların rolüne değinen Zeyrek, özellikle 50 yaş üstü kuşağın toplumsal duyarlılığına dikkat çekti.

ABD’de Robert De Niro ve Bruce Springsteen gibi isimlerin toplumsal hareketlerde öncü rol üstlendiğini hatırlatarak, benzer bir duyarlılığın Türkiye’de de sürmesi gerektiğini söyledi.

Sonuç: “Neşeyi ve Umudu Yeniden Kurmalıyız”

Zeyrek, konuşmasını geçmişin zorluklarına rağmen var olan umut ve dayanışma duygusunu hatırlatarak tamamladı:

“Zor zamanlardan geçtik ama umudumuz vardı. Şimdi o umudu yeniden kurmak zorundayız.”

Toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Zeyrek, özellikle gençlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.