DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Mersin İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasanın Kürt meselesinin demokratik çözümüne katkı sunması gerektiğini söyledi. Bakırhan, “Bu yasa sabah uyandığında insanların ağlamadıkları bir kapıyı aralayacaktır” dedi. DEM Parti Mersin’de kongre heyecanı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin 3’üncü Olağan Kongresi, Mersin Büyükşehir Kongre Sarayı’nda gerçekleştirildi. Çok sayıda partili ve davetlinin katıldığı kongre, divan seçimi ve saygı duruşuyla başladı. Kongrede ilk olarak DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanları Bedriye Kuş ve Reşat Aşan söz aldı. Kuş ve Aşan, kongrenin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek yeni seçilecek yönetime başarı dileğinde bulundu. “Geçmişin emeğiyle geleceği inşa edebiliriz” Kongrede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, mücadelenin geçmişten aldığı güçle geleceği kurduğunu belirterek, demokrasi, barış ve hukuk mücadelesinin sürdürüleceğini ifade etti. Bakırhan, şunları söyledi: “Bir mücadele eğer gerçekten geçmişini biliyorsa, geçmişin emek ve bedelleri üzerinde yeşeriyorsa değerlidir ve anlamlıdır. Geçmişini bilen ve bunun üzerine geleceği kuran hiçbir mücadele, bütün zorluklara ve zulümlere rağmen yenilmez. DEM Parti ve onun geleneği de geçmişin emeğiyle, bedelleriyle mücadelesini bugünün değerleriyle buluşturarak demokrasi, barış, hak ve hukuk mücadelesi vermeye devam ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde yıllarca maruz kalınan bu kadar baskıya rağmen hiçbir mücadele böylesine güçlü ve örgütlü şekilde ayakta kalamamıştır. Geçmişimizi ve değerlerimizi bilerek daha demokratik ve daha mücadeleci bir geleceği inşa edebiliriz.” Büyük bedeller ödendiğini ifade eden Bakırhan, yaşamını yitiren mücadele arkadaşlarını da andı. Mersin’de mücadele içerisinde yer alan Selami Turan, Selahattin Güvenç, Hamideye Kırıcı, Osman Akan, Halis Ernarinci ve Abdülselam Kutlu’yu anan Bakırhan, rahatsızlığı nedeniyle kongreye katılamayan Musa Kulu’ya da geçmiş olsun dileklerini iletti. “Mersin, Türkiye’nin küçük bir haritasıdır” Mersin’in farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin birlikte yaşadığı önemli kentlerden biri olduğunu vurgulayan Bakırhan, “Mersin deyip geçmemek lazım” dedi. Bakırhan şöyle devam etti: “Mersin, küçük bir Türkiye haritasıdır. Her sokağında her milliyetten, her sınıftan, her cinsten, her inançtan insanın birlikte yaşadığı çok önemli bir kentimizdir. Siyaseti yönetenlere Mersin’e bakarak yol almalarını öneririm. Mersin’in her sokağında Kürdü, Türkü, Arabı, kadını ve genci birlikte yaşıyor. Birlikte emek veriyor, birlikte mücadele ediyor. Bugüne kadar bütün kışkırtıcı ve ötekileştirici politikalara rağmen insanların karşı karşıya gelmediği nadir kentlerden biri Mersin’dir.” “Ortadoğu savaşlarla yorulurken barışın yolunu örmeye çalışıyoruz” Ortadoğu’da devam eden savaş ve çatışmalara dikkat çeken Bakırhan, bölgedeki krizlerin demokrasi ve toplumsal barış ihtiyacını daha görünür hale getirdiğini söyledi. Bakırhan, “Ortadoğu dünyanın en zengin bölgelerinden biri olmasına rağmen yüz yıldır çatışma, ölüm ve istikrarsızlıkla anılıyor” ifadelerini kullanarak şöyle konuştu: “Suriye’de hâlâ rejim kurumsallaşamadı. Lübnan’da çatışmalar devam ediyor. Irak’ta rejim bir türlü yolunu bulamadı. Dünyanın birçok yerinde savaşlar sürüyor. Dünya savaşlarla uğraşırken Türkiye’de Sayın Abdullah Öcalan 27 Şubat’ta Demokratik Toplum ve Barış Çağrısı yaptı. Ortadoğu’da savaşlar sürerken Türkiye’de barış kapısını aralamaya çalıştı, barışın taşlarını örmeye çalıştı.” Bakırhan, en büyük güvenliğin silahlar ve sınırları koruyan duvarlar değil, demokrasi ve toplumsal barış olduğunu savundu. “Bu tarihi süreci ıskalamamalıyız” Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, yasanın kapsayıcı olması gerektiğini belirtti. Bakırhan şöyle konuştu: “Kürt meselesinin çözümsüzlüğü sonucu ortaya çıkan bütün sonuçları ortadan kaldıracak kadar kapsayıcı bir yasanın Meclis’e gelmesi gerekiyor. Umarım bu sefer bu süreci ıskalamayız. Bir aksilik çıkmazsa en kısa sürede bir çerçeve yasa Meclis’e gelecek. Bu yasayı küçümsememek gerekiyor. Bu yasa 50 yıllık acının, kanın, çatışmanın ve şiddetin ortadan kalkarak Kürt meselesinin siyasal ve hukuk zeminine geçmesini sağlayacak bir yasadır.” “Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalı” Yasanın ayrım yapmadan barış isteyen herkesi kapsaması gerektiğini söyleyen Bakırhan, “Yönetici, şuraya bulaşmış, buraya bulaşmamış ayrımı yapılmamalıdır” dedi. Bakırhan sözlerini şöyle sürdürdü: “Yasa, gelmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmamalıdır. Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır. Kürt meselesinin çözümsüzlüğü sonucu ortaya çıkan PKK ve bütün sonuçlarını ortadan kaldıracak kadar kapsayıcı bir düzenleme Meclis’e gelmelidir. Bu yasa Sayın Öcalan’ın süreci yürütebilmesi için gerekli koşulların altyapısını hazırlamalıdır. Yaşam, iletişim ve çalışma koşullarını düzenlemeli; halkıyla buluşmasının önündeki engelleri kaldırmalıdır.” Bakırhan ayrıca, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine dönmesi gerektiğini belirterek, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi çağrısında bulundu. “Barış hepimizin eseri olmalı” Bakırhan, barış sürecinin toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla ilerlemesi gerektiğini belirterek, “Bu ülkenin barışı değerli ve kıymetlidir. Bu barış hepimizin eseri olmalıdır” dedi. Bakırhan şöyle konuştu: “Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, kadının, gençlerin, evlatlarını yitirenlerin, cezaevlerinde direnenlerin, çeşitli sebeplerle sürgüne gitmek zorunda kalan bütün arkadaşlarımızın katkısıyla bu barış gerçekleşmelidir. Dolayısıyla bu yasanın söylediğimiz kapsamda Meclis’ten geçmesi için başta devrimci ve demokratik kurumlar olmak üzere herkesin bu sürece aktif şekilde destek vermesi gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyorum. Biz DEM Parti olarak bu sürecin önünü tıkayan değil, önünü açan bir rol ve misyon içerisinde olacağız. Ancak bu, haklı taleplerimizi Meclis’te, sokakta ve demokratik platformlarda dile getirmeyeceğimiz anlamına gelmemelidir.” “Yasa bir son değil, bir başlangıç olacak” Kürtlerin dili, kimliği ve yaşam hakkı için mücadele etmeye devam edeceklerini söyleyen Bakırhan, Meclis’ten geçmesi beklenen düzenlemenin bir başlangıç olacağını ifade etti. Bakırhan, “Bir yasayla Kürtlerin, emekçilerin ve ezilenlerin bütün taleplerinin karşılanmayacağını hepimiz biliyoruz. Ancak bu yasa bir başlangıç olacak. Bu yasa bir kapı aralayacak” dedi. Bakırhan sözlerini şöyle sürdürdü: “Dilimiz için, kimliğimiz için, insanca yaşam için, ekonomide adalet için, gençlerimizin kendi yurtlarında ve doğdukları yerlerde aş ve ekmek bulmaları için bir kapı aralayacaktır. Bu kapı aralandıktan sonra Mersin’in, Mersinli emekçilerin, Kürtlerin ve Alevilerin bugüne kadar verdiği mücadeleyi daha da büyüterek sürdüreceğiz. Bu yasa kapıyı aralıyor. Ancak demokrasiyi, Kürtlerin dil özgürlüğünü, Alevilerin eşit yurttaşlığını, kadınların özgürce yaşamasını sağlayacak olan demokratik mücadelemiz olacaktır. Yani yasa bir son değil, bir başlangıçtır.” “Bu mücadele büyük bedellerle bugünlere geldi” Yarım asırlık çatışma sürecinde büyük acılar yaşandığını belirten Bakırhan, yaşamını yitiren ve bedel ödeyen mücadele arkadaşlarını andı. Bakırhan, “Yarım asırdır çatışmanın en ağır bedellerini sizler ödediniz. Biraz önce ismini saydığım Mamê Osman’ı, Osman Akay’ı hepiniz çok iyi tanırsınız. Üç çocuğu ayrı cezaevlerinde olan, ailesi büyük bedeller ödeyen, kendisi de o yaşta işkence gören, cezaevine giren ve yaşadığı acılar nedeniyle hastalanarak yaşamını yitiren Mamê Osman gibi bu salonda yüzlerce, binlerce yoldaşımız var” diye konuştu. Bakırhan, salondaki her kişinin yaşadıklarının büyük bir tarih olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Hanginize dokunsak yaşadıklarınız 50 roman, 50 film olur. Dünya, böylesine zulme rağmen onuruyla dimdik ayakta duran ve mücadele eden bu kadar büyük bir insanlık topluluğu karşısında şaşkınlık yaşardı. Acılar yaşadık, bedeller ödedik. O bedel veren değerli insanları kalbimizin en müstesna köşesinde tutacağız. Ancak onların uğruna mücadele ettikleri değerleri başarıya ulaştırmak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu da biliyoruz.” “Anneler artık sabah ağlayarak uyanmasın” Barış sürecinin en büyük kazanımlarından birinin annelerin acılarının son bulması olacağını söyleyen Bakırhan, yaşamını yitirenlerin ailelerinin yaşadığı acılara dikkat çekti. Bakırhan, “Bugün içimizde oturan Barış Annelerinin bazıları belki çocuklarının naaşlarına dahi ulaşamadı. Gittiğimiz her yerde anneler bize, ‘Mezarında dua edeceğimiz çocuklarımızın kemikleri bile yok’ diyor” ifadelerini kullandı. Bakırhan şöyle devam etti: “İşte bu yasayla birlikte o kapı da aralanacak. Annelerimizin çocuklarının mezarında dua edebileceği, onları saygıyla anabileceği bir kapıyı hep birlikte açacağız. Bu yasayla birlikte ne gerilla annesi ağlayacak ne asker annesi ağlayacaktır. Gerilla ve asker anneleri sabah ağlayarak uyanmayacaktır. Bu yasa, insanların sabah uyandığında ağlamadıkları bir kapıyı aralayacaktır.” “86 milyon kazandı, barış kazandı” Yasanın önemli bir aşama olduğunu ancak mücadelenin devam edeceğini belirten Bakırhan, demokratik Türkiye hedefinin sürdüğünü söyledi. Bakırhan, “Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır, çok önemli bir kapıdır. Eğer bu kapıdan layıkıyla geçebilirsek, demokratik anlamda ulaşamayacağımız hiçbir yer yoktur” dedi. Mersin’in büyük bedeller ödediğini ifade eden Bakırhan, “Bu salona bakın. Mersin bu kadar bedel ödedi. İçinizde zindana girmeyen insan sayısı bile çok azdır. Köyünü, toprağını terk etmek zorunda kalan insanlar oldu. Ama buna rağmen bugün binlerle bir araya geliyoruz” diye konuştu. Bakırhan, şöyle devam etti: “Bu ayakta duran irade bir gün mutlaka kazanacaktır. Bu irade, Sakinelere ve yaşamını yitiren bütün yoldaşlarımıza layık olacaktır. Bu topraklarda özgürce yaşayacağımız, özgürce üreteceğimiz demokratik bir Türkiye’yi hep birlikte yaratacağız.” “Provokasyonlara karşı sükûnetimizle cevap vereceğiz” Sürecin sağduyu ve kararlılıkla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, provokasyonlara karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı. Bakırhan, “Bu topraklar bir daha acı görmesin diye, Barış Annelerinin gözyaşlarını Türkiye’nin hiçbir yerinde hiçbir anne dökmesin diye bu süreci birlikte yürüteceğiz” dedi. “Amed’in onuruyla Edirne’nin onurunu, Siirt’in acısıyla Trabzon’un acısını birlikte savunacağız” diyen Bakırhan, “Bu süreçte kimse kaybetmiyor. Ne Türk kaybetti ne Kürt kaybetti. 86 milyon kazandı, barış kazandı” ifadelerini kullandı. Bakırhan, süreci istemeyen ve çatışmadan beslenen çevreler olduğunu belirterek, “Onlara vereceğimiz cevap öfke değil, sükûnetimiz; tereddüt değil, kararlılığımız olacaktır” dedi. “DEM Parti sürecin taşıyıcısı olacak” Kongrede seçilecek yeni yönetimlerin sürecin önemli taşıyıcıları olacağını belirten Bakırhan, partililere örgütlenme çağrısında bulundu. Bakırhan, “Bu kongrelerde yönetime gelen arkadaşlarımız aynı zamanda bu sürecin taşıyıcısı olacaklar. Daha fazla emek verecek, daha fazla çalışacaklar” dedi. DEM Parti’nin Mersin’in her kesimine ulaşması gerektiğini ifade eden Bakırhan, “Arabına, Alevisine, farklı milliyet ve inançlardan bütün Mersinlilere ulaşarak bu süreci ve partimizi anlatacaklar” diye konuştu. “Masa kurulsa da mücadele devam edecek” Halkla güçlü bağ kuran hareketlerin tarih boyunca ayakta kaldığını söyleyen Bakırhan, DEM Parti’nin de bu bağ üzerinden güçlendiğini ifade etti. Bakırhan, “Kürt hareketinin en önemli özelliklerinden biri halkıyla kurduğu güçlü bağdır. Mersin’de de Siirt’te de Hakkari’de de halkıyla güçlü bir bağ oluşturmuştur. Çünkü halkı gibi yaşıyor, halkı gibi düşünüyor ve halkı gibi mücadele ediyor” dedi. Sürecin kazanımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Kürt yoktur diyen, Kürt’ü inkâr eden zihniyet bugün Kürtlerle aynı masada oturmak durumunda kalmıştır. Bundan daha önemli bir kazanım olabilir mi? Ne kadar haklı olursak olalım, masa kurulsa bile o masadan demokratik haklarımızı güçlendirerek çıkmak için mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor. Daha güçlü şekilde sokakta ve mücadele alanlarında olmamız gerekiyor.” “Barış Anneleri ve kadınların acıları için daha güçlü mücadele edeceğiz” Konuşmasının sonunda Barış Anneleri’ne ve kadınlara seslenen Bakırhan, yaşanan acıların unutulmayacağını belirterek mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Bakırhan, şöyle konuştu: “En başta Barış Anneleri’ne ve kadınlara sesleniyorum. Çektiğiniz acılar büyük. Yaşadıklarınızı siz bilirsiniz. Yaşadıklarımızın hatırı için, yaşamını yitiren arkadaşlarımız için, cezaevlerinde direnen Selahattinler, Figenler, Leylalar, Ayşe Gökkanlar, Sayın Öcalan ve hâlâ kemiklerini arayıp bulamadığımız o değerli, o yüce yoldaşlarımız için daha fazla bir arada olacağız. Partimiz daha güçlü şekilde sokakta olacak. Önderliğimizle, partimizle ve parti yönetimimizle güçlü bir bağ ve diyalog içerisinde bu ülkeyi yarınlara ve geleceğe bizler taşıyacağız.” “Kürtlerin olmadığı bir Türkiye’de demokrasi olmaz” Kürtlerin ve Kürtlerle birlikte mücadele eden toplumsal kesimlerin Türkiye demokrasi mücadelesindeki rolüne dikkat çeken Bakırhan, şöyle devam etti: “Kürtlerin ve Kürtlerle birlikte mücadele eden devrimci, demokrat, sosyalist dostlarının olmadığı bir Türkiye’de ne demokrasi olur, ne özgürlük olur, ne de hak arama mücadelesi olur. 50 yıldır bütün baskılara rağmen hâlâ dimdik durmak, Meclis’te, cezaevinde ve yaşamın her alanında direnmek her yiğidin harcı değildir. İşte bu direnişi yaratan değerli annelerimize, Barış Annelerimize, kadınlara, gençlere ve Türkiye’deki bütün halklarımıza selam ve saygılarımı iletiyorum.” “Mersin bu süreci güçlü karşılayacak” Mersin’in geçmişte olduğu gibi bu süreci de güçlü şekilde sahipleneceğini belirten Bakırhan, kentte yeni bir dönemin başladığını söyledi. Bakırhan, “Mersin’in bu süreci de 2000’ler ve öncesinde olduğu gibi güçlü bir şekilde karşılayacağına inanıyorum. Mersin’in artık Aynur Aşanlara, Zeynep Karamanlılara, Fazıl Türklere kavuşması gereken bir sürece girdik” dedi. Sürecin başarıyla ilerlemesi halinde çatışma ve baskı dönemlerinin sona ereceğini ifade eden Bakırhan, şöyle konuştu: “Bu süreci güçlü sahiplenir ve gerçekten hakkıyla ilerletebilirsek ne dağda kimse kalacak, ne sürgünde hiçbir yoldaşımız kalacak, ne de cezaevinde hiçbir yoldaşımız kalacaktır. Bugüne kadar onlarsız yürütmek zorunda kaldığımız bu mücadeleyi daha güçlü şekilde sürdüreceğiz. Daha güçlü, daha nitelikli ve daha birikimli olacağız.” “Mücadele yeni başlıyor” DEM Parti’nin Türkiye’nin üçüncü büyük siyasi zemini olduğunu belirten Bakırhan, demokratik cumhuriyet hedefini vurguladı. Bakırhan, “Türkiye’nin üçüncü büyük zemini ve Türkiye’nin en mücadeleci zeminlerinden biri olan bu hareket, emin olun bir gün dilini de özgürleştirecek, yerel demokrasisini de kuracak” ifadelerini kullandı. Ayrımcı ve tekçi yasaların değişmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Demokratik bir cumhuriyette eşit yurttaşlar olarak yaşayacağız. Onun için mücadele yeni başlıyor. Daha yolun başındayız” dedi. Bakırhan sözlerini şöyle tamamladı: “İnşallah bu aşamayı, bu kapıyı rahatlıkla geçebilirsek gün emekçilerin, ezilenlerin, Kürtlerin, Alevilerin, kadınların ve gençlerin günü olacak. Yarınlar bizim olacak. Bu yarınlar için bugüne kadar emek veren, bedel veren ve hâlâ vermeye devam eden hepinizi sonsuz saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” “Reşat ve Bedriye başkanlara teşekkür ediyorum” Bakırhan, konuşmasının sonunda DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanları Reşat Aşan ve Bedriye Kuş’a teşekkür ederek, geçmiş dönemde yaşanan baskılara dikkat çekti. Bakırhan, şunları söyledi: “Son olarak Reşat ve Bedriye başkanlara çok teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Onlar yönetime geldiğinde devlet baskısından dolayı neredeyse yönetimler oluşturamıyorduk. Yöneticilerin, yönetici seçildikten sonra valiz ve çanta hazırladığı bir dönemde arkadaşlarımız yönetime talip oldular. Hoşyar ve Nuriye başkan gibi belediye eşbaşkanlığına aday olanların, ertesi gün yerine kayyum atanıp evlerinden alınabilecekleri korkusuyla çanta hazırladığı bir dönemde sizler ve yoldaşlarımız yönetime talip oldunuz. Büyük bir onur mücadelesi verdiniz.” “Kapılarımızın sabaha karşı kırılmadığı günlere ulaşacağız” Baskı ve hukuksuzlukların sona ereceği bir geleceğe ulaşma umudunu dile getiren Bakırhan, yeni yönetime başarı dileğinde bulundu. Bakırhan, “O günleri aşacağız. İnşallah kapılarımızın sabah 04.30’da kırılmadığı, hiçbir yoldaşımızın haksız ve hukuksuz şekilde tutuklanmadığı, gözaltına alınmadığı günlere ulaşacağız” dedi. Reşat Aşan, Bedriye Kuş ve yeni yönetime teşekkür eden Bakırhan, “Yaşamın başka zeminlerinde ve alanlarında yine birlikte mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Bizde eski ve yeni yok, sadece bayrak değişimi var” Parti içindeki görev değişimlerinin mücadele anlayışını değiştirmediğini vurgulayan Bakırhan, yeni yönetime başarı dileğinde bulundu. Bakırhan, “Bizde eski ve yeni yok. Sadece bayrak değişimi var, sadece yer değişimi var. Bugün il yönetiminde olan arkadaşımız yarın başka bir mücadele alanında yer alabilir” diye konuştu. Yeni yönetime seçilecek arkadaşların geçmiş mücadele birikimine sahip çıkacağına inandığını belirten Bakırhan, “Bu salon emeğin, bedelin, değerin, mücadelenin, vazgeçmemenin ve boyun eğmemenin oluşturduğu bir zemindir. Yeni arkadaşlarımızın da bu salondaki hikâyeye, geçmişe layık bir mücadele sergileyeceklerine inanıyorum” dedi. Bakırhan konuşmasını kongreye başarı dilekleriyle tamamladı. DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanları belli oldu Bakırhan’ın konuşmasının ardından faaliyet ve mali raporlar okundu. Raporların kabul edilmesinin ardından yapılan seçimde DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanlığı görevine Eylem Sonuvar ve Adnan Şahin seçildi.