Eğitim Emekçilerinden Adana’da Ortak Açıklama
Eğitim Sen Adana Şube ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Adana Temsilciliği, Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 2025-2026 eğitim öğretim yılının eğitimde eşitsizliklerin derinleştiği, okulların temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı ve öğretmenlerin güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığı bir dönem olduğu vurgulandı.
Eğitim Sen adına konuşan Şube Sekreteri Fatih Toprak, çocukların eğitim hakkının tasarruf konusu yapılamayacağını belirterek, “Çocuklarımızın eğitim hakkı tasarruf değil, kamusal bir haktır. Okulları yoksulluğa, güvensizliğe ve piyasaya teslim etmeyeceğiz” dedi.
“Okullar Güvenli Değil”
Fatih Toprak, birçok okulda güvenlik personelinin bulunmadığını, bulunan okullarda ise geçici ve güvencesiz çalışma biçimlerinin tercih edildiğini söyledi. Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve öğrencilerin güvenlik sorumluluğunu üstlenmek zorunda bırakıldığını ifade eden Toprak, her okula kadrolu güvenlik görevlisi atanması gerektiğini dile getirdi.
Toprak, okul çevrelerinde denetimsizliğin arttığını, şiddet olayları ve uyuşturucu kullanım yaşının düşmesi gibi sorunlara rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın kalıcı güvenlik personeli istihdam etmediğini belirtti.
Temizlik ve Beslenme Sorunlarına Tepki
Açıklamada okullardaki temizlik personeli eksikliğine de dikkat çekildi. Toprak, tasarruf politikaları gerekçe gösterilerek okulların temizliksiz bırakıldığını, kimi okullarda öğretmenlerin, yöneticilerin ve velilerin temizlik yapmak zorunda kaldığını söyledi.
Çocukların sağlığının risk altında olduğunu belirten Toprak, temizlik hizmetinin kamusal bir hizmet olduğunu vurgulayarak her okula yeterli sayıda kadrolu yardımcı hizmetli ve temizlik personeli atanmasını istedi.
Toprak ayrıca milyonlarca çocuğun okula aç gittiğini belirterek, her öğrenciye okulda en az bir öğün sağlıklı, ücretsiz ve nitelikli yemek verilmesi gerektiğini söyledi. Bunun sosyal yardım değil, çocukların eğitim ve yaşam hakkı olduğunu ifade etti.
“Eğitimin Faturası Velilere Kesiliyor”
Eğitim Sen açıklamasında, kamusal eğitimin her geçen gün paralı hale getirildiği de dile getirildi. Velilerin kayıt bağışları, kırtasiye, yardımcı kaynak, servis, okul kıyafeti, yemek ve temizlik malzemesi giderleriyle karşı karşıya bırakıldığı belirtildi.
Toprak, Anayasa’da ücretsiz olduğu belirtilen eğitimin fiilen ücretli hale getirildiğini söyleyerek, “Eğitim kamusal bir haktır; piyasanın kâr alanı değildir” dedi.
Özel Sektör Öğretmenleriyle Dayanışma Vurgusu
Fatih Toprak, açıklamasında özel sektör öğretmenlerinin mücadelesine de destek verdi. Özel sektör öğretmenlerinin eşit işe eşit ücret, taban maaş hakkı ve güvenceli çalışma koşulları taleplerinin meşru olduğunu belirten Toprak, “Özel sektör öğretmenleri yalnız değildir. Onların mücadelesi hepimizin mücadelesidir” ifadelerini kullandı.
Toprak, Ankara’da hak arayan öğretmenlerin baskı, gözaltı ve polis müdahalesiyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek, öğretmenlerin haklı taleplerinin şiddetle bastırılamayacağını söyledi.
“Öğretmenler Güvencesiz Çalıştırılamaz”
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Adana Temsilcisi Aşikar Kutlay da yaptığı konuşmada, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin düşük ücret, iş güvencesizliği ve yoğun emek sömürüsüyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Kutlay, 2025-2026 eğitim öğretim yılının özel sektör öğretmenleri açısından ağır hak kayıplarıyla geçtiğini ifade ederek, birçok öğretmenin asgari ücret seviyesinde çalıştırıldığını, yıl sonunda gerekçe gösterilmeden işsiz bırakıldığını, yaz aylarında ücretsiz izne zorlandığını veya sigortasının yatırılmadığını söyledi.
Özel sektör öğretmenlerinin hafta sonu, akşam etütleri, deneme sınavları ve tanıtım faaliyetleri için karşılıksız çalıştırıldığını belirten Kutlay, performans baskısı, mobbing ve sendikal haklara yönelik engellemelerin de yaygın olduğunu dile getirdi.
Bakanlığa Denetim Çağrısı
Kutlay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevinin yalnızca özel okullara ruhsat vermek olmadığını belirterek, öğretmenlerin çalışma koşullarının etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Sigortasız çalışma, eksik prim, fazla mesai, mobbing ve hukuka aykırı uygulamaların görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Kutlay, denetimlerin yalnızca evrak üzerinden değil, öğretmenlerin gerçek çalışma koşulları dikkate alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.
Özel Sektör Öğretmenlerinin Talepleri
Açıklamada özel sektör öğretmenlerinin talepleri de sıralandı. Buna göre sendika; taban maaş uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini, eşit işe eşit ücret ilkesinin özel öğretim kurumlarında da uygulanmasını, belirli süreli sözleşme dayatmasına son verilmesini ve iş güvencesinin sağlanmasını istedi.
Ayrıca yaz aylarında ücret ve sigorta haklarının güvence altına alınması, fazla çalışmaların yasal karşılığıyla ödenmesi, mobbinge karşı etkili denetim mekanizmaları kurulması ve sendikal örgütlenmenin önündeki baskıların kaldırılması talep edildi.
KHK’li Öğretmenlerden İade Talebi
Basın açıklamasında Eğitim Sen üyesi KHK’li öğretmen Münir Korkmaz da konuştu. Korkmaz, 15 Temmuz sonrasında yaklaşık 35 bin eğitim emekçisinin bir gecede görevinden ihraç edildiğini belirterek, KHK’li öğretmenlerin yıllardır mesleklerinden uzak tutulduğunu söyledi.
Öğretmenler için karne günlerinin önemli olduğunu dile getiren Korkmaz, “Biz tam 20 karne dönemidir karne veremiyoruz. Hiçbir cezamız, hiçbir soruşturmamız yok. Tamamen keyfi nedenlerle 10 yıldır öğretmenlik mesleğinden uzak tutuluyoruz” dedi.
Korkmaz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanarak KHK’li öğretmenlerin görevlerine iade edilmesini talep etti.
“Birlikte Mücadele Edeceğiz”
Açıklama, eğitim emekçilerinin örgütlü mücadele ve dayanışma çağrısıyla sona erdi. Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası temsilcileri, eğitimde piyasalaştırmaya, güvencesiz çalışmaya ve hak gasplarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.