ESKİŞEHİR – Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER), Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır A.Ş. tarafından Tepebaşı ve Mihalgazi ilçelerinde kurulması planlanan Alpagut-Atalan Altın-Gümüş Madeni Projesi'ne karşı kamuoyunu uyardı. Yaklaşık 20 bin dönümlük devasa bir alanı kapsayan proje, bölgenin ekosistemini, tarımsal üretimini ve halk sağlığını geri dönülemez bir yıkımla karşı karşıya bırakıyor.
Devasa Bir Yıkım Planı: 2.450 Futbol Sahası Büyüklüğünde Ruhsat Alanı
Hazırlanan teknik rapora göre, maden projesi Eskişehir'in akciğerleri sayılan ormanlık alanlarda 2.450 futbol sahası büyüklüğünde bir ruhsat alanını kapsıyor. Projenin hayata geçmesi durumunda 100 binden fazla ağacın kesileceği ve bölgedeki nadir mikroklima özelliğine sahip ekosistemin tamamen çökeceği belirtiliyor. Maden ocağının derinliğinin 500 metreye (yaklaşık 160 katlı bir bina yüksekliği) ulaşacak olması, coğrafi yapının nasıl bir tahribata uğrayacağını gözler önüne seriyor.
Siyanür Tehdidi ve Su Krizi
Projede kullanılacak olan "Siyanürlü Yığın Liç" yöntemi, en büyük endişe kaynağını oluşturuyor. 10 yıl boyunca açık havada sürdürülecek olan bu işlem sırasında:
• Yıllık 9,4 milyon ton su tüketilmesi planlanıyor. Bu miktar, kuraklıkla mücadele eden Eskişehir için sürdürülemez bir yük olarak değerlendiriliyor.
• Siyanür gazının havaya karışması ve ağır metallerin (arsenik, kurşun, çinko) yeraltı sularına sızma riski, Sakarya Nehri ve çevresindeki tüm yerleşim yerlerini tehdit ediyor.
• Erzincan İliç'te yaşanan facianın bir benzerinin Eskişehir'de yaşanmasından korkuluyor.
Tarım ve Hayvancılığın Sonu mu Geliyor?
Eskişehir, Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerin sebze-meyve ihtiyacının %20'sini karşılayan bölge, maden projesiyle üretim yeteneğini kaybetme riskiyle karşı karşıya. ESÇEVDER raporunda, İliç örneğine dikkat çekilerek, maden faaliyetleri sonrası sığır varlığının 240 binden 6 bine düştüğü hatırlatılıyor. Benzer bir kaderin Eskişehirli çiftçileri ve besicileri beklediği vurgulanıyor.
Kritik Dönemeç: 20 Nisan Bilirkişi Keşfi
"ÇED Olumlu" kararına karşı Tepebaşı Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, TEMA Vakfı, Eskişehir Barosu ve ESÇEVDER tarafından açılan davalarda kritik bir aşamaya gelindi. Mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti, 20 Nisan 2026 Pazartesi günü bölgede incelemelerde bulunacak.
ESÇEVDER, bilirkişi keşfi öncesinde yaptığı çağrıda şu talepleri sıraladı:
1 Projenin yürütmesinin derhal durdurulması.
2 Eksik olan "Sağlık Etki Değerlendirmesi"nin bağımsız kuruluşlarca yapılması.
3 Tüm meslek odalarının ve yerel halkın hukuki sürece dahil edilmesi.
"Eskişehir'i Maden Çöplüğüne Dönüştürmeyeceğiz"
Eskişehir topraklarının %71'inin maden ruhsatlı olduğuna dikkat çeken çevreciler, "Madenciliğe değil, yanlış yerde ve yanlış yöntemle yapılan madenciliğe karşıyız" diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini belirttiler. "Tek bir ağacı bile kestirmeyeceğiz" sloganıyla yola çıkan platform, tüm Eskişehirlileri şehrin geleceğine sahip çıkmaya davet etti.
Kaynak: Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) Kamuoyu Bilgilendirme Raporu (Nisan 2026)