Türkiye’nin hafızasını derinden sarsan 6 Şubat depremlerinin birinci yılında depremden sonra kaybolan, yani ölü ya da diri kendisinden haber alınamayan yurttaşlarımız tartışılıyor. Bu durumun hukuki ifadesi ‘gaiplik’ kararı. Üstelik kaç yurttaşın deprem kaynaklı kayıp statüsünde olduğu da hala açıklanmış değil.

Enkaz altında kaldığı bilinen veya düşünülen, cesedine ulaşılamayan yurttaşlar için, depremden 1 yıl sonra yeni en erken 6 Şubat 2024’te gaiplik istemiyle mahkemeye başvurulabilinecek ve kayıp kişiler mahkeme kararıyla gaip sayılacak. Yani kayıplar artık kayıtlara ‘ölmüş’ olarak düşecek.

FİDEN ÇALIKUŞU ‘GAİPLİK’ KONUSUNA AÇIKLIK GETİRDİ

Kayıp yakınlarının yanı sıra, siyaset ve hukuk dünyası da, 6 Şubat depremlerinin birinci yılında ‘gaiplik’ tartışması yürütüyor. Hukukçu Figen Çalıkuşu da ‘gaiplik’ tartışmalarına açıklık getirdi ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a açık çağrı yaptı. Çalıkuşu, YouTube hesabında yaptığı “Figen Çalıkuşu ile Kitabın Ortasından” programında ‘kayıp yurttaşlar’ ile ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kayıp sayısının belirsizliğine vurgu yapan ve gerçek sayının 6 Şubat 2024 tarihinden itibaren yapılacak “gaiplik” başvuruları sayesinde aydınlatılabileceğinin altını çizen Figen Çalıkuşu, “gaiplik davası nedir” sorusuna da şöyle yanıt verdi:

Yerlikaya, “SİBERGÖZ-23” operasyonlarında 1️⃣4️⃣6️⃣ şüpheli yakalandı❗️ Yerlikaya, “SİBERGÖZ-23” operasyonlarında 1️⃣4️⃣6️⃣ şüpheli yakalandı❗️

“En az üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kendisinden haber alınamayan kişiler için yakınlarının yaptığı hukuki başvuru sonucu işleyen yasal süreçtir.”

GAİPLİK DAVASI: HAYAT MAALESEF BUNU GEREKTİYOR

Dava süreciyle ilgili de değerlendirme yapan Çalıkuşu, “Tabii bize açılan ne kadar dava olduğunu açıklarlarsa kayıplarımızın ne kadar olduğuna dair bir fikir edinme imkanımız olacak. Saklamazlarsa, doğru bilgi verirlerse” derken “Kayıpların yakınları için elbette zor bir dava süreci olacak. Ama hayat maalesef bunu gerektiyor” ifadelerini kullandı. “Çünkü bankası var, abonelikleri var, faturası var, evlilik işlemleri gibi pek çok hukuki zorunluluklar doğuran durumlar var. Bunun için de elbette ölüm kararı gerekiyor, mirasçı belgesi gerekiyor. Bu davanın adı işte gaiplik davası” diyen Hukukçu Figen Çalıkuşu, davanın detaylarına da açıklamasında yer verdi:

“Burada dava açıldığı zaman mahkeme ilk aşamadaki usulü tamamlayacak. Bu noktada ilana başvurmak zorunda mahkeme. Yasa gereği ilan en az iki kez yapılmak zorunda. İlan için en az bekleme süresi, ilan verdikten sonra 6 ay. 6 aydan sonra bir kez daha ilan çin karar alacak mahkeme. Tabii ki bu ilanlar için de ciddi bir masraf gerekiyor. Sonunda bu ilanlardan da bir şey çıkmazsa mahkeme gaiplik kararı verecek, yani deprem sebebiyle ölüm böylece karar altına alınmış olacak.”

‘YAŞAMAK KADAR ÖLMEK DE ZOR’

Bu gaiplik kararı ne zaman verilirse verilsin, kayıp kişinin ölüm tarihi, depremin yaşandığı 6 Şubat 2023 olarak kayıtlara geçeceğinin de altını çizen Figen Çalıkuşu, “Ülkede yaşamak kadar ölmek de zor demiştim. Ölümü ispatlamak için de böyle bir dava süreci gerekiyor işte. Depremi yaşamış, yakınlarını yitirmiş insanlar bir de bu davalarla uğraşmak zorunda kalacaklar. Dava boyunca yaşanan acılar tekrar tekrar depreşecek. Çok zorlu bir süreç olacak” yorumunu yaptı.

ADALET BAKANINA AÇIK ÇAĞRI

Dava sonucunun kesinleşmesi süresini “iki yılı bulabilecek bir süreç” olarak değerlendiren Figen Çalıkuşu, dava süreci için “Acılı ve masraflı bir süreç” dedi. Tam da bu noktada bir çağrı yapan Hukukçu Çalıkuşu, “Öldüren binaların sorumluları için etkili ve hızlı bir soruşturma görmedik. En büyük sorumlu deprem olup çıktı. Sanki dünyanın hiçbir yerinde bu boyutta depremler yaşanmamış gibi. Kayıplarımız için 50 bin 500 gibi bir sayı söylendi. Bu durumda dava açması muhtemel yüz binlerce insanımız olacak. Belki de bir kısmı bu davaları masraflarını karşılayamayacağı için açamayacak. Biliyorsunuz, 2024 yılıyla harçlar ciddi ölçüde arttı” dedi ve Adalet Bakanlığı’na şöyle seslendi:

“Hiç değilse ölüm kaydını alabilmek için açılacak olan gaiplik davalarında Adalet Bakanlığı bir karar alsın. Bir değişiklik yapsınlar ve açılacak davaların masraflarını devlet üstlensin. Kayıpları için bir daha uğraşacak insanlarımızdan bu kolaylık esirgenmesin. Hem acıları yaşa, acıları tazele, hem böyle bir zorlu dava sürecine gir, hem de masraflara katlan… Biz ne kadar söylesek de, sorumluları tespit etmekten, etkili yargılamalar yapmaktan madem kaçınıyorsunuz. Hiç değilse bu büyük mahcubiyeti biraz olsun gidermek adına böyle bir karar alabilir devletimiz. Yani gaiplik davaları hızlıca yürüsün ve dava masrafları devlet tarafından karşılansın.”

Editör: Haber Merkezi