Emek

İMO Adana’da Genel Kurul: “Deprem Kader Değil, Bilim ve Kamucu Mühendislik Zorunluluktur”

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi 26. Dönem Olağan Genel Kurulu, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Abone Ol

İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi 26. Dönem Olağan Genel Kurulu’nda konuşan oda yöneticileri ve konuklar, 6 Şubat depremlerinin ardından hesap sorulması, bilimsel mühendislik ilkelerinin esas alınması ve kamucu yapı üretim süreçlerinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Genel Kurul Seyhan’da Yapıldı

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi 26. Dönem Olağan Genel Kurulu, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 10.00’da Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Genel Kurulu yönetmek üzere Divan Başkanlığına Abdullah Bakır, başkan yardımcılıklarına Emel Varkal ve Eser Çiğdem Coşkun, yazmanlıklara ise Sevgi Yalçın ile Emin Yüksekkaya seçildi.

Siyaset ve Emek Örgütlerinden Yoğun Katılım

Genel Kurula; CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut ve Müzeyyen Şevkin, CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, Emek Partisi, Sol Parti, TKP ve DEM Parti temsilcileri ile çok sayıda emek ve meslek örgütünün temsilcisi katıldı.

Divan Başkanı Abdullah Bakır’ın kısa açılış konuşmasının ardından söz, İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak’a verildi. Genel kurulda ayrıca CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, CHP milletvekilleri Ayhan Barut ve Müzeyyen Şevkin, Adana Tabip Odası Başkanı Özden Polatöz ile çok sayıda oda, siyasi parti ve emek örgütü temsilcisi de konuşma yaptı.

Abdullah Bakır: “Gerçek Sorumlular Hâlâ Hesap Vermedi”

Divan Başkanı Abdullah Bakır konuşmasında, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, yıkımın gerçek sorumlularının hâlâ adalet önüne çıkarılmadığını söyledi.

Bakır, mühendis ve mimarların günah keçisi ilan edilmesini kabul etmediklerini vurgulayarak, “Depreme dayanıklı yapılar; mühendislik ve mimarlık biliminin kamucu bir anlayışla yapı üretim süreçlerinin tümünde uygulanmasıyla mümkündür” dedi.

Hıdır Çak: “Güvenli Yapı, Ancak Bilimsel ve Kamucu Mühendislikle Mümkündür”

İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, genel kurulda yaptığı kapsamlı konuşmada, mühendisliğin yalnızca teknik bir meslek değil, doğrudan insan yaşamını ilgilendiren kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Genel Kurulun, yalnızca geride bırakılan çalışma döneminin değerlendirilmesi değil; aynı zamanda Adana’nın ve ülkenin geleceğine dair mühendislik sorumluluğunun yeniden hatırlanması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin en yakıcı gerçeğinin deprem olduğuna dikkat çeken Çak, deprem güvenliğinin artık bir tercih değil, teknik ve etik bir zorunluluk olduğunu söyledi. 6 Şubat depremlerinin, yıllardır yapılan uyarıların ne kadar haklı olduğunu acı biçimde ortaya koyduğunu belirten Çak, “Doğal afetler kader değildir. Kader olarak sunulan şey; ihmallerin, denetimsizliğin ve rant odaklı politikaların üzerinin örtülmesidir. Mühendislik ise bu anlayışı değiştirebilecek en güçlü araçtır” dedi.

Çalışma dönemleri boyunca yapı stokunun incelenmesi, riskli yapıların belirlenmesi, güçlendirme ve kentsel dönüşüm süreçlerinin bilimsel esaslara göre yürütülmesi için yoğun emek harcadıklarını aktaran Çak, hazırlanan teknik raporların ilgili kurumlara iletildiğini ve afetlere dirençli kentler için mühendisliğin rehber alınması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini söyledi.

Yerel yönetimlerle kurulan iş birliklerine de değinen Çak, belediyelerle imzalanan protokollerle mesleki standartların yükseltilmesinin ve yapı güvenliğine doğrudan katkı sunulmasının hedeflendiğini ifade etti. Adana’daki yapı stokunun kapsamlı bir envanterinin çıkarılmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Çak, bu konuda yerel yönetimlerle ortak çalışmaya hazır olduklarını da açıkça dile getirdi.

Deprem sonrası yürütülen yargılamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çak, davaların çoğunlukla yalnızca yapım sürecinde görev alan mühendisler ve teknik personel üzerinden şekillendiğini söyledi. Oysa güvenli bir yapının ortaya çıkmasının; imar planları, ruhsat süreçleri, denetim mekanizmaları ve idari kararlar dâhil olmak üzere çok katmanlı bir sürecin ürünü olduğunu vurguladı. Bu sürecin yalnızca tek bir halkasına odaklanılarak yapılan yargılamaların hem teknik gerçeklikle hem de hukuki sorumluluk ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.

İmar affı ve barışı uygulamalarının yapı güvenliğini ortadan kaldırdığını belirten Çak; ruhsatsız kat ilaveleri, taşıyıcı sistemi tahrip eden müdahaleler ve tüm bu süreçlere göz yuman idari-siyasi sorumlulukların depremlerdeki yıkımın temel nedenleri olduğunu söyledi. “Hesap sorulması gereken asıl alan, bu sistematik ve yaygın ihlaller bütünüdür” diye konuştu.

Yapı denetim sistemindeki kronik sorunlara da dikkat çeken Çak, şantiyelerde sürekli ve etkin mühendislik denetiminin hâlâ tam anlamıyla sağlanamadığını belirtti. Proje müellifi, şantiye şefi, fenni mesul, yapı denetim firması ve müteahhit arasındaki yetki ve sorumluluk karmaşasının devam ettiğini, periyodik yapı kontrol sisteminin bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti.

Türkiye’deki müteahhitlik sistemini de sert sözlerle eleştiren Çak, müteahhitliğin serbest bir ticari faaliyet alanı olarak değil, teknik uzmanlık gerektiren bir alan olarak tanımlanması gerektiğini söyledi. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye’de müteahhit sayısının olağanüstü yüksek olduğuna dikkat çeken Çak, asgari mühendis ortaklığının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şantiye şefliğinin hayati önem taşıdığını belirten Çak, “Enkaz başında ‘kimse var mı?’ diye bağırmamak için, her şantiyede tam zamanlı bir şantiye şefi olmalıdır” dedi. İMO’nun uzun süredir yürüttüğü “her şantiye bir şef” kampanyasının bu anlayışın ürünü olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda mühendisliğin yalnızca yapı üretmek değil, insan yaşamını korumak anlamına geldiğini vurgulayan Çak, mesleğin doğrudan bir kamu hizmeti olduğunu söyledi. Yeni dönemde de bilimden, teknikten ve kamu yararından ödün vermeden, mesleğin saygınlığını ve toplumun güvenliğini önceleyen bir anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini belirtti.