"Bizler sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Çünkü bu ülkenin bütün değerlerini bizler ürettik. Fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, hastanelerde, atölyelerde, kamu kurumlarında yıllarımızı verdik. Bugün bize reva görülen sefalet düzenini kabul etmiyoruz."
Tüm Emeklilerin Sendikası, Adana’da yoğun yağış altında İnönü Parkı’nda gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla emeklilerin yaşadığı ekonomik krize dikkat çekti. “Emekliye Bayram Değil, Yoksulluk Dayatılıyor!” başlığıyla yapılan açıklamada, milyonlarca emeklinin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlandığı vurgulandı.
Sendika adına açıklamayı okuyan İrfan Turhan, emeklilerin artık geçinemediğini belirterek her emekli maaşına derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılması çağrısında bulundu.
“Türkiye’nin Dört Bir Yanında Meydanlardayız”
Basın açıklamasında, sendikanın yalnızca Adana’da değil Türkiye genelinde eş zamanlı olarak alanlara çıktığı ifade edildi. Emeklilerin yaşadığı yoksulluğu görünür kılmak ve insanca yaşam taleplerini duyurmak amacıyla meydanlarda olduklarını belirten Turhan, 12 Nisan’da gerçekleştirilen bölge mitinglerini hatırlattı.
İstanbul, Bursa, Aydın, Mersin, Kayseri, Trabzon, Karabük ve Dikili’de düzenlenen mitinglere yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı belirtilirken, bunun emeklilerin artık sessiz kalmayacağının açık göstergesi olduğu ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Meydanlarda yükselen ses; açlığa, yoksulluğa, sefalet ücretlerine ve halk düşmanı politikalara karşı ortak bir itirazın sesi olmuştur. Emekliler olarak bir kez daha göstermiş bulunuyoruz ki; bu ülkenin gerçek sahipleri, yıllarca üreten, çalışan ve alın teri döken milyonlardır.”
“Emekli Maaşları Eridikçe Eridi”
Açıklamada, emekli aylıklarının yıllardır sistemli biçimde eridiği ve yapılan maaş artışlarının daha emeklinin cebine girmeden hayat pahalılığı karşısında yok olduğu vurgulandı.
Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle emeklilerin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtilirken, milyonlarca emeklinin borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalıştığı ifade edildi.
Sendika, emeklilerin yaşadığı sorunun yalnızca “yüzdelik zam” meselesi olmadığını belirterek düşük maaşlara yapılan oran bazlı artışların yoksulluğu kalıcı hale getirdiğini savundu.
“Her Emekli Maaşına 20 Bin TL Seyyanen Zam Yapılmalı”
Basın açıklamasının en dikkat çeken talebi ise tüm emeklilere ayrım gözetilmeksizin 20 bin TL seyyanen zam yapılması oldu.
Açıklamada şu değerlendirmeler yer aldı:
“Seyyanen zam; maaşı düşük olan emeklilerin nefes alabilmesi için zorunludur. Bu talep yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve toplumsal bir taleptir.”
Emeklilerin pazara çıkamaz hale geldiği, et, süt ve peynir gibi temel gıda ürünlerine erişemediği belirtilirken, sağlık harcamalarının da karşılanamaz boyutlara ulaştığı ifade edildi.
“Bir Haftalık Pazar Parasına Dönüştü”
Sendika açıklamasında, bayram ikramiyeleri de eleştirildi. Emeklilere verilen 4 bin TL’lik bayram ikramiyesinin bugünün ekonomik koşullarında anlamını yitirdiği belirtilerek, 2018 yılında verilen ilk ikramiyenin asgari ücret karşısındaki alım gücü hatırlatıldı.
Açıklamada, 2018’de 1.000 TL olarak verilen ikramiyenin o dönem asgari ücretin yaklaşık yüzde 62’sine denk geldiği, aynı oranın korunması halinde bugün bayram ikramiyesinin en az 17 bin 500 TL olması gerektiği ifade edildi.
Kurban Bayramı öncesinde ikramiyenin artırılmasına yönelik herhangi bir hazırlık yapılmamasının da emeklilerin yaşadığı ekonomik yıkımın görmezden gelindiğinin göstergesi olduğu savunuldu.
“Kaynak Sermayeye Var, Emekliye Yok”
Açıklamada hükümetin ekonomi politikaları da eleştirilerek, emeklilere kaynak olmadığı söylenirken sermayeye vergi afları çıkarıldığı, şirket borçlarının silindiği ve kamu kaynaklarının ayrıcalıklı çevrelere aktarıldığı öne sürüldü.
Sendika taleplerini şu maddelerle sıraladı:
- Her emekli aylığına derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılması,
- Emekli bayram ikramiyesinin en az asgari ücret düzeyine çıkarılması.
“Emekliler Bu Ülkenin Onurudur”
Basın açıklaması, emeklilerin yıllarca çalışarak ülkenin tüm değerlerini ürettiği vurgusuyla sona erdi. Fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, hastanelerde ve kamu kurumlarında ömürlerini harcayan emeklilerin bugün sefalet içinde yaşamaya zorlandığı ifade edilerek şu mesaj verildi:
“Emekliler bu ülkenin yükü değil, onurudur. Ve o onur teslim olmayacaktır.”



