Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

İstanbul Barosu Seçimleri Sadece Bir Seçim Değildir!

A+ | A-

İstanbul Barosu Seçimleri Sadece Bir Seçim Değildir!

Aslen FETÖ projesi olan ve daha evvelde birçok kez ısıtılarak gündeme getirilen çoklu-paralel baro inadı ve ısrarından sonra bu hafta sonu yapılacak İstanbul Barosu seçimleri artık daha farklı anlamlar taşımaktadır.

İstanbul Barosu mensubu olduğu avukat sayısının fazlalığının ötesinde ülkemizin hukuk ihlallerinin önlenmesi, yargı bağımsızlığının ve savunmanın özgürlüğünün yaşama geçmesi noktasında tarih boyunca çok önemli misyonlar üstlenmiştir.

12 Eylül döneminde Baro Başkanı Av. Orhan Adli Apaydın’ın hukuksuzluklara karşı durması nedeniyle cunta tarafından kapısına kilit vurulan ve yasa değişikliği yapılarak başkanı tutuklanan bir barodur İstanbul Barosu ve her zaman bu hukuksuzluklara direnmiş ve hukukun üstünlüğü mücadelesinin mihenk taşlarından olmuştur.

Bu gelenek son dönemlerdeki hukuksuzluklara karşı da aynen devam etmiş; Soma davası, Selçuk Kozağaçlı ve avukat arkadaşların tutuklanmaları, Cumhuriyet Gazetesi davası, Gezi Parkı davaları, Türk Tabipler Birliği davası, Ankara Tren Garı Katliamı, Aladağ Kız Yurdu Yangın Faciası davası gibi birçok toplumsal olayları ve davaları takip edilerek cesur ve ilkeli çizgi devam etmiştir.

Adalet ve Demokrasi Nöbetleri ile hukuk ve adalet haykırışı başarıyla yürütülmüştür.

Baroları, avukatları ve savunmaya yandaş̧ hale getiremeyenler paralel baro yasasında yaptıkları değişikliklerle ve aynı zamanda temsilde adalet ilkesine aykırı şekilde delege yapısını değiştirerek siyasi iktidarın ve Cumhurbaşkanının baston değneği haline gelen TBB ve Feyzioğlu anlayışını sürdürecekleri yanılgısı yaşıyorlar.

Paralel baro yasasından uzunca bir süre geçmesine rağmen geçim telaşı, kamudan iş elde etme, siyasi göz kırpmalar mantığı ile dahi yaşama geçirilemeyen 2 nolu barolar, kamu avukatlarına yapılan baskılar ve genç̧ avukatları verilen vaatlerle kurulsa da, herkes biliyor ki avukatlar bu ucube düzenlemeye ve baroları işgal çabalarına geçit vermediler.

Bu tablo ve ülkemizde yoğunluğunu arttıran keyfi parti devleti ve tek adam yönetimi uygulamalarına karşı baroların misyonu, görev ve sorumluluğu artık daha fazladır. İki haftalık süredeki İstanbul Barosu, Gaziantep Barosu genel kurulları sonrası Türkiye Barolar Birliğinin genel kurul süreci başlamalı, baroların, avukatların gerçek iradesi ortaya çıkmalı, Balgat’tan başlayacak ruh değişikliği tüm ülkeye yayılmalıdır.

işte 8 adaylı İstanbul Barosu seçimleri bu nedenlerle sadece seçim değildir, anlamlı duruşun ve mücadelenin devamını getirecek sonuçlar ortaya koymalıdır.