Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

Kaldırıma gömülen 282 cenaze için ortak basın açıklaması gerçekleştirildi.

A+ | A-

Kilyos Mezarlığı’nda kaldırıma gömülen 282 cenaze için birçok kurumun ve ailelerin katılımıyla yapılan toplantıda, cenazelerin ailelere teslim edilip özür dilenmesi çağrısı yapıldı.

İstanbul’daki hukuk ve sivil toplum örgütleri, Bitlis’in Yukarı Ölek  köyünde askerler tarafından yıkılan Garzan Mezarlığı’ndan çıkarılıp İstanbul’daki Kilyos Mezarlığı’nda kaldırıma gömülen 282 cenazeye ilişkin Taksim’de bulunan Hill Otel’de basın toplantısı düzenledi.

Açıklamaya, kurum temsilcilerinin yanı sıra HDP milletvekilleri Hişyar Özsoy ve Hüda Kaya, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cenazelerini alan ve alamayan birçok aile de katıldı.

Hazırlanan ortak basın açıklamasını İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu.

Garzan Mezarlığı’nın, kamuoyunda “Çözüm Süreci” veya “Barış Süreci” olarak adlandırılan süreçte farklı tarihlerde çatışmalarda hayatını kaybetmiş kişilerin defnedildiği 13 mezarlıktan biri olduğunu hatırlatan Yoleri, mezarlıklarla ilgili bilgilendirmelerde bulundu.

Mezarlıkta defnedilen cenazelerin büyük bir çoğunluğunun 1990’lı yıllardaki yoğun çatışmalarda hayatını kaybetmiş kişilere ait olduğunu anımsatan Yoleri, “Yine, 2000’li yıllar itibarıyla İHD gibi kurumların Bitlis’te yaptığı çalışmalar sonucu ortaya çıkan bazı toplu mezarlardan çıkan cenazeler de buraya taşınarak yeniden defnedilmiştir. Ayrıca, 2014 tarihinde Rojava’da İŞİD’e karşı süren savaşta hayatını kaybeden bazı kişilerin naaşları da bu mezarlığa defnedilmiştir” dedi.

‘Toplum vicdanı derinden yaralandı’

Ulusal ve uluslararası mevzuatları hatırlatan Yoleri, şöyle dedi:

Tüm bu normlar ışığında, mezarlığın önce tahrip edilip daha sonra iş makinaları ile mezarların kazılarak boşaltıldı, aileler hiçbir şekilde haberdar edilmedi ve görüşleri alınmadı. Çıkarılan cenazelerin sahiplerinin gerçek anlamda araştırılmaması, adli tıp sonrası tekrar çıkarıldıkları mezarlara gömülmemeleri, Kilyos Kimsesizler Mezarlığı’nda hukuk, örf, adet, gelenek ve dini öğretilere uyulmadan toplu ve belirsiz bir şekilde gömülmeleri hukuka aykırı olduğu gibi toplum vicdanını da derinden yaralamıştır.

‘Meclis Araştırma Komisyonu kurulsun’

Yoleri, cenazelerle ilgili önerileri şöyle sıraladı:

Garzan Mezarlığı’nın tahribi ve taşınması ile ilgili bir Meclis Araştırma Komisyonunun kurulması ve/veya adli ve idari soruşturmaların başlatılması ve sorumluların belirlenerek cezalandırılması.

Mezarlıktan çıkarılan 282 cenazenin kimliklerinin belirlenmesi ve ailelerine teslim edilmesi.

Kimliklendirmesi gerçekleşemeyen cenazelerin günümüzle ilgili bilimsel yetilerine sahip uzmanlar tarafından toplu olarak gömüldükleri kaldırım dibinden derhal çıkarılmaları ve Garzan’da çıkarıldıkları mezarlığa tekrardan gömülmeleri.

Kaldırım dibine toplu olarak gömülen cenazelerin ailelerinden yaşadıkları travma ve ıstıraptan dolayı özür dilenmesi.

‘Hangi kitapta var?’

Aileler adına söz alan Rewşan Döner ise şunları söyledi:

Kilyos Mezarlığı’na gittiğimizde, çocuklarımızın su arkının içine gömüldüğünü gördük. Dini kitapların hangisinde böyle bir şey var? Cenazelerimize yapılan bu zulmü kabul etmiyoruz. Aileler olarak 3 yıldır bu acıyı çekiyoruz. Tek talebimiz çocuklarımızın cenazelerinin teslim edilmesi. Bunun içinde kimin elinden ne geliyorsa yapsın.

ANYA-KAY-DER: Cenazelerin kaçırılması bir ilk

ANYA-KAY-DER Eşbaşkanı Şehmus Işık, ailelere yaşatılanların “düşman hukuku” olduğunu söyledi.

Cenazeler üzerinden uygulamalar ile ailelere travma yaratıldığını dile getiren Işık, “Bazı ailelere cenazesinin dördüncü kere defnettiğini söylüyor. Bu örneğe baktığımızda ailelere yaşatılmak istenen acıyı anlayabiliriz. Dünyada ilk kez cenazelerin kaçırılma olayıdır Garzan Mezarlığı. Türkiye kamuoyu yaşatılan bu acıya karşı sorumlu ve vicdani olmalı” dedi.

Tanrıkulu: Bilinçli yapıldı

CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu da uygulamanın bilinçli olduğunu belirterek, şunları söyledi:

Mezara dokunmak ölüm kadar acıdır. İnsanlar kendi yakınlarını ölümlerini dokunmaları travma yaratır. Bu bilinçsiz bir şekilde yapılmadı. Bilerek bilinçli bir şekilde yapılan bir olay. Sadece Garzan değil, birçok mezarda bunu bilerek yaptılar. Bu vicdansız ve hukuksuz bütün toplumu zedeleyen durum toplumsal barışı da zedeliyor. Umarım kamuoyunun vicdanıyla bu olayı çözeriz.

Özsoy: Sistematik bir şekilde gerçekleşti

HDP’li Hişyar Özsoy ise mezarlıklara ve cenazelere yapılan saldırının sistematik bir şekilde gerçekleştiğini söyledi.

Özsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

İlginç olan şu; Kürtlerin ölüleri ölüden bile sayılmıyor. Bir insan ölüsü olarak kabul edilse naaşına saygı gösterilir. Kürtler insani bir ölüme layık gösterilmiyor. Albert Camus’un söylediği gibi, bir ülkenin durumunu ‘insanların nasıl öldüğüne bakacaksınız’ sözleriyle açıklıyor. Türkiye’de insanların nasıl öldüğünü baktığımızda vahşice nasıl öldürüldüklerini göreceksiniz