Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

KESK: 3600 Ek Gösterge Yasa Teklifi Hakkındaki Görüş ve Önerilerimiz

A+ | A-

KESK “TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden 3600 ek gösterge yasa teklifine ilişkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu çerçevesinde, görüş ve önerilerimize yer verdiğimiz rapor yayınladı.

KESK yayınladığı raporda şu ifadelere yer verdi.

Konfederasyonumuz hükümetin defalarca kamuoyuna açıkladığı “3600” ek gösterge ile ilgili değerlendirmeleri hakkında 15 Mart 2022 ve 7 Haziran 2022 tarihlerinde oldukça kapsamlı değerlendirmeler yapmış ve kamuoyu ile paylaşmıştı. Siyasi iktidarın ”devrim” diye sunduğu açıklamaları nihayet torba kanun teklifi olarak 28 Haziran 2022 akşam geç saatlerde TBMM Başkanlığına sunulmuştur. 

4688 sayılı Kanunun gerek toplu sözleşmeye dair hükümleri gerekse Kamu Personeli Danışma Kurulu’na (KPDK) dair hükmü gereği kamu emekçilerinin mali ve sosyal halkları ile ilgili olarak ilk 3 konfederasyonla görüşmesi ve önerilerini alması gerekmektedir.

Ancak buna rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı söz konusu düzenlemeleri görmezden gelerek konu hakkında sadece Memur Sen’in katıldığı toplantılar düzenlemekle yetinmiştir. 

 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (ÇSGB) konfederasyonumuz KESK’i dışlayan bir çalışma yürütmesinin kamu emekçilerinin aleyhine bir sonuç doğurduğunu şimdiden belirtmek isteriz. Yandaş konfederasyonlarla yapılan çalışmanın yeterli olmadığı aşağıdaki değerlendirmemizle bir kez daha anlaşılmış olacaktır.

ÇSGB’nin dışlama tutumuna karşın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun konfederasyonumuzu davet edip görüş ve önerilerimizi almasını anlamlı bulmakla birlikte görüş ve önerilerimizin hayata geçirilmemesini de ciddi olarak eleştirmekteyiz.

İlk olarak daha önceki açıklamalarımızda da altını çizdiğimiz üzere; Torba kanun içinde yer alan 3600 ek gösterge düzenlemesi tüm kamu emekçilerini ve emeklilerini kapsamamaktadır

Diğer hususları temel başlıklar halinde sıralayacak olursak: 

  1. Bilindiği gibi kamu emekçilerinin mali ve soysal hakları 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 2008 yılına göre değişmektedir. Buna göre 2008 öncesi 657 sayılı Kanun’un 4a maddesine göre göreve başlayanlar 5434 sayılı emekli sandığı kanunun tabidir.  Buna karşın ek gösterge teklifinde 5510 sayılı kanuna tabi onlalar bakımından emeklilik yönünden bir düzenleme yoktur. 

Hâlihazırda görev yapan üç buçuk milyon civarındaki kamu görevlisinin yaklaşık yarısı Ekim 2008 tarihinden sonra, yani 5510 sayılı kanuna göre kamu görevine başlamıştır. Bu nedenle ek gösterge düzenlemesi bu kesimi emeklilik yönünden kapsamaktadır. Yani yaklaşık 1.750.000 kamu görevlisi mevcut yasaya göre emekli aylığına yansıma oranlarından yararlanamayacaktır. Çünkü bu grubun emekli aylığı ileride emekli olduklarında 5510 sayılı kanuna göre hesaplanacaktır. Bu durumda ek göstergenin çalışırken aldığı maaşa yansıdığı kadar emekli olduğunda yansımayacaktır.  

Kısacası ek gösterge teklifi Ekim 2008 sonrasında göreve başlayan kamu emekçilerini emeklilik yönünden kapsamadığı (çok cüzi yansıyacaktır) için en az 1.750.000 kamu görevlisi kapsam dışı kalmış ve iktidarın teklifin 5 milyon 300 bin kamu emekçisini ve emeklisini kapsadığı yönündeki propagandası karşılık bulmamıştır. 

  • Teklif 657 sayılı kanuna ekli ek gösterge cetvellerini düzenlediğinden dolayı 4b’li sözleşmeliler ve özel kanunlarına göre sözleşmeli çalışanlar kapsam dışı kalmıştır. Cumhurbaşkanlığı Strateji bütçe başkanlığı verilerine göre mevcut durumda 565 bin sözleşmeli kapsam dışında kalmıştır.
  • Teklifin 2. Maddesi ile 5434 sayılı kanunun mülga ek 70. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendi ile 2. Fıkrası yeniden düzenlenmiştir. 

Özel hizmet tazminat oranı %165 olan grup 6400 ek göstergesi 5400’e çekilmek sureti ile genişletilmiştir. Böylece daire başkanından başlamak üzere üst düzey bürokratlar lehine bir ayrıcalık yaratılmış, daire başkanı altı kadrolar ile üstü kadrolar arasında bir uçurum oluşturulmuştur.

Bu düzenlemenin adil olabilmesi ve kamu emekçilerinin emekli aylıklarını anlamı bir şekilde artırılabilmesi için b bendindeki oranların aşağıdaki şekilde yeniden düzenlemesini önermekteyiz.

Ek göstergesi 2100’den daha az olan kamu emekçileri için mevcut %55’in %100’e yükseltilmesi,

Ek göstergesi 2100 (dâhil) – 3600 (hariç) arasında olan kamu emekçileri için mevcut %85’in %130’a yükseltilmesi,

Ek göstergesi 3600 (dâhil) – 4800 (hariç) arasında olan kamu emekçileri için mevcut %145’in %160’a yükseltilmesi,

Ek göstergesi 4800 (dâhil) – 6400 (hariç) arasında olan kamu emekçileri için mevcut %165’in %180’e yükseltilmesi,

Ek göstergesi 6400 (dâhil) – 7600 (hariç) arasında olan kamu emekçileri için mevcut %195’in %200’e yükseltilmesi,

Ek göstergesi 7600 (dahil- 9000 (dahil) arasında olan kamu emekçileri için  %220’e yükseltilmesi 

Gerekmektedir. 

Böylece ek göstergenin emekli aylığına yansıma oranları daha adil hale geleceğinden salt ek gösterge rakamı üzerinden yapılacak tartışmalar da sona erecektir. 

5510 sayılı kanuna göre 1 Ekim 2008 tarihinden sonra kamu görevine başlayan kamu emekçileri de dâhil olmak üzere emekli aylıklarının insan onuruna yakışır bir düzeye çıkarılması için: Yaşlılık aylığına esas aylığın hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısının, 4447 sayılı Kanunda tanımlanan ilk halinde olduğu gibi TÜFE ile gelişme hızının çarpımı olması, yaşlılık aylığı bağlama oranlarının her tam yıl için 2 puan yerine 3 puan olarak değiştirilmesi gerekmektedir

Böylece 5434 sayılı kanuna tabi emekliler ile 5510 sayılı kanuna tabi olacak emekliler arasında emekli aylığı farklılığı azaltılmış olacaktır. 

4- Teklifi incelediğimizde hizmet sınıfları bakımından farklı farklı uygulamalar yapıldığını görmekteyiz. 

Bu farklılığın giderilebilmesi için tüm hizmet sınıflarında çeşitli unvan ve kadrolar dışında kalıp tablonun en alt sırasında yer alan kamu emekçilerinin ön lisans ve lisans mezunlarının aynı grupta değerlendirilerek “yüksek öğrenim görenler” biçiminde tanımlanması ve söz konusu kesime 3600 ek gösterge verilmesi gerekmektedir.

Buna göre:

  1. Teklifin Genel İdari Hizmetler Sınıfı bölümünün i bendinde belirtilen yüksek öğrenim mezunlarının 1. Derecede olanlarına 3600 ek gösterge uygulanması, üst sırlarda yer alan bentlerin de buna göre yükseltilmesi gerekmektedir. Böylece şeflerin de dahil olacağı şekilde sırasıyla idari personelin 3600 ek göstergeden yaralanması sağlanmış olacaktır. 
  2. Teklifin Teknik Hizmetler Sınıfında da ön lisans ve lisans mezunlarının aynı gruba alınarak yüksek öğrenim mezunları adı altında gruplandırılması ve bu gruba 3600 ek göstergenin yansıtılması gerekmektedir. Kamuda nitelikli teknik eleman çalışma zorunluluğu gözetilerek bu düzenlemenin yapılması gerekmektedir. 
  3. Teklifin Sağlık Hizmetleri Sınıfı bölümünde yüksek öğrenin grubu oluşturularak bunlara 3600 ek gösterge yansıtılarak sorun önemli oranda çözülmüştür. Ancak hekim grubu ile uzman hekim grubunun ek göstergelerinin uzmanlar bakımından 7000’e, pratisyenler bakımından 5400’e yükseltilmesi gerekmektedir. 
  4. Teklifin Yardımcı Hizmetler Sınıfı bölümünde 1-4 derecede bulunanlara 600 ek gösterge getirilmiştir. Ancak bu gruptakilerin 4 dereceye gelebilmesi için en az tahminen 27 yıl çalışması gerekmektedir. Bu nedenle derece grubunun kaldırılması ya da 1-8 dereceye çekilmesi gerekmektedir.