Emek

KESK, Ankara’dan ülke geneline seslendi: “Geçinemiyoruz! Ek zam istiyoruz, grevdeyiz!”

KESK, hükümetin milyonlarca kamu emekçisi, emekli ve asgari ücretliye dayattığı yoksulluk politikalarına karşı 14 Ocak’ta ülke genelinde iş bıraktı.

Abone Ol

Ankara’da Milli Kütüphane önünde toplanan kamu emekçileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yürüdü. KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, “Maaşlarımız eridi, geçinemiyoruz; insanca yaşam talebi için iş bırakıyoruz” dedi.

KESK Türkiye genelinde üretimi durdurdu

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), iktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının yarattığı ağır yoksulluk ve gelir kaybına karşı ek zam talebiyle 14 Ocak’ta tüm illerde iş bıraktı. Kamu emekçileri, “geçinemiyoruz, insanca bir yaşam istiyoruz” şiarıyla üretimden gelen güçlerini kullanarak alanlara çıktı.

Ankara’da eylem programı kapsamında saat 11.30’da Milli Kütüphane önünde buluşan kamu emekçileri, sloganlar eşliğinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) önüne yürüdü. Saat 12.30’da burada basın açıklaması gerçekleştirildi.

Ayfer Koçak’tan hükümete çağrı: “Geçinemiyoruz, duyun sesimizi!”

KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Bakanlık önünde yaptığı konuşmada geçim krizine, hayat pahalılığına ve kamu emekçilerinin yoksullaşmasına dikkat çekti. Koçak şöyle konuştu:

“Geçinemiyoruz! İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz.”
Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz.
Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında grevdeyiz.
‘Neden iş bırakıyorsunuz, ne talep ediyorsunuz?’ diye soranlara cevabımız nettir: Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar, duymazdan geliyorlar.”

“Gerçek enflasyon gizleniyor, maaşlarımız eriyor”

Koçak, TÜİK’in açıkladığı verilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, enflasyon karşısında kamu emekçilerinin giderek yoksullaştığını ifade etti:

“TÜİK’in sahte verilerine göre bile enflasyonda dünya sıralamasında üst sıralara tırmanmış durumdayız. Maaşlarımız Merkez Bankası tahminlerine ve gerçekliği olmayan TÜİK verilerine göre belirleniyor. Bize her defasında yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısı kadar zam veriliyor.”

Koçak, aylık giderlerdeki artışın zamları katladığını vurguladı:

“Kamu emekçileri olarak 2026’ya ortalama yüzde 12,5 maaş zammıyla girdik. Ama toplu taşıma, sağlık katkı payları, köprü–otoyol geçişleri ve temel tüketim kalemlerine yapılan zamlar bizim maaş artışımızın en az iki katı oldu. Kiralar ise neredeyse üç kat arttı.”

“Maaş zamları kiraya ve vergiye gidiyor”

Koçak, somut örneklerle yaşanan kaybı şöyle anlattı:

“Aralık ayında 55 bin lira maaş alan bir memur 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak ayında maaşı 66 bin liraya çıktı ama kirası 33 bin 720 liraya yükseldi. Maaş zammı diye verilenlerin çoğu kiraya gitti; kalan ise adaletsiz vergi dilimleriyle daha cebimize girmeden eriyecek.”

“Yoksullaşma tesadüf değil, bir tercih”

KESK Eş Genel Başkanı, bütçe tercihlerinin emekçiler aleyhine yapıldığını söyleyerek hükümeti eleştirdi:

“Bize ‘kaynak yok’ deniliyor. Oysa sorun kaynak sorunu değil, kaynağın kimin için harcandığıdır. Vergilerimiz faiz ödemelerine, yandaş garantilerine ve silahlanmaya aktarılıyor. Yoksulluk ise milyonlara reva görülüyor.”

KESK taleplerini açıkladı

Koçak, kamu emekçilerinin somut ve acil taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • Ocak ayından itibaren ek %20 maaş artışı

  • 2023’te verilen ilave seyyanen ödemenin taban maaşlara yansıtılması

  • Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge

  • Mülakatın tamamen kaldırılması

  • Emekli aylıklarına ilave seyyanen ödemenin yansıtılması

  • Grevli toplu sözleşmenin önündeki engellerin kaldırılması

  • Haziran ayına kadar gerçek toplu pazarlık sistemi

  • En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması

  • kira, kreş ve yol desteği

“Kurtuluş yok tek başına”

Koçak konuşmasını mücadele çağrısıyla bitirdi:

“Bir avuç azınlığın lehine olan bu tabloyu biz yaratmadık. Biz kapıkulu değiliz, kamu emekçisiyiz.
Bugün susarsak yarın geç kalırız, bugün durursak yarın yok sayılırız.
Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın KESK!”