ITUC, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını “yasadışı ve sorumsuz” olarak nitelendirirken, İran’ın bölge ülkelerine dönük misillemelerini de kınadı. Genel Sekreter Luc Triangle, “Bombalar ve şiddet demokrasiyi sağlayamaz. Kalıcı barış ancak sosyal adalet ve insan haklarıyla mümkündür” dedi.

Dünyanın en büyük sendikal çatı örgütlerinden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim karşısında derhal ateşkes ve barış müzakerelerine geri dönülmesi çağrısında bulundu.

Konfederasyon, bölgedeki tüm askeri operasyonların durdurulmasını, gerilimin tamamen azaltılmasını ve diplomatik sürecin yeniden başlatılmasını talep etti. Açıklamada, “Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir. Savaş asla çalışan insanların çıkarına değildir. İşçiler barış, demokrasi ve insana yakışır iş ister; amansız bombalamalar ve misilleme saldırıları değil” ifadelerine yer verildi.

“Askeri gücün sorumsuz kullanımı derhal durdurulmalı”

ITUC Genel Sekreteri Luc Triangle, askeri tırmanışın bölgeyi daha geniş ve yıkıcı bir savaşa sürükleme riski taşıdığına dikkat çekerek, Birleşmiş Milletler’in güçlü ve koordineli bir diplomatik rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Triangle, “Askeri gücün sorumsuz kullanımı derhal durdurulmalıdır. Adil ve kalıcı bir barış için Birleşmiş Milletler öncülüğünde diplomasi şarttır” dedi.

İsrail ve ABD’ye kınama, İran’a eleştiri

ITUC, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği bombalamaları “uluslararası hukuku ihlal eden, diplomasiyi baltalayan ve bölgeyi topyekûn savaşa sürükleme riski taşıyan eylemler” olarak nitelendirerek şiddetle kınadı.

Öte yandan İran’ın Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Kıbrıs’a yönelik misilleme saldırılarının da sivillerin hayatını tehlikeye attığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği belirtildi. Açıklamada, “Herhangi bir tarafın gerilimi tırmandırması güvenlik, barış veya demokrasi getirmeyecektir” denildi.

ITUC’un talepleri

Konfederasyon, bölge için şu başlıklarda çağrıda bulundu:

  • Tüm taraflarca derhal ateşkes ve gerilimin tamamen azaltılması,

  • Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na sıkı biçimde uyulması,

  • Nükleer silahsızlanma ve diyaloğa dayalı bölgesel güvenlik düzenlemelerine yeniden bağlılık,

  • İfade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve demokratik haklara tam saygı.

Açıklamada, uluslararası hukuka dayalı ve etkili BM koordinasyonuyla desteklenen diplomasinin, adil ve barışçıl bir gelecek için kritik önemde olduğu vurgulandı. Umman’ın kolaylaştırdığı arabuluculuk çabalarında yaşanan aksaklıkların ise kaygı verici olduğu ifade edildi.

Kansu Yıldırım: “Türkiye kapitalizmi çocuk işçilik üzerinden büyüyor”
Kansu Yıldırım: “Türkiye kapitalizmi çocuk işçilik üzerinden büyüyor”
İçeriği Görüntüle

Demokratik ülkelere eleştiri

ITUC, Kanada, Avustralya ve İngiltere gibi bazı demokratik ülkelerin söz konusu askeri operasyonlara destek vermesinden derin endişe duyduğunu açıkladı. Uluslararası hukuka tutarlı biçimde uyulmamasının, hukukun güvenilirliğini zedelediği ve küresel barış ile güvenliği tehdit ettiği belirtildi.

“Savaşın ilk mağduru işçiler”

Konfederasyon, savaşın ve yaptırımların ilk ve en ağır sonuçlarını her zaman işçilerin ve ailelerinin yaşadığını hatırlattı. İran’da yaptırımlar, demokratik hakların kısıtlanması ve ekonomik yönetim sorunlarının milyonlarca insanı yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bıraktığı kaydedildi.

Askeri tırmanışın bu tabloyu daha da ağırlaştıracağına işaret edilen açıklamada, İran’daki bağımsız sendikacıların temel özgürlüklerini kullandıkları için baskı altında olduğu vurgulandı.

“Rejim değişikliği zorla dayatılamaz”

ITUC, işçi haklarının hem otoriter yönetimler hem de militarizasyon politikaları tarafından bastırıldığını belirterek, “Rejim değişikliği zorla dayatılamaz. İran halkı, ülkelerini kimin yöneteceğine kendileri karar vermelidir” mesajını verdi.

Luc Triangle, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bombalar ve şiddet demokrasiyi sağlayamaz. Sürdürülebilir barış ancak sosyal adalet, insan hakları, demokratik katılım ve insana yakışır iş üzerine inşa edilebilir. Küresel sendika hareketi, bölgedeki tüm çalışanlarla dayanışma içindedir. Kalıcı güvenlik ve refah için barış, demokrasi ve işçi hakları galip gelmelidir.”

Muhabir: Güven BOĞA