KESK-AR’dan Mayıs enflasyonu sonrası sert tepki: “Çalışan yoksulluğunu değil, açlığını konuşuyoruz” Mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (KESK-AR), kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı gelir kaybına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yayımladı. KESK-AR, açıklanan enflasyon rakamlarının ardından maaşların hızla eridiğini belirterek, “İnsanca yaşamaya yetecek bir maaş için acil ek zam istiyoruz” çağrısında bulundu. Açıklamada, kamu emekçileri ve emeklilerinin 2026 yılına yalnızca yüzde 11’lik maaş artışıyla başladığı hatırlatılarak, bugün açıklanan enflasyon verilerinin ardından ücretlerdeki reel kaybın daha da görünür hale geldiği ifade edildi. KESK-AR, TÜİK’in açıkladığı verilerin dahi çalışanların alım gücündeki sert düşüşü ortaya koyduğunu vurguladı. “Beş ayda maaşlar binlerce lira eridi” KESK-AR’ın hesaplamalarına göre, yılın ilk beş ayında gerçekleşen yüzde 16,61’lik enflasyon nedeniyle kamu emekçilerinin ve emeklilerin gelirlerinde ciddi kayıplar yaşandı. Araştırmaya göre: En düşük kamu emekçisi maaşı 10 bin 273 TL eriyerek 61 bin 850 TL’den 51 bin 577 TL’ye düştü. Ortalama kamu emekçisi maaşı 11 bin 295 TL kayıpla 68 bin TL’den 56 bin 705 TL’ye geriledi. Ortalama kamu emekçisi emeklisi aylığında 5 bin 232 TL’lik erime yaşandı. Asgari ücretin alım gücü 4 bin 663 TL azaldı. En düşük emekli maaşı ise 3 bin 322 TL değer kaybetti. KESK-AR, yaşanan tabloyu “maaşların buharlaşması” olarak nitelendirerek, ücretlerin daha yılın ortasına gelmeden büyük ölçüde etkisiz hale geldiğini savundu. Açlık sınırı kamu emekçilerinin kapısına dayandı Açıklamada, Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi'nin (BES-AR) Mayıs 2026 verilerine de yer verildi. Buna göre: Açlık sınırı: 48 bin 43 TL Yoksulluk sınırı: 117 bin 349 TL Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti: 76 bin 847 TL Bu rakamların kamu emekçilerinin önemli bir bölümünün yoksulluk sınırının altında yaşadığını gösterdiği belirtilirken, kamu emekçisi emeklileri ile asgari ücretlilerin ise açlık sınırına mahkûm edildiği ifade edildi. KESK-AR açıklamasında, “Çalışan yoksulluğunu değil, çalışan açlığını konuştuğumuz bir noktaya geldik” değerlendirmesine yer verdi. “Sermayeye kaynak var, emekçiye sabır tavsiye ediliyor” KESK-AR, hükümetin ekonomik politikalarını da eleştirdi. Açıklamada, sermaye çevrelerine yönelik vergi düzenlemeleri ve teşviklerin sürdüğü belirtilerek şu görüş dile getirildi: “Bu tabloya rağmen sermayeye, patronlara ve kara para aklayıcılarına milyarlarca liralık vergi barışı içeren paketler çıkarılıyor. Ancak sıra çalışanlara ve emekçilere geldiğinde, Temmuz ayını beklemeleri söyleniyor.” Açıklamada, emekçilerin yaşadığı gelir kaybının görmezden gelindiği ve ücret politikalarının toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığı savunuldu. “Tutmayan hedeflerin faturası emekçilere kesiliyor” KESK-AR, enflasyon hedefleri ile gerçekleşen enflasyon arasındaki farkın maaş kayıplarının temel nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Yıl başında yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin daha ilk beş ayda aşıldığına dikkat çekilen açıklamada, TÜİK’in açıkladığı yüzde 16,61’lik enflasyon oranının bile hedefin üzerine çıktığı ifade edildi. Öte yandan ekonomi yönetiminin Mayıs ayında yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 24-26 aralığına yükselttiği hatırlatılarak, çalışanların maaşlarının ise hâlâ yıl başındaki hedeflere göre belirlendiği vurgulandı. KESK-AR, yıllardır aynı yöntemin uygulandığını ve her yıl hedeflenen enflasyonun aşılması nedeniyle maaşların reel olarak gerilediğini savundu. “Mevcut toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir” Açıklamada, kamu emekçilerinin ücretlerini belirleyen mevcut toplu sözleşmenin artık geçerliliğini yitirdiği öne sürüldü. KESK-AR’a göre mevcut sözleşme yalnızca gerçek enflasyon karşısında değil, resmi enflasyon rakamları karşısında bile işlevsiz hale geldi. Bu nedenle çalışanların yaşadığı kayıpların telafisi için acil düzenlemeler yapılması gerektiği belirtildi. KESK-AR’ın talepleri KESK-AR, yaşanan gelir kayıplarının giderilmesi için şu talepleri sıraladı: Son iki yılda maaşlarda yaşanan erimenin telafisi amacıyla Haziran maaşlarına ek yüzde 35 zam yapılması, İlave seyyanen ödemenin ve tüm ek ödemelerin taban maaşa yansıtılması, Seyyanen ödeme tutarının emekli aylıklarına eklenmesi, Mülakat uygulamasının kaldırılması, Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi, Grevli toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması, 4688 sayılı yasanın evrensel sendikal normlara uygun hale getirilmesi, Gerçek bir toplu pazarlık mekanizmasının kurulması, En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, Kira, kreş ve ulaşım desteği sağlanması. “İnsanca yaşam mücadelesinde omuz omuza” Açıklamanın sonunda tüm kamu emekçilerine çağrı yapan KESK-AR, yoksulluk ve güvencesizliğin kader olmadığını belirterek, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşulları için ortak mücadele çağrısında bulundu. KESK-AR, mevcut ekonomik politikaların emekçilerin yaşam koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırdığını savunurken, ücretlerin açlık ve yoksulluk sınırları karşısında hızla eridiğine dikkat çekerek, ek zam talebinin ertelenemez hale geldiğini vurguladı.