Seyhan Belediyesi’nde Kültür ve Sosyal İşler Müdür Vekili olarak görev yaparken 677 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilen Güven Boğa, yıllara yayılan emeğinin karşılığı olan emekli ikramiyesini alamadığı gerekçesiyle yargıya başvurdu.
1995 yılında öğretmen olarak başladığı kamu hizmetinde toplam 26 yıl 3 ay 20 gün çalışan Boğa’ya, 1 Aralık 2020 tarihinde emekli aylığı bağlandı. Ancak, aynı süreçte emekli ikramiyesi ödenmedi. Boğa’nın mağduriyeti, yalnızca ekonomik bir kayıp değil; aynı zamanda yıllarca verdiği emeğin yok sayılması anlamına geliyor.
Anayasa Mahkemesi “Hak İhlali” Dedi, SGK Ödeme Yapmadı
Güven Boğa, emekli ikramiyesinin ödenmesi için 2025 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurdu. Başvurusunda, Anayasa Mahkemesi’nin 25 Şubat 2025 tarihli kararına dikkat çekti.
Söz konusu kararda, Boğa ile benzer durumda olan kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödenmemesinin:
- Mülkiyet hakkının ihlali
- Ayrımcılık yasağının ihlali
olduğu açıkça tespit edilmişti.
Ancak SGK, bu karara rağmen Boğa’nın başvurusunu reddetti. Gerekçe olarak ise mevcut yasal düzenlemeler gösterildi. Kurum, KHK ile ihraç edilen ve hizmet birleştirmesiyle emekli olan kişilere ikramiye ödenmesinin mümkün olmadığını savundu.
“Hizmet Birleştirmesi” Gerekçe Yapıldı, Hak Gaspı Derinleşti
SGK’nın ret kararında, Boğa’nın farklı sigorta statülerine tabi çalışmalarının birleştirilmesiyle emekli edildiği vurgulandı.
- Boğa’nın 21 yıl 10 ayı kamu hizmeti (Emekli Sandığı)
- 4 yıl 5 ay 20 günü ise SSK (4/a) kapsamında geçti
Bu nedenle emekliliğin “birleştirilmiş hizmet süresi” üzerinden bağlandığı ifade edilerek, emekli ikramiyesi ödenmemesi gerektiği ileri sürüldü.
Ancak davacı taraf, bu yaklaşımın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ve aynı durumda olan kişiler arasında açık bir ayrımcılık yarattığını belirtiyor.
Mahkemeden Ret Kararı: “Mevzuata Uygun”
Ankara 4. İdare Mahkemesi, davayı reddetti. Mahkeme kararında:
- Mevcut yasal düzenlemelere göre işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı
- Emekli Sandığı kapsamındaki hizmet süresinin tek başına emeklilik için yeterli olmadığı
- Bu nedenle ikramiye ödenmemesinin mevzuata uygun olduğu
gerekçelerine yer verildi.
Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesi kararlarının herkesi kapsayan genel bir düzenleme niteliği taşımadığı, yalnızca başvuruya konu bireysel durumlar için bağlayıcı olduğu yönünde değerlendirme yaptı.
Davacı: “Bu Açık Bir Hak Gaspıdır”
Güven Boğa ve avukatı Selma Çiçekci ise karara sert tepki gösterdi.
Davacı tarafın temel argümanları şöyle:
- Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır
- Aynı durumda olan kişiler arasında farklı uygulama yapılması ayrımcılıktır
- Emekli ikramiyesi, çalışanın kazanılmış hakkıdır
- Bu hakkın ödenmemesi mülkiyet hakkının ihlalidir
Boğa’nın avukatı, müvekkilinin yıllarca kamuya hizmet ettiğini ve bu emeğin karşılığının idare tarafından yok sayıldığını vurguladı.
İstinaf Yolu Açık: Mücadele Sürüyor
Mahkeme kararına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık.
Güven Boğa’nın hukuk mücadelesi, yalnızca kendi hakkını değil; aynı durumda olan binlerce KHK’lı kamu emeklisinin yaşadığı mağduriyeti de gündeme taşıyor.
Bu dava, Türkiye’de:
- KHK ile ihraç edilenlerin sosyal hakları
- Emekli ikramiyesi hakkının kapsamı
- Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanabilirliği
gibi temel tartışmaları yeniden alevlendirecek nitelikte.
Bir Emek Hikâyesi: Tanınmayan Yıllar
Güven Boğa’nın dosyası, bir bürokratik işlemden öte, uzun yıllara yayılan emeğin görünmez kılınmasının çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.
Emekli maaşı bağlanan bir kamu görevlisine, aynı emeğin karşılığı olan ikramiyenin verilmemesi; hukuki olduğu kadar vicdani bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Boğa’nın davası şimdi şu soruyu yeniden gündeme taşıyor:
Devlet, kendi çalışanının emeğini hangi koşullarda tanır — ve hangi koşullarda yok sayar?