Gündem

NATO Zirvesi Öncesi Ankara’da Yasaklar ve İdari Tatil: Emek ve Demokrasi Güçlerinden Tepki

NATO Zirvesi Öncesi Ankara’da Olağanüstü Yasaklar ve İdari Tatil Kararı: Emek ve Demokrasi Güçlerinden “Savaş Politikalarına Hayır” Çağrısı.

Abone Ol

NATO Zirvesi Öncesi Ankara'da Olağanüstü Tedbirler: 9 İlçede İdari Tatil, Tüm Kamusal Etkinlikler Yasaklandı

NATO Zirvesi İçin Başkentte Hayat Kısmen Duracak

Ankara'da 6-12 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde kapsamlı güvenlik ve idari tedbirler açıklandı. Ankara Valiliği'nin duyurduğu kararlar, başkentteki kamusal yaşamı doğrudan etkileyecek nitelikte.

Valilik, zirvenin güvenli ve sorunsuz şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla 9 ilçede kamu çalışanlarına yönelik idari izin uygulamasına gidileceğini, aynı zamanda bir hafta boyunca kamuya açık çok sayıda etkinliğin durdurulacağını açıkladı.

Kararlar, NATO karşıtı eylem ve protesto hazırlıkları yapan emek, demokrasi ve anti-emperyalist çevrelerin çağrılarının yükseldiği bir dönemde geldi.

Dokuz İlçede Kamu Personeline İdari İzin

Valilik açıklamasına göre, zirvenin gerçekleştirileceği süreçte kamu hizmetlerinin aksamaması için gerekli personel görev başında tutulacak. Ancak NATO Zirvesi'nde doğrudan görevli olmayan veya kritik hizmet alanlarında çalışmayan kamu personeli idari izinli sayılacak.

Kararın uygulanacağı ilçeler şöyle sıralandı:

  • Altındağ
  • Çankaya
  • Etimesgut
  • Gölbaşı
  • Keçiören
  • Mamak
  • Pursaklar
  • Sincan
  • Yenimahalle

Bu ilçelerde bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin büyük bölümü, 6-12 Temmuz haftası boyunca idari izin kapsamında değerlendirilecek.

Konserden Mezuniyet Törenine Kadar Her Şey Durduruldu

Valiliğin açıkladığı tedbirler yalnızca kamu kurumlarını değil, kentteki sosyal ve kültürel yaşamı da kapsıyor.

Açıklamaya göre 6 Temmuz Pazartesi günü saat 06.00'dan 12 Temmuz Pazar günü saat 24.00'e kadar;

  • Sınavlar,
  • Sempozyumlar,
  • Paneller,
  • Mezuniyet törenleri,
  • Şenlikler,
  • Konserler,
  • Eğlence organizasyonları,
  • Kutlamalar ve benzeri tüm kamuya açık etkinliklerin yapılması durduruldu.

Karar, kamu kurumlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek etkinlikleri de kapsıyor.

NATO Karşıtı Çevrelerden Zirve Öncesi Tepki

Valiliğin kararları, NATO Zirvesi'ne karşı çeşitli kentlerde hazırlık yapan emek ve demokrasi örgütlerinin açıklamalarının ardından geldi.

Son günlerde yapılan açıklamalarda NATO'nun dünya çapındaki askeri müdahalelerde oynadığı role dikkat çekilirken, Türkiye'nin "emperyalist savaş stratejilerinin merkezi haline getirilmesine" karşı çıkıldığı ifade edildi.

Emek ve demokrasi güçleri tarafından yapılan değerlendirmelerde, ABD öncülüğündeki NATO'nun tarihsel olarak darbeler, işgaller, askeri müdahaleler ve savaş politikalarıyla anıldığı savunuldu.

Açıklamalarda, özellikle son yıllarda artan küresel silahlanma harcamalarının emekçiler üzerindeki ekonomik yüküne vurgu yapılarak savaş bütçelerinin eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerden kesilen kaynaklarla büyütüldüğü öne sürüldü.

“Savaşın Faturasını Emekçiler Ödüyor”

NATO karşıtı çevreler, savaş politikalarının en ağır sonuçlarının işçi sınıfı ve yoksul halk kesimleri tarafından yaşandığını belirtti.

Yapılan açıklamalarda şu görüşler öne çıktı:

Silahlanmaya ayrılan bütçeler nedeniyle kamusal hizmetler geriliyor.

Küresel savaşlar büyük göç dalgalarına yol açıyor.

Göçmen emeği üzerinden ücretler baskılanıyor.

Ekonomik krizler ve yoksulluk derinleşiyor.

Savaş politikaları demokratik hak ve özgürlükleri daraltıyor.

Bu nedenle NATO'nun yalnızca askeri bir ittifak değil, aynı zamanda küresel ölçekte eşitsizlikleri ve çatışmaları derinleştiren bir yapı olduğu ileri sürüldü.

“NATO’ya Değil Barışa Güç Verelim”

Başta Emek ve Demokrasi Güçleri olmak üzere çeşitli platformlar tarafından yapılan çağrılarda, NATO Zirvesi'ne karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Açıklamalarda, dünyanın farklı ülkelerindeki sendikalar, emek örgütleri ve barış hareketlerine seslenilerek NATO'nun savaş politikalarına karşı uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiği belirtildi.

Emek ve demokrasi güçleri, Türkiye'deki NATO üslerinin kapatılması ve Türkiye'nin NATO üyeliğinin sona erdirilmesi yönündeki taleplerini de yineledi.

Zirve Öncesinde Güvenlik ve Demokrasi Tartışmaları

Ankara Valiliği'nin aldığı kararlar, NATO Zirvesi öncesinde güvenlik gerekçeleriyle uygulanan tedbirlerin kapsamını bir kez daha gündeme taşıdı.

Bir yanda devlet yetkilileri zirvenin güvenli biçimde gerçekleştirilmesi için olağanüstü önlemlerin zorunlu olduğunu savunurken, diğer yanda NATO karşıtı çevreler ve bazı demokratik kitle örgütleri, kamuya açık etkinliklerin tamamen durdurulmasının toplantı ve gösteri hakkı bakımından tartışmalara yol açabileceğini dile getiriyor.

Başkent, Temmuz ayının ikinci haftasında yalnızca uluslararası diplomasi trafiğine değil, NATO'nun rolü, savaş politikaları ve demokratik haklar üzerine sürecek yoğun siyasi tartışmalara da sahne olacak.