Siyaset

Nevroz Uysal Aslan: “Cezaevlerinde Kadın Olmak Yapısal Ayrımcılık Sorununu Ortaya Koyuyor”

Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, ceza infaz kurumlarının erkek merkezli tasarım ve işleyişinin kadın mahpusların sağlık, güvenlik ve günlük yaşam haklarını sistematik olarak ihlal ettiğini belirterek, kapsamlı bir araştırma yapılmasını talep etti.

Abone Ol

Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde kadın olmanın yarattığı yapısal eşitsizliği TBMM gündemine taşıdı. Aslan, ceza infaz kurumlarının tarihsel olarak erkek normu temelinde tasarlandığını, mimari planlamadan disiplin rejimine, sağlık hizmetlerinden gündelik yaşamın örgütlenişine kadar her alanın erkek beden ve ihtiyaçlarını merkeze aldığını vurguladı.

Kadın mahpuslar, erkek cezaevlerinin işleyiş mantığının kopyası olarak işletilen koğuşlarda tutulmakta ve özgül ihtiyaçları sistem tarafından istisna olarak değerlendirilmekte. Aslan, “Kadınların özgül ihtiyaçlarının görmezden gelinmesi yalnızca idari bir aksaklık değil, Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine aykırı yapısal bir ayrımcılık sorunudur” dedi.

Aslan, cezaevlerinde sağlık hizmetleri alanında yaşanan sorunlara da dikkat çekti. 27 Şubat 2026’de Erzincan Ceza İnfaz Kurumları’nda kadın mahpusların göğüs hastalıkları ve diğer sağlık kontrollerinde gerekli tetkiklere erişemedikleri, Kocaeli Kadın Kapalı Cezaevi’nde ise muayene sırasında jandarmaların odadan çıkmaması nedeniyle gizlilik ihlallerinin yaşandığını örnek gösterdi.

Kadın cezaevlerindeki arama uygulamaları, tuvalet ve banyo düzeni, hijyen ve sağlık hizmetlerine erişim gibi konuların erkek merkezli perspektifle düzenlendiğini belirten Aslan, emziren annelerin ve çocukların karşılaştığı sorunları da sıraladı. “Arama süreçleri ve bekleme alanları, kadın ve çocuklara uygun şekilde tasarlanmamış, psikolojik ve fiziksel güvenlikleri sağlanmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Aslan, cezaevlerinde kadınların yaşadığı sorunların münferit olaylar olmadığını, sistemin kendisinin yarattığı yapısal bir eşitsizlik olduğunu belirterek, kapsamlı bir araştırma ve toplumsal cinsiyet perspektifiyle infaz uygulamalarının yeniden düzenlenmesini talep etti.