İstanbul Valiliğinin Ankara yürüyüşüne getirdiği yasağa karşı açılan dava sendika lehine sonuçlandı. Mahkeme, yürüyüşün yasal bir hak olduğunu tescilledi ve mekan seçme özgürlüğünün somut gerekçe olmadan engellenemeyeceğine hükmetti.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, İstanbul Valiliğinin Ankara’ya yürüyüşlerine ilişkin aldığı yasaklama kararına karşı açtıkları davayı kazandıklarını açıkladı. Sendika, bu kararın eğitim emekçilerinin meşru ve yasal mücadele hattı açısından önemli bir emsal oluşturduğunu vurguladı.
Valilik, eğitim emekçilerinin mücadelesinin önüne set çekmek ve sendikanın Ankara yürüyüşünü durdurmak amacıyla yürüyüş yasağı kararı almış ve bunu kamuoyuna duyurmuştu. Sendika ise yasağa boyun eğmeyerek tüm engellemelere rağmen Ankara yürüyüşünü fiilen tamamlamıştı.
Sendika, valilik yasağının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya başvurmuş; görülen dava sonucunda yürüyüşün yasal bir hak olduğu yönünde karar verilmişti. Kararı kamuoyu ile paylaşan sendika, “Yürüyüş iradesinin meşru olduğunu bir kez daha tescilleyen bu emsal kararı bir kazanım olarak üyelerimize ve kamuoyuna duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.
Sendika açıklamasında, bu kararın mücadele kararı alacak olan tüm emekçiler ve öğretmenler için önemli bir dayanak oluşturacağını belirterek, “Fiili-meşru mücadele hattından ilerlemeye devam edeceğiz. Eğitim emekçilerinin onurlu mücadelesi devam ediyor” mesajını verdi. Yürüyüş sürecinde katkı sunan üyelere ve avukatlara da teşekkür edildi.
Mahkeme kararından dikkat çeken gerekçeler
Mahkeme; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının mekân seçme özgürlüğünü de içerdiğini vurgulayarak, yalnızca önceden belirlenen yerler arasında bulunmaması gerekçesiyle yürüyüşün yasaklanamayacağını ifade etti. Kararda, somut ve haklı tehlike gerekçesi ortaya konulmadan getirilen mekan yasağının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı belirtildi.
Kararda özetle şu değerlendirmeler yer aldı:
-
Mekân seçme serbestisinin kategorik olarak yasaklanması anayasal hak bakımından kabul edilemez.
-
Hedef kitleye ulaşmak için toplantının belli yerlerde yapılması gerekebilir ve bu seçimi düzenleyiciler yapar.
-
Önceden belirlenen alanlardan olmaması tek başına yasaklama gerekçesi olamaz.
-
Gerçek ve somut tehlike ortaya konulmadan yasaklama hukuka aykırıdır.
Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareden alınmasına karar verdi. Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf yolu açık olacak.