KHK Direnişi 10. Yılında: “OHAL Bitti Deniyor Ama Rejim Sürüyor”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube üyesi Mahmut Konuk’un KHK ile ihraç edilmesinin ardından başlattığı direniş 10. yılına girdi. Eylemde konuşan SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) MYK üyesi Erdal Karakış, “OHAL bitti deniyor ama KHK rejimi ve fiili uygulamalar devam ediyor” mesajı verdi.

KHK ile kamu görevinden ihraç edilen SES Ankara Şube üyesi Mahmut Konuk’un işyeri önünde başlattığı direnişin 10. yıldönümünde eylem düzenlendi. Eyleme SES ve KESK yöneticileri katılırken, KHK sürecinin yarattığı hak kayıpları ve ihraçların yol açtığı toplumsal tahribat bir kez daha gündeme taşındı.

Sendika yöneticileri yaptıkları konuşmalarda, kamu çalışanlarının büyük bir kısmının herhangi bir soruşturma dahi açılmadan, gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlanan listelerle görevlerinden edildiğini belirtti. İhraçların hukuki güvenceyi ortadan kaldırdığını vurgulayan konuşmacılar, bu uygulamaların çalışma yaşamında derin yaralar açtığını ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 02 27 131131

“Emek mücadelesi barış mücadelesinden ayrı değildir”

Konuşmalarda, emek mücadelesi ile barış mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı. Toplumsallaşmış bir barışın aynı zamanda emekçilerin barışı anlamına geldiğini dile getiren yöneticiler, sendikal faaliyetler ve barış talebi nedeniyle üyelerinin hedef alındığını kaydetti.

Bu süreçte ağır bedeller ödendiğini belirten konuşmacılar, en büyük bedellerden birinin barış talebiyle yapılan eylemlere katılan sendika üyelerinin işlerinden ihraç edilmesi olduğunu söyledi.

“İlk adım ihraçların telafisi olmalı”

Bugün barışın toplumsallaşmasının yeniden tartışıldığına dikkat çeken SES ve KESK yöneticileri, çatışmalı dönemlerde yaşanan hak ihlallerinin telafi edilmesinin ilk adım olması gerektiğini ifade etti.

İhraç edilen tüm kamu emekçilerinin geriye dönük haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesi çağrısında bulunan yöneticiler, KHK sürecinin yalnızca çalışma hukukunu zedelemediğini, aynı zamanda adalete olan güveni de ciddi biçimde sarstığını belirtti.

Yapılan Konuşmalar Şu Şekilde:

SES Ankara Şube Üyesi Mahmut Konuk: “Bu zulüm direnişle bitecek”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube üyesi Mahmut Konuk, KHK ile ihraç edilmesinin ardından başlattığı direnişin 10. yılında yaptığı konuşmada, Yüksel Caddesi’nde süren mücadelenin bilançosunu ve taleplerini anlattı.

Konuk, “Şehir önünde bayrak açmamızın üzerinden 9 yıl geçti. Tam 9 yıl. Bu süre boyunca kabinimizi 2 bine yakın kez alıp götürdüler. 4 bin 50 resmi gözaltı yaşandı, sayısız idari para cezası kesildi. Egzoz gazları, araç gürültüleri arasında konuşmamız istendi. Ama mücadeleyle bunu da püskürttük. Artık basın açıklaması yapma hakkımızı fiilen kazanmış durumdayız” dedi.

9 yıllık süreçte yaşanan ağır sonuçlara dikkat çeken Konuk, ihraç edilen emekçilerden 1300’ünün yaşamını yitirdiğini, 130 kişinin intihar ettiğini belirterek, “Kalp krizinden, kanserden, iş cinayetlerinden, çaresizlikten ölen arkadaşlarımız var. Bu zulüm daha ne kadar sürecek?” diye sordu.

15 Temmuz sürecine de değinen Konuk, darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL ve KHK uygulamalarının emekçilere yöneldiğini savundu. Meclis’te kurulan Darbe Araştırma Komisyonu raporunun kamuoyuna açıklanmadığını hatırlatarak, sürecin karanlıkta bırakıldığını söyledi.

Konuk, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz bu zulmün kurbanlarıyız ama kurban olmayı kabul etmiyoruz. Bu direniş büyümeden bu zalimler zulmüne son vermeyecek. Zafer direnen emekçinin olacak.”

SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın: “Barış, demokrasi ve adalet olmadan olmaz”

SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın da konuşmasında, 10 yıllık sürecin temel özelliğinin hukuksuzluk olduğunu vurguladı.

“Herhangi bir idari ya da adli soruşturma olmadan, gece yarısı KHK’lerle insanların işinden atılması düşmanca bir tutumdur” diyen Akın, Mahmut Konuk şahsında direnen tüm emekçileri selamladı.

Türkiye’de tartışılan “barış süreci” başlıklarına değinen Akın, barışın ancak demokrasiyle anlam kazanacağını ifade etti:
“İçinde demokrasi, adalet, eşitlik ve örgütlenme özgürlüğü olmayan bir barış mümkün değildir. Emekçilerin ifade ve örgütlenme hakkı güvence altına alınmadan gerçek bir toplumsal barıştan söz edilemez.”

Akın, taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • İhraç edilen tüm kamu emekçileri ayrım gözetmeksizin görevlerine iade edilmelidir.
  • Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayanlar derhal işe başlatılmalıdır.
  • Yargı süreçleri adil değildir; yeniden yargılama hakkı tanınmalıdır.

“İşlerine başlatın, yargı süreçleri devam edecekse adil biçimde devam etsin” diyen Akın, hukuksuzlukların son bulması çağrısında bulundu.

KESK MYK Üyesi Erdal Karakaş: “Bir daha kimse savunmasız şekilde işinden edilmesin”

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) MYK Üyesi Erdal Karakaş da konuşmasında, 15 Temmuz sonrasında 125 bin kamu görevlisinin savunma hakkı tanınmadan ihraç edildiğini hatırlattı. Bu kişilerden 4 bin 259’unun KESK üyesi olduğunu, 2 bin 137’sinin hâlâ görevine iade edilmediğini söyledi.

OHAL Komisyonu sürecini “dünyada eşi benzeri olmayan bir hukuk garabeti” olarak niteleyen Karakaş, sürecin 9-10 yıla yayılmasını eleştirdi.

Karakaş, KESK’in bu dönemde onlarca eylem ve yürüyüş gerçekleştirdiğini, Adalet Bakanlığı önünde defalarca açıklama yaptıklarını ancak önceki Adalet Bakanı’ndan randevu alamadıklarını belirtti. Yeni Adalet Bakanı’na da başvuru yaptıklarını ve yanıt beklediklerini ifade etti.

MEB 903 Sözleşmeli Personel Alacak: Başvurular 2-6 Mart’ta
MEB 903 Sözleşmeli Personel Alacak: Başvurular 2-6 Mart’ta
İçeriği Görüntüle

Mahmut Konuk’un direnişinin sembolik bir önem taşıdığını vurgulayan Karakaş, “Bu mücadele sadece ihraç edilenler için değil; bir daha hiçbir emekçinin haksız şekilde işinden edilmemesi içindir” dedi.

Karakaş sözlerini,
“Bu mücadele sınıfsız, sömürüsüz, savaşın ve baskının olmadığı bir ülke içindir. Nerede bir direniş varsa KESK oradadır. Bu onurlu mücadeleyi selamlıyoruz” diyerek tamamladı.

Mahmut Konuk’un 10 yıldır sürdürdüğü direnişin yalnızca bireysel bir hak arayışı olmadığı, KHK ile ihraç edilen tüm emekçilerin ortak mücadelesinin sembolü haline geldiği vurgulanan açıklama, “İhraçlar geri alınana kadar mücadele sürecek” mesajıyla sona erdi.

Muhabir: Güven BOĞA