Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) eski Genel Başkanı Ali Balkız, hakkında verilen ihraç kararına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak süreci ayrıntılarıyla kamuoyuna anlattı. Yıllarca görev yaptığı kurumdan ihraç edilmesini “eleştiri ve sorgulamanın cezalandırılması” olarak değerlendiren Balkız, hem kişisel hem de kurumsal boyutlarıyla dikkat çeken bir tablo çizdi.

Aynı Gün İki Ayrı Çağrı: “Devlet ve Kendi Kurumum”

Ali Balkız İhraç Edildi, Tepkiler Büyüyor: “Bu Kadarı da Fazla!”
Ali Balkız İhraç Edildi, Tepkiler Büyüyor: “Bu Kadarı da Fazla!”
İçeriği Görüntüle

Balkız, yaşadığı sürecin çarpıcı bir tesadüfle başladığını belirterek, 27 Kasım 2025 tarihinde aynı gün içinde iki ayrı “ifadeye çağrı” aldığını açıkladı.

Bunlardan birinin, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisine imza attığı için Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında olduğunu ifade eden Balkız, diğer çağrının ise PSAKD Genel Merkezi tarafından gönderilen disiplin süreci yazısı olduğunu belirtti.

“Aynı gün iki ayrı makamdan ifadeye çağrıldım. Biri devletin yargısı, diğeri yıllarımı verdiğim kurumum. Böyle bir durumla karşılaşacağımı hiç düşünmezdim.”

Bu durumu “kaderin cilvesi” olarak nitelendiren Balkız, yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi.

“Suçlama Var, Delil Yok”

İhraç sürecinin, MYK Genel Sekreteri ve Mali Sekreter tarafından yapılan şikâyetlerle başlatıldığını belirten Balkız, kendisine yöneltilen suçlamaların somut örneklerden yoksun olduğunu söyledi.

Hakkındaki iddiaların;

  • sosyal medya paylaşımları,
  • kamuoyuna yaptığı açıklamalar,
  • televizyon programlarında dile getirdiği görüşler

üzerinden kurulduğunu ifade eden Balkız, bu suçlamaların içeriğinin belirsizliğine dikkat çekti:

“Bu kadar ağır suçlamalar yöneltiliyor ama bir tane bile somut örnek gösterilmiyor. ‘İşte şurada şu var’ denmiyor.”

İhraç Gerekçeleri Arasında Tartışmalı İfadeler de Var

Balkız, ihraç gerekçeleri arasında kamuoyunda tartışma yaratan bazı ifadelerin de yer aldığını belirtti.

Bir yöneticiye yönelik kullandığı “küpeli” ifadesinin cinsiyet temelli hakaret olarak değerlendirilip şikâyet konusu yapıldığını ifade eden Balkız, bunun da disiplin dosyasına dâhil edildiğini söyledi.

Bu değerlendirmeye tepki gösteren Balkız, söz konusu ifadenin bir simgeye gönderme olduğunu savundu.

“Asıl Neden Eleştiri”

Balkız’a göre ihraç kararının temelinde yönetime yönelik eleştiriler yer alıyor.

Aleviliğin tarihsel, inançsal ve felsefi boyutunun yeterince kavranmadığını savunan Balkız, yıllar boyunca bu konularda uyarılarda bulunduğunu ancak karşılık bulamadığını ifade etti.

“Aleviliğin dilini, felsefesini, tarihsel yürüyüşünü anlatmaya çalıştım. Ama her eleştiriyi ‘hainlik’ olarak gördüler.”

Alevi kurumlarının, dışarıda demokrasi talep ederken kendi içlerinde bu değerleri zedelediğini vurgulayan Balkız, sürecin bu yönüyle daha da çarpıcı olduğunu söyledi.

Genel Kurul Süreci: “Kardeşlik Yerini Gerilime Bıraktı”

Balkız, 19-20 Nisan 2025 tarihlerinde yapılan 17. Genel Kurul’un önceki kongrelerden farklı bir atmosferde gerçekleştiğini belirtti.

Daha önceki 16 genel kurulda rekabetin olmasına rağmen kardeşlik ortamının korunduğunu ifade eden Balkız, bu kez ciddi kırılmalar yaşandığını dile getirdi.

  • 652 delegeden 176’sının salonu terk ettiğini
  • Divan sürecinde sorunlar yaşandığını
  • Kongre ortamının gerilimli geçtiğini

aktaran Balkız, yönetimin bu süreci yatıştırmak yerine disiplin süreçlerine yöneldiğini savundu.

“Kırgınları çağırıp konuşmak yerine disipline verildik. Bu yol doğru değil.”

“Alevi İnancının Değerleriyle Bağdaşmıyor”

Balkız, Alevi inancının temel ilkelerine vurgu yaparak, mevcut yönetim anlayışının bu değerlerle örtüşmediğini ifade etti.

Aleviliğin;

  • sorgulamayı,
  • hakikati aramayı,
  • eleştiriyi

esas aldığını belirten Balkız, bu değerlerin yok sayıldığını dile getirdi.

“Kurumlar Kişisel Egolarla Yönetilmemeli”

Açıklamasında yalnızca ihraç kararını değil, genel yönetim anlayışını da eleştiren Balkız, Alevi kurumlarının popülizm, kişisel hırslar ve medya görünürlüğü arayışıyla yönetilemeyeceğini ifade etti.

“Popülist yaklaşımlar, şişkin egolar ve görünür olma tutkusu bu kurumsal yapıyı zedeliyor.”

“Bir Alevi Kurumu, Bir ‘Can’ Gibi Yönetilmeli”

Açıklamasının sonunda Alevi öğretisinin özüne dönen Balkız, kurum yönetiminin de bu anlayışla şekillenmesi gerektiğini vurguladı:

“Elini, dilini, belini koruyan anlayışı çoğaltmalıyız. Bir Alevi kurumunu, bir can gibi yönetmeliyiz.”

Diğer Tepkiler Kısa Kısa

Turgut Öker: “Bu Kadarı da Fazla”

AABK Kurucu Onursal Başkanı Turgut Öker, ihraç kararını “kurumsal çürüme” olarak nitelendirerek geri çekilmesi çağrısı yaptı.

Adana’dan Çağrı: “Gerekçeler Açıklansın”

Adana Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına yapılan açıklamada ise ihraç kararının ve şube kapatmalarının gerekçelerinin kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanması istendi.

Muhabir: Güven BOĞA