Adana Tabip Odası Genel Kurulu’nda sağlık emekçilerinin örgütlü mücadelesi anlatıldı
Adana Tabip Odası Genel Kurulu, sağlık alanında emek mücadelesi ve kamusal sağlık politikalarının tartışıldığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. Genel kurulda söz alan DİSK Dev Sağlık-İş Çukurova Bölge Şube Başkanı Hüseyin Türkmen, taşeron sistemine karşı verilen uzun soluklu mücadelenin tarihsel sürecini ve sağlık emekçilerinin yaşadığı dönüşümü anlattı.
Türkmen’in konuşması, hem sağlık emekçilerinin örgütlenme deneyimlerine hem de Türkiye’de kamusal sağlık hizmetlerinin dönüşümüne dair çarpıcı değerlendirmeler içerdi.
“Taşeron sistemiyle mücadele 2000’li yıllarda başladı”
Konuşmasında sağlık alanındaki taşeron sistemine karşı verilen mücadeleye değinen Türkmen, 2000’li yılların başında Tabip Odaları ve sağlık emek örgütlerinin ortak bir mücadele hattı oluşturduğunu hatırlattı.
Türkmen, 2005 yılında Adana’da Balcalı Hastanesi üzerinden başlatılan örgütlenme sürecinin dönüm noktası olduğunu belirterek, “Tabip Odası ve sendikalar ortak bir mücadele başlattı” dedi.
“Görünmez emek görünür hale geldi”
Türkmen, mücadele sürecinde en alt kadrolarda çalışan sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Temizlik işçileri, hasta bakıcılar ve otomasyon çalışanlarının uzun yıllar boyunca düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalıştığını ifade etti.
Bu mücadelenin en önemli sonucunun “görünmez emeğin görünür hale gelmesi” olduğunu söyleyen Türkmen, örgütlü mücadelenin etkisini şu sözlerle anlattı:
“Bu mücadeleyle birlikte ezilmişlik görünür oldu, çalışanların sesi duyuldu ve kadro kazanımları elde edildi.”
“Tabip Odaları bize güç verdi”
Türkmen, mücadele sürecinde Adana Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği’nin desteğinin belirleyici olduğunu vurguladı. 2005’ten bu yana Tabip Odası yönetimleriyle birlikte yürütülen dayanışmanın kendileri için önemli bir güç kaynağı olduğunu ifade etti.
“Gerçekten yalnızdık, sahipsizdik. Ama Tabip Odası’nın desteğiyle bu mücadeleyi büyüttük” diyen Türkmen, tüm başkanlara ve sağlık meslek örgütlerine teşekkür etti.
“Numune direnişi ve 135 işçinin mücadelesi”
Konuşmasında 2011 yılında yaşanan Numune Hastanesi direnişine de değinen Türkmen, yılbaşı gecesi 135 işçinin taşeron sistem nedeniyle işten çıkarıldığını hatırlattı.
Bu süreçte Tabip Odası’nın desteğinin çok önemli olduğunu belirten Türkmen, “O günlerde hep yanımızda oldular, bize güç verdiler” dedi.
“Sadece sağlık değil, bir emek mücadelesi verdik”
Türkmen, konuşmasının devamında sağlık alanındaki mücadelenin yalnızca sektörel bir mesele olmadığını, aynı zamanda geniş bir emek mücadelesi olduğunu vurguladı.
Türkiye’deki güncel sorunlara da değinen Türkmen, uzun konuşma yerine bir anı üzerinden mesaj vermeyi tercih etti.
“İyi hekimlik ve insani yaklaşım”
Türkmen, gençlik yıllarında yaşadığı bir hastane deneyimini anlatarak sağlık çalışanları arasındaki insani dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Seyhan Hastanesi’nde görev yaptığı dönemde yaşadığı bir olayda, bir hekimin yaklaşımının kendisi üzerinde derin bir etki bıraktığını belirten Türkmen, “İyi hekimlik sadece mesleki bilgi değil, insani bir duruştur” ifadelerini kullandı.
“Gece çalışması ve emeğe saygı”
Anlattığı olayda bir hekimin, gece nöbet tutan sağlık çalışanlarına yönelik yaklaşımını hatırlatan Türkmen, insan emeğine saygının sağlık sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
“Gece çalışıyorsan da insan gibi muamele görmelisin” anlayışının altını çizen Türkmen, emeğin korunmasının önemine işaret etti.
“Mücadele devam ediyor”
Konuşmasının sonunda sağlık emekçilerinin örgütlü mücadelesinin sürdüğünü belirten Türkmen, geçmişten bugüne kazanımların dayanışma sayesinde elde edildiğini söyledi.
Tüm sağlık emekçilerine ve Tabip Odası’na teşekkür eden Türkmen, sözlerini “Saygılar sunuyorum” diyerek tamamladı.



