Saadet Partisi Adana İl Başkanlığı, Türkiye’de basın özgürlüğünün son yıllarda ciddi biçimde gerilediğini belirterek, gazetecilerin artan baskılar altında görev yapmaya zorlandığını açıkladı. Yapılan kapsamlı basın açıklamasında, hem hukuki hem ekonomik hem de idari baskıların gazetecilik mesleğini zayıflattığı vurgulanarak, “özgür basın olmadan demokrasiden söz edilemez” denildi.
“Basın Özgürlüğü Demokratik Toplumun Temelidir”
Açıklamada, basının kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan en önemli araçlardan biri olduğu hatırlatıldı. Demokratik bir ülkede basın özgürlüğünün kısıtlanamayacağı ifade edilerek, Türkiye’de son yıllarda bu alanda yaşanan gerilemenin kaygı verici boyutlara ulaştığı belirtildi.
Saadet Partisi Adana İl Başkanlığı, basına yönelik baskıların olağan hale geldiğini vurgulayarak, gazetecilik faaliyetlerinin giderek daha zor koşullar altında yürütüldüğüne dikkat çekti.
“Gazeteciler Sistematik Baskı Altında”
Açıklamada, gazetecilerin haber yaptıkları için doğrudan hedef haline geldiği ifade edilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
- Bağımsız araştırma yapan gazeteciler soruşturmalara maruz kalıyor
- Tutuklama ve adli kontrol tedbirleri yaygınlaşıyor
- Yargı süreçleri baskı aracına dönüşüyor
Bu durumun, ülkede sistematik bir baskı ortamının oluştuğunu gösterdiği belirtilerek, gazeteciliğin temel işlevinin engellendiği kaydedildi.
Ekonomik Baskı ve Yoksulluk Vurgusu
Basın açıklamasında gazetecilerin ekonomik koşullarına da geniş yer verildi. Özellikle yerel basında çalışanların ciddi geçim sıkıntısı yaşadığı ifade edildi:
- Gazetecilerin büyük kısmı yoksulluk sınırının altında yaşıyor
- Ücretler enflasyon karşısında eriyor
- Yerel medya çalışanlarının önemli bölümü asgari ücretin altında gelir elde ediyor
Bu şartların, gazetecilerin bağımsız çalışmasını zorlaştırdığı ve oto-sansürü artırdığı belirtildi.
Tutuklamalar ve Yargı Süreçleri Eleştirildi
Açıklamada, gazetecilere yönelik tutuklamaların ve soruşturmaların rutin hale geldiği ifade edildi. Ayrıca adli kontrol tedbirlerinin de fiili bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığına dikkat çekildi.
Bu tedbirler arasında:
- Ev hapsi
- Yurtdışı çıkış yasağı
- İmza yükümlülüğü
gibi uygulamaların yer aldığı ve gazetecilerin mesleklerini özgürce icra etmelerinin önüne geçtiği belirtildi.
“Gazetecilik Faaliyeti Suç Gibi Gösteriliyor”
Saadet Partisi Adana İl Başkanlığı, gazeteciliğin giderek kriminalize edildiğini vurgulayarak, yapılan haberlerin soruşturma konusu haline getirildiğini ve bunun ifade özgürlüğünü doğrudan tehdit ettiğini belirtti.
Açıklamada, bu durumun Anayasa ile güvence altına alınan basın özgürlüğünün fiilen yok sayılması anlamına geldiği ifade edildi.
Medya Kuruluşlarına Yönelik Ekonomik ve İdari Baskılar
Basın açıklamasında yalnızca gazetecilerin değil, medya kuruluşlarının da ciddi baskılarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Özellikle:
- Para cezaları
- Resmî ilan kesme yaptırımları
- İnternet sitelerine erişim engelleri
gibi uygulamaların bağımsız medyanın sürdürülebilirliğini tehdit ettiği ifade edildi.
Uluslararası Raporlar da Gerilemeyi Doğruluyor
Açıklamada, uluslararası verilerin de Türkiye’deki basın özgürlüğü gerilemesini ortaya koyduğu vurgulandı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer aldığı ve “çok vahim” kategorisinde bulunduğu hatırlatıldı.
“Basın Özgürlüğüne Yönelik Baskılar Son Bulmalı”
Saadet Partisi Adana İl Başkanlığı, açıklamasının sonunda basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun hakkı olduğuna dikkat çekerek şu talepleri sıraladı:
- Gazetecilere yönelik baskı ve yargı süreçlerinin sona erdirilmesi
- Basın ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması
- Gazetecilerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi
- Bağımsız ve çoğulcu medya ortamının desteklenmesi
Açıklama, “Demokratik bir toplumun geleceği, özgür basının varlığı ile mümkündür” ifadeleriyle sona erdi.