14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Habere Güven'e özel açıklamalarda bulunan Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz Şahin, Türkiye tarımının geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Gıda güvenliğinin stratejik bir konu olduğuna dikkat çeken Şahin, “Sürdürülebilir tarım artık bir tercih değil, doğrudan bir beka meselesidir” dedi.
Kentleşme ve çevre politikaları üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Şahin, Türkiye’nin giderek “su stresi” yaşayan ülkeler arasına girdiğini belirterek, tarım politikalarının bilimsel veriler ışığında yeniden şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.
“İklim Krizi Tarımı Doğrudan Tehdit Ediyor”
Küresel iklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şahin, şunları kaydetti:
“Bugün artık sadece tohumu toprakla buluşturmak yetmiyor. Değişen yağış rejimleri ve artan sıcaklıklar karşısında çiftçimizi korumasız bırakamayız. Türkiye’de kişi başına düşen su miktarının 1.300 metreküp seviyelerine gerilemiş olması, tarımda vahşi sulama döneminin kapanması gerektiğini açıkça gösteriyor. Akıllı tarım uygulamalarına geçiş artık zorunluluktur.”
Yerel Yönetimlere Tarım Çağrısı
Yerel yönetimlerin tarım politikalarında daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, belediyelerin küçük üreticiyi destekleyen projelere öncelik vermesi gerektiğini ifade etti.
Kooperatifleşmenin önemine değinen Şahin, “Belediyeler, küçük üreticiyi korumak için kooperatifleri desteklemeli ve aracısız satış kanalları oluşturmalıdır” dedi.
Kentsel tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini de belirten Şahin, şehir çeperlerindeki verimli tarım arazilerinin imara açılmaması gerektiğini söyledi. Şahin, “Kentsel tarım teşvik edilirse hem lojistik maliyetler düşer hem de üretici ile tüketici arasındaki bağ güçlenir” ifadelerini kullandı.
“Çiftçi Üretimden Kopmamalı”
Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Şahin, özellikle genç nüfusun tarımdan kopmasının gelecekte ciddi sorunlara yol açacağını söyledi.
Şahin, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
- Mazot, gübre ve yem gibi temel girdilerde üreticiye özel destek ve sübvansiyon sağlanmalı.
- Tarımsal üretim, iklim verileri ve pazar ihtiyaçları doğrultusunda bilimsel yöntemlerle planlanmalı.
- Genç çiftçilere sosyal güvence ve SGK prim desteği gibi teşvikler sunulmalı.
- Yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm projeleriyle çiftçinin enerji yükü azaltılmalı.
Açıklamasının sonunda tüm üreticilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Oğuz Şahin, “Toprağı küstürürsek geleceğimizi kaybederiz. Çiftçimizin emeği sofralarımızın teminatıdır” dedi.