Eğitim

Samandağ Eğitim Sen: Okul Müdürü Cenazesi Olan Öğretmene Rapor Al Dedi, Ardından Soruşturma Açtı

Eğitim Sen’den Samandağ’da Sert Tepki: Bu Müdür Neden Hâlâ Görevde? Zübeyde Hanım Ortaokulu yönetimine ağır suçlamalar.

Abone Ol

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Samandağ temsilciliği, Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Zübeyde Hanım Ortaokulu müdürü hakkında çok ağır iddialar içeren bir açıklama yayımladı. Sendika, “kifayetsiz” olarak nitelendirdiği okul müdürünün görevden alınmamasına tepki göstererek, “Bu müdürü kim ve neden koruyor?” sorusunu gündeme taşıdı.

Açıklamada, okul müdürünün öğretmenlere yönelik tutumlarının kabul edilemez olduğu vurgulanarak, yaşanan olayların hem etik hem de idari açıdan ciddi sorunlar barındırdığı ifade edildi.

“Cenazesi olan öğretmene rapor al dedi, ardından soruşturma açtı”

Sendika açıklamasında en dikkat çekici iddialardan biri, cenazesi olan bir öğretmene yönelik tutum oldu. İddiaya göre okul müdürü, öğretmenin acısını paylaşmak yerine “mazeret izni alamayacağını” söyleyerek rapor almasını istedi. Daha da ileri gidilerek, söz konusu öğretmen hakkında “mazeretsiz göreve gelmediği” gerekçesiyle soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Bu durumun öğretmen üzerinde hem psikolojik hem de mesleki baskı yarattığı ifade edilirken, sendika bu yaklaşımı “gaflet ve vicdansızlık” olarak nitelendirdi.

Depremzede öğretmene duyarsızlık, personele baskı iddiası

Açıklamada, deprem nedeniyle ayağından sakatlanan bir öğretmene yönelik uygulamalar da eleştirildi. Müdürün, öğretmenin ihtiyaç duyduğu asansör kartını geciktirdiği ve “rahatsızsanız rapor alın” diyerek sorumluluktan kaçındığı öne sürüldü.

Bunun yanı sıra, okulda görevli yardımcı personelin sadece müdüre hizmet etmesi yönünde baskı gördüğü iddiası da yer aldı. Hizmetlilere “enerjilerini sadece müdüre ayırmaları” yönünde talimat verildiği öne sürülerek, bunun kurumsal işleyişe aykırı olduğu vurgulandı.

“Mobbing, baskı ve keyfi uygulamalar sistematik hale geldi”

Eğitim-Sen, okul müdürünün uygulamalarının münferit değil, sistematik olduğunu savundu. Açıklamada şu iddialara yer verildi:

· Okul bahçesinin yalnızca müdürün aracına açıldığı, diğer çalışanlara izin verilmediği

· Müdürün araç konumunu sürekli değiştirerek kameralar üzerinden kontrol sağladığı

· Mobbing nedeniyle bir öğretmenin kriz geçirerek ambulans çağrılmasına neden olunduğu

· Çok sayıda öğretmenin baskılar nedeniyle tayin veya nakil talebinde bulunduğu

Sendika, bu iddiaların öğretmen ifadeleriyle desteklendiğini belirterek, “kaç kişinin ‘bana mobbing uygulanıyor’ demesi gerekiyor?” sorusunu yöneltti.

Soruşturma sürecine de tepki: “İfadeler neden dikkate alınmadı?”

Açıklamada yürütülen idari soruşturma da eleştirildi. İl müfettişlerinin hazırladığı rapora tepki gösteren sendika, öğretmen ifadelerinin yeterince dikkate alınmadığını savundu.

Sendika ayrıca:

· Kamera kayıtlarının incelenip incelenmediğini

· Tüm tanıkların dinlenip dinlenmediğini

· Sendikanın sunduğu dilekçelere neden geri dönüş yapılmadığını

sorgulayarak sürecin şeffaf yürütülmediğini ileri sürdü.

“Müdür görevde kaldıkça sağlıklı soruşturma yürütülemez”

Eğitim-Sen, kaymakamlığa yapılan başvuruda da aynı uyarıyı yaptıklarını belirtti. Açıklamada, müdürün görevde kalmasının soruşturmayı doğrudan etkilediği ifade edilerek, öğretmenler üzerinde baskı kurulduğu iddia edildi.

Müdürün bazı öğretmenleri “ikna etmeye”, bazılarını ise ders programı, ek ders ve norm kadro gibi unsurlarla baskı altına almaya çalıştığı öne sürüldü.

“Derhal görevden alınmalı” çağrısı

Sendika, açıklamasının sonunda yetkililere açık çağrıda bulundu:

“İdarecilik vasfı taşımayan, çalışma barışını bozan bu müdür derhal görevden alınmalıdır. Aksi halde yaşanacak her olumsuzluğun sorumluluğu yalnızca müdüre değil, onu görevde tutanlara ait olacaktır.”

19 Mart 2026 tarihli açıklamada, sendika taleplerinin “açık ve net” olduğu vurgulanarak, adalet ve hakkaniyet çağrısı yinelendi.