EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 403 gündür grevde olan Temel Conta işçilerinin grevinin kırılması amacıyla fabrikanın taşınmasına onay veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi. Karaca, Bakanlığın tutumunun grev hakkını fiilen ortadan kaldırdığını belirterek, “Bakanlık işçilerin anayasal haklarını mı, yoksa patronun grev kırma girişimlerini mi esas alıyor?” diye sordu.
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde faaliyet gösteren Temel Conta fabrikasında 10 Aralık 2024’ten bu yana devam eden grevle ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi sundu. Karaca, Temel Conta işçilerinin grevinin 16 Ocak 2026 itibariyle 403. gününe girdiğini hatırlatarak, bu sürecin aynı zamanda “403 gündür devam eden bir grev kırıcılığı” anlamına geldiğini vurguladı.
Önergede, Temel Conta patronunun grevin ilk gününden itibaren grevi kırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu, bu durumun Bakanlık müfettişlerince yapılan incelemelerde de tespit edildiği ve işverene idari para cezası kesildiği hatırlatıldı. Ancak Karaca, bu cezaların grev kırıcılığı karşısında etkisiz kaldığını ve patronun uygulamalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Karaca’nın aktardığına göre Temel Conta patronu, Kemalpaşa’daki fabrikada bulunan makineleri “yeni tesise taşıyacağı” gerekçesiyle adres değişikliği yapmak istediğini duyurdu ve üretimi Torbalı’daki tesise taşımak için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurdu. SGK’nın, devam eden grev nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından görüş istediği, Bakanlığın ise fabrikanın taşınmasına onay verdiği belirtildi.
“Grevde olan bir fabrikanın taşınmasına onay verilmesi, grev hakkının fiilen boşa düşürülmesi anlamına geliyor” diyen Karaca, Bakanlığın bu tutumunun Temel Conta patronunu cesaretlendirdiğini savundu. Önergede, 403 gündür hileli yöntemlerle grev kırmaya çalışan işverene karşı idari para cezası dışında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı gibi, grev sürerken fabrikanın taşınmasına da izin verilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Sevda Karaca, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti: Temel Conta fabrikasında 403 günü aşan grev süresince Bakanlık tarafından kaç inceleme yapıldığı, grev kırıcılığına ilişkin tespitler sonucunda idari para cezası dışında herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmadığı ve işverenin grev kırıcılığının durdurulması için hukuki bir sürecin başlatılıp başlatılmayacağı.
Karaca ayrıca, grev hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı bu süreçte Bakanlığın işçilerin anayasal haklarını mı yoksa patronun grev kırma girişimlerini mi esas aldığı sorusunu yöneltti. Toplu sözleşme süreçleri başta olmak üzere sendikal hakların patronların keyfine bırakıldığını ifade eden Karaca, sendikalaşma önündeki engellerin kaldırılması için Bakanlığın herhangi bir yasal çalışmasının bulunup bulunmadığını da sordu.
EMEP’li Karaca, Temel Conta grevinin yalnızca bir fabrika ya da bir işyeriyle sınırlı olmadığını, Türkiye’de grev hakkının ve sendikal özgürlüklerin nasıl kuşatıldığını gösteren çarpıcı bir örnek olduğunu belirterek, işçilerin anayasal haklarının korunması için Bakanlığın sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu.