Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye ekonomisinin son yıllarda karşı karşıya kaldığı şoklara dikkat çekti. Enflasyonun arzu edilen seviyeye henüz ulaşmadığını kabul eden Şimşek, başlangıçta belirlenen hedeflerin “iddialı” olduğunu söyledi. Şimşek, enflasyonla mücadelede hedeflerin tutmamasının tek bir nedene bağlanamayacağını belirterek, küresel ve bölgesel gelişmelerin yanı sıra Türkiye'nin yaşadığı iç şokların da süreci etkilediğini ifade etti. “Hedeflerimiz iddialıydı” Şimşek, uygulanan programın zorlu bir ekonomik ve jeopolitik ortamda yürütüldüğünü belirterek, enflasyonun başlangıçta öngörülenden daha dirençli çıktığını söyledi. Bakan Şimşek, “ataleti” yani fiyatların geçmiş enflasyonun etkisiyle yükselmeye devam etme eğilimini başlangıçta düşük ölçtüklerini belirterek, hedeflerin oldukça iddialı olduğunu ifade etti. Şimşek'e göre 2023 yılında yaşanan deprem, KKM'nin oluşturduğu ekonomik etkiler ve EYT düzenlemesinin yanı sıra savaşlar ve jeopolitik gerilimler de dezenflasyon sürecini zorlaştırdı. Enflasyon kontrolden çıkmadı vurgusu Şimşek, yaşanan ekonomik şoklara rağmen enflasyonun kontrolden çıkmamasını programın önemli kazanımlarından biri olarak değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığının arttığını savunan Şimşek, bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesi, koşullu yükümlülüklerin azaltılması ve ekonomik tamponların güçlendirilmesiyle kırılganlıkların azaltıldığını söyledi. Bakan, özellikle cari açık ve dış finansman ihtiyacındaki gerilemenin Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artıran unsurlar arasında bulunduğunu belirtti. Yıllık enflasyon yüzde 31,5 Şimşek'in açıklamaları, ağustos ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı değerlendirmelerle de örtüşüyor. Bakan, 3 Eylül'de yıllık enflasyonun yüzde 31,5 seviyesine gerilediğini açıklamıştı. Aynı dönemde temel mal enflasyonu yüzde 15,9'a inerken, yıllık kira enflasyonunun da son 46 ayın en düşük seviyesine gerilediği bildirilmişti. Ancak Şimşek, özellikle kira ve eğitim fiyatlarındaki gelişmelerin yanı sıra geçmiş dönemden taşınan bazı etkilerin enflasyonun daha hızlı gerilemesini engellediğini belirtti. KKM ve EYT'nin etkisine dikkat çekti Bakan Şimşek'in açıklamalarında KKM ve EYT de dikkat çekti. Şimşek, bu uygulamaların hayata geçirildiği dönemde ortaya çıkan ekonomik etkilerin daha sonraki dönemde de hissedildiğini belirtti. Özellikle 2023 yılında yaşanan deprem ve ekonomik etkilerinin yanı sıra KKM'nin oluşturduğu mali sonuçlar ile EYT düzenlemesinin enflasyonla mücadele sürecini zorlaştıran faktörler arasında yer aldığını ifade etti. “Türkiye'nin şoklara karşı dayanıklılığı arttı” Şimşek, uygulanan ekonomi programının en önemli kazanımlarından birinin öngörülebilirliğin artırılması olduğunu söyledi. Kural bazlı ekonomi politikalarının güçlendirildiğini savunan Şimşek, dış borç ve dış finansman ihtiyacının milli gelire oranındaki düşüşe dikkat çekti. Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 32'nin altına gerilediğini belirten Bakan, bunun ülkenin dış şoklara karşı kırılganlığının azaldığına işaret ettiğini ifade etti. Dezenflasyon sürecinin devam etmesi bekleniyor Şimşek, enflasyonun henüz hedeflenen seviyede olmadığını kabul etmekle birlikte dezenflasyon sürecinin sürdüğünü savundu. Daha önceki açıklamalarında da emtia fiyatlarında normalleşme, kira enflasyonundaki düşüş eğilimi, ılımlı talep görünümü ve kural bazlı fiyatlama uygulamalarının enflasyondaki gerilemeyi desteklemesini beklediklerini belirtmişti. Hükümetin ekonomi programında ise temel hedefin fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek olduğu vurgulanıyor.