Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

TTB’den “Şiddete Maruz Kalan Hekimler için Hukuk Kılavuzu”

A+ | A-

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Şiddet Çalışma Grubu ve TTB Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan “Şiddete Maruz Kalan Hekimler için Hukuk Kılavuzu” yayımlandı.

Şiddete maruz kalan hekimler için kontrol listesi olması amacıyla hazırlanan kılavuzda, adli raporlarda dikkat edilmesi gereken hususlar mevcutken; tutanakların hazırlanması, delillerin toplanması ve hukuki yardım talebi bilgileri yer alıyor. 

Kılavuz için tıklayınız.

Şiddete maruz kaldığınızda mağdur sıfatıyla yapacağınız başvurularda eksiklik olmaması yargılama aşamasında büyük önem taşır. Her ne kadar delillerin toplanması yargı ve güvenlik birimlerinin görevi olsa da soruşturma aşamasındaki eksiklikler yargılama süresini uzattığı gibi zaman içinde delillere ulaşılması güçleştiğinden yargı kararları yaşananla uyumlu olmayabilmektedir. Bu kılavuz, tutanakların hazırlanması, delillerin toplanması taleplerinin içeriği, hukuki yardım talebi ve diğer başvurularda kontrol listesi olması amacıyla hazırlanmıştır.

OLAY YERİNDE VE ANINDA TUTANAK TUTUN VE GÖRGÜ TANIKLARINA İMZALATIN.

Olaya ilişkin görgü tanıkları ile birlikte tutanak tutulurken olay öyküsü aşağıdaki başlıkları içerecek şekilde aktarılmalıdır. Ardından düzenlenen tutanak görgü tanıkları ile birlikte imzalanmalıdır.

Saldırının olduğu yer:

Saldırının olduğu tarih ve saat:

Olay anında yapılan iş-görev:

Olayın başlama nedeni ve nasıl geliştiği:

Saldırıda kullanılan araç veya silah:

Hakaret-tehdit-şantaj suçları kapsamında sarf edilen sözler:

Ruhsal ve bedensel bütünlüğe zarar verilmişse kaydı ve beyanı:

Kişisel mala veya kamu malına zarar verilmişse kaydı ve beyanı: Tanıkların ad ve soyadları:

Bu tutanak her türlü idari talepte (iş kazası bildirimi, hizmetten çekilme talebi vs. ) ve kolluk birimlerine şikâyet sırasında kullanılabilir.

İŞVEREN TARAFINDAN İŞ KAZASI BİLDİRİMİ YAPILMASINI TALEP EDİN.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 16/11/2017 tarihli ve 35804503-209.01.11-94958 sayılı yazısında “… sağlık hizmet sunucularında çalışanların herhangi bir iş kazasına maruz kalmaları durumunda bu kazaların, işveren mahiyetine haiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından “Beyaz kod” sistemiyle, kendi bünyelerinde kayda alınsa dahi 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına iş kazası bildiriminin yapılması gerektiği” belirtildiğinden sağlık hizmeti sunucularında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin olarak yetkili yönetici tarafından iş kazası bildirimi yapılması talep edilmelidir.

SAĞLIK HİZMETİ SUNUMUNDAN ÇEKİLME HAKKININ KULLANDIRILMASINI TALEP EDEBİLİRSİNİZ

Sağlık hizmeti sunumu esnasında şiddet halinde, acil verilmesi gereken hizmetler hariç olmak üzere hizmetten çekilme talebinde bulunmak mümkündür. Hizmetten çekilme talebi kurum yöneticisine sözlü veya yazılı olarak bildirilmelidir.

DEVLET MEMURLARI KANUNU GEREĞİNCE İZİNLİ SAYILMAYI TALEP EDEBİLİRSİNİZ.

Devlet Memurları Kanunu 105. maddesi 5. fıkrasında; “Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.” denildiğinden sağlık hizmeti sunumunda saldırıya uğramanız halinde sağlık halinizi iyi hissedene kadar izinli sayılmayı talep edebilirsiniz.

ADLİ RAPORLARDA AŞAĞIDAKİ HUSUSLARA DİKKAT EDİN.

Adli raporlar sadece tıbbi müdahale gerektiren eylem ve saldırılar için değil her türlü fiziksel ve sözlü şiddete dair fiziki ve ruhsal bulguları tespit ettirmek için alınmalıdır. Bu raporların olaya dair şikayetiniz ve yargısal süreçlerde kullanılacağını bilerek hareket etmek önemlidir.

Adli raporda öyküye yer verilmeli, tam bir fizik muayenesi yapılmalı, ruhsal etkilenmeyi ortaya koyacak gözlem ve değerlendirmeye yer verilmeli ve muayene bulguları kayıt edilmelidir.

Bazı durumlarda değerlendirme için uzun bir sürece ihtiyaç vardır. Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması, yüzde sabit iz, lezyonların varlığının ertesi günlerde tespiti ya da ruhsal etkilenmenin erken dönem belirtileri olmadığında bulguların ortaya çıkışının zamana yayılması sebebiyle ertesi gün ve devam eden haftalarda kontrol muayeneleri yapılmalıdır.

Travmalar için yaptırılacak tetkikler ve değerlendirmelere dair not yazılmalıdır.

Ayrıca vakalarda sadece resmi hastane değerlendirmesi ile yetinilmemesi önerilir. Bulunulan bölgede Tıp Fakültesi varsa Adli Tıpa başvurup daha kapsamlı değerlendirme istenmelidir. Alınan her türlü adli rapor ve kamu hizmetinin aksamasına yol açan eylemi belgeleme aracı olarak “istirahat raporu(tıbbi rapor)” şikayetiniz kapsamında açılan soruşturma dosyasına sunulmalıdır. Sözlü ve/veya fiziksel şiddet sonucu ortaya çıkması beklenebilecek akut stres reaksiyonu ve ruhsal etkilenmenin boyutunu değerlendirmek için şiddet sonrası en az bir haftalık bir istirahat raporu (tıbbi rapor) düzenlenebileceği, sonrasında kontrol ile durumun yeniden değerlendirilmesinde yarar olacağı akılda bulundurulmalıdır.

OLAY SONRASINDA KENDİNİZİ GÜVENDE HİSSETTİĞİNİZ YERDE KOLLUĞA BİLGİ VERİN.

Olay akabinde kolluk birimlerinde ifade verebileceğiniz gibi sağlık hizmeti sunumunun yapıldığı birimlerde kendinizi güvende hissedeceğiniz yerde ifade verebilirsiniz.

KOLLUK YA DA SAVCILIK İFADESİ SIRASINDA AVUKAT YARDIMINDAN YARARLANMAK İSTEDİĞİNİZE DAİR TALEPTE BULUNUN.

Özel vekilin bulunmaması halinde kolluk ya da savcılık ifadesi sırasında avukat yardımından yararlanılmak istenildiğine dair ifade başlamadan önce talepte bulunulmalıdır. Atanacak avukat eşliğinde yaşanan olaya dair ifade verilmeli ve delillerin toplanılması talep edilmelidir.

KOLLUK İFADESİ SIRASINDA KOLLUKTAN AŞAĞIDAKİ DELİLLERİN TOPLANMASINI İSTEYİN.

Olaya ilişkin olarak toplanması istenen delillerin ilk ifade sırasında belirtilmesi delillerin yok olmaması ve süreç sırasında delillerin eksik toplanılması durumunda kolluk sorumluluğuna gidilebilmesi açısından önemlidir. Bu sebeple ifade sırasında;

EYLEMİN TÜRK CEZA KANUNU, CEZA MUHAKEMESİ KANUNU, SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNUNDAKİ DÜZENLEMELER KAPSAMINDA * NİTELEMESİNİ YAPABİLİRSİNİZ

Kolluk ya da savcılık ifadesinde, saldırı sırasında sözlü ya da fiziksel olarak gerçekleştirilen fiiller anlatıldıktan sonra fiiller ve sonuçları aşağıdaki şartlar kapsamında değerlendirip sayılı suç veya suçlar kapsamında şikâyetçi olunmalıdır.

Ek Madde 12 –Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında; a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır. b) Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır. Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Bu fıkra

hükmü, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanır. Şiddetin vuku bulduğu sağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti

verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde hizmet ilgili diğer personel tarafından verilir TCK md. 131- Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde soruşturma şikayete bağlı değildir.

CMK md. 100 Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardandır.