Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü dolayısıyla açıklama yaptı. TDB Genel Merkezi'nde düzenlenen açıklamada konuşan TDB Genel Başkanı A. Tarık İşmen, birkaç pilot ilde uygulamaya konan Aile Dişhekimliği projesine dair kaygıları olduğunu söyledi.

Türk Dişhekimleri Birliği; Anayasamızın 135.maddesine göre 3224 sayılı Kanunla kurulmuş ve Kanunun 19.maddesinde ifade edildiği üzere; "... diş hekimliği mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve hastaları ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulan tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur."

Türk Dişhekimleri Birliği gibi bir Anayasal kuruluş olan Yüksek Öğretim Kurulu'nun Sayın Başkanından dişhekimliği eğitimi gibi ortak sorun ve sorumluluklarımız hakkında konuşmak ve fikir alışverişinde bulunmak, "Sayıları giderek artan Dişhekimliği Fakülteleri, öğrenci kontenjanları ve dişhekimliği eğitiminin niteliği, deprem sonrası eğitim, depremden etkilenen öğrenciler ile doktora ve uzmanlık öğrencilerinin durumuna ilişkin görüş ve değerlendirmelerimizi paylaşmak" üzere

  • 5.11.2021 tarih ve 1585 sayılı,
  • 21.02.2022 tarih ve 320 sayılı,
  • 16.09.2022 tarih ve 1874 sayılı,
  • 03.04.2023 tarih ve 1856 sayılı,
  • 02.10.2023 tarih ve 3679 sayılı,
  • 26.02.2024 tarih ve 1013 sayılı yazılarımızla istediğimiz randevu taleplerimize, bırakın olumlu cevap vermeyi geri dönüş dahi yapılmamıştır.

Değerli Basın Mensupları,

Eğitimimiz için adeta kanayan bir yara olan “Dişhekimliğinde İnsangücü Planlaması” konusunu 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü münasebetiyle yaptığımız basın toplantısında kamuoyuyla paylaştık. Bu gün dahil altıncı randevu talebimize sessiz kalınarak olumlu yanıt verilmemesi nedeniyle TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ve Merkez Denetleme Kurulu Üyeleri, Dişhekimleri Oda Başkanlarımız ve TDB Öğrenci Kolu Merkezi Komisyon Üyelerinden oluşan grubumuzla, YÖK önünde bu Basın Açıklaması ile Sayın YÖK Başkanına ve kamu oyuna sesleniyoruz.

2020 yılı toplam 734’si Prof. 387’si Doçent ve 1.187 Dr. Öğr. Üyesi kadrosunda ve toplam öğretim üyesi sayısı 2.311,

2021 yılı itibarıyla 796 Profesör, 498 Doçent ve 1.369 Dr. Öğr, Üyesi bulunmakta, toplam öğretim üye sayısı ise 2.663’tür.

2022-2023 öğretim yılında ise; 826 Profesör, 457 Doçent, 1316 Dr. Öğr. Üyesi ile toplam 2.599 akademik kadro bulunmaktadır.

Bu verilere göre eğitimin önemli oranda Dr. Öğretim Üyeleri üzerinden yürütüldüğü anlaşılmaktadır.

2023 yılı verilerine göre Türkiye’deki dişhekimliği fakültesi sayısı 105’e yükselmiştir. öğrenci alan fakülte sayısı ise 91’dir. Bu fakültelerdeki toplam kontenjan sayısı 11.186’dır.

Bugün yılda 6.000 olan, çok değil 2 yıl sonra 10.000’lere ulaşacak mezun sayısı nedeniyle işsiz, emeği çok ucuzlatılmış ve mesleği değersizleştirilmiş dişhekimlerinin olduğu, çalışma biçiminin işçileşmeye evrildiği ve piyasa koşullarının hüküm sürdüğü bir dönem yaşanıyor ülkemizde.

Türk Dişhekimleri Birliği'nin kanunların kendisine yüklediği sorumluluklar kadar, benzer sorumluluğu bulunan makamın da bunu taşıması gerekirken, kamu kurumu niteliğinde 50 bin dişhekimini temsil eden meslek kuruluşunun iletişim isteğinin “YOK” olarak görülmesinin her neyse nedenlerini anlaşılmaz bir keyfilik olarak görüyor ve kabul edilemez buluyoruz.

Önü alınamayan fakülte açılışları ve aynı zamanda kontenjanların da arttırılması ile ortaya çıkan son derece olumsuz tabloda; siyasi popülizmin dişhekimliği mesleğini ve ülke gerçeklerini taşınamaz noktaya getirdiğini görüyoruz.

Akademik kadroların fakülte ve öğrenci sayılarına orantılı olarak artmaması, dişhekimliği eğitiminin niteliğini düşürmekle birlikte etik, deontolojik ve malpraktis sorunlarına ilişkin risk oranını da giderek yükseltmektedir.

Ayrıca dişhekimine başvuru sıklığı yıllardır 0,9’larda devam ederken, 0,66 ve en son 0,41 yıl/adet olarak seyretmekte olduğu Sağlık Bakanlığı 2021 Sağlık İstatistiklerinde görülmektedir. Bu oran ülkedeki ağız diş sağlığı sorunlarındaki ciddiyeti gösterirken önemli bir yatırım gerektiren serbest çalışma olanaklarını da kısıtlamaktadır.

Diğer yandan koruyucu sağlık hizmetleri yerine yeterli kadrolar olmaksızın tedavi edici hizmetleri önceleyen Sağlık Bakanlığı’nı, eğitim sorumluluğundan çok hasta tedavisi konusunda piyasa koşulları ile rekabet eden dişhekimliği fakülteleri ve ihtiyaçtan çok daha fazla fakültelerin açılmasıyla kamu kaynaklarını ve yetişmiş insan gücünü yok eden YÖK’ü; ülkemizdeki ağız diş sağlığındaki bu sistemsizliğinin baş aktörleri ve esas sorumlusu olan kurumlar olarak görüyoruz.

Özellikle 2010 yılından itibaren akıl dışı bir şekilde artan dişhekimliği fakültesi ve mezun sayısı nedeniyle ortaya çıkan işsizlik/işçileşme sorunu giderek büyümektedir.

HER 100 KİŞİDEN 13’Ü BÖBREK TAŞI RAHATSIZLIĞI YAŞIYOR HER 100 KİŞİDEN 13’Ü BÖBREK TAŞI RAHATSIZLIĞI YAŞIYOR

2010 ve daha öncesinden başlayarak günümüze kadar insangücü planlamasına ilişkin Birliğimiz tarafından konunun uzmanlarının da katıldığı çalıştaylarda her yıl hazırlanan dişhekimliğinde insangücü planlaması dosyalarının ilgili kamu kurumları ile paylaşılmasına rağmen açılan dişhekimliği fakülteleri ile kamu kaynakları sorumsuzca israf edilmekte, ülkemizin çalışkan ve zeki insan grubunda yer alan önemli değeri dişhekimleri işsizliğe, dişhekimliği mesleği de değersizleştirilmeye mahkûm edilmektedir.

2024 Yılı İlk Defa ve Yeniden Atama Kurasıyla, Kamuya “286" dişhekimi atama ilanının Sağlık Bakanlığı web sitesinden alıntı yapılarak web sitemizde ve sosyal mecralarımızda yayımlanması üzerine, meslektaşlarımızın açıklanan kadronun azlığına olan haklı agresif tepkileri hükümetin gündemine alınmak üzere Sağlık Bakanlığı’na iletilmiştir.

Kamu kaynaklarının etkin şekilde kullanılması, dişhekimliği eğitiminin geliştirilebilmesi, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin niteliğinin korunabilmesi ve dişhekimi emeğinin değerinin korunabilmesi için bir kez daha ifade ediyoruz;

  • İnsan gücü planlaması yapılmadan dişhekimliği fakültesi açılmamalı,
  • Nitelikli dişhekimi eğitimi için uluslararası standartlarda akademik kadro olması, vazgeçilmez olmalı
  • Henüz eğitime başlamamış olan fakülteler kapatılmalı,
  • Eğitim veren fakültelerde ise kontenjanların hızla azaltılmasını sağlayacak kararlar hiç zaman yitirilmeden alınmalıdır.

Meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Türk Dişhekimleri Birliği

TDB Dişhekimliği Eğitimi ve İnsangücü Dosyası

Editör: Haber Merkezi