Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı yeni rapor, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarına yönelik “devlet destekli etnik temizlik” politikası yürüttüğünü öne sürdü. Raporda, yerleşimci şiddetinin sistematik biçimde teşvik edildiği, zorla yerinden etme uygulamalarının arttığı ve uluslararası topluma yaptırım çağrısı yapıldı.
Uluslararası Af Örgütü, bugün kamuoyuyla paylaştığı “Filistinlilerin izini silmek: İsrail’in Batı Şeria’daki Bedevi ve çoban topluluklarına yönelik etnik temizlik politikası” başlıklı raporunda, İsrail yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde ilhak sürecini hızlandırmak amacıyla Filistinlilere yönelik sistematik bir zorla yerinden etme politikası izlediğini savundu.
Rapora göre, Filistinli topluluklar yalnızca evlerinden çıkarılmıyor; aynı zamanda geçim kaynaklarından mahrum bırakılıyor, su ve otlak alanlarına erişimleri engelleniyor ve yoğun yerleşimci saldırılarıyla yaşadıkları bölgeleri terk etmeye zorlanıyor.
27 topluluk incelendi
Araştırma kapsamında 2023-2025 yılları arasında zorla yerinden edilen veya edilme tehlikesi altında bulunan 27 Bedevi ve çoban topluluğu mercek altına alındı.
Uluslararası Af Örgütü araştırmacıları, 12 farklı topluluktan 45 Filistinliyle görüşürken, avukatlar, gazeteciler, aktivistler ve İsrailli ile Filistinli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri dahil toplam 19 kişiyle mülakat gerçekleştirdi. Ayrıca 420 fotoğraf ve video doğrulandı; hükümet belgeleri, uydu görüntüleri, mahkeme kayıtları ve Birleşmiş Milletler raporları analiz edildi.
“Yerleşimci şiddeti devlet politikasının parçası”
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, rapora ilişkin değerlendirmesinde yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yerleşimci şiddeti birkaç kişinin işi değil, devlet destekli etnik temizlik politikasının merkezinde yer alıyor ve İsrail’in apartheid sisteminin sürdürülmesinde temel rol oynuyor.”
Callamard, özellikle ABD, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya ve Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail’in işgal, ilhak ve yerleşim politikalarına katkı sağlayan tüm ticari ve mali ilişkilerin durdurulmasını istedi.
Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile hükümette görev yapan bazı bakanlara yönelik seyahat yasağı ve mal varlığı dondurma gibi hedefli yaptırımlar uygulanması gerektiğini savundu.
Üç yılda 117 Filistinli topluluk yerinden edildi
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasında çoğunluğu Bedevi ve çoban topluluklarından oluşan en az 117 Filistinli topluluk tamamen ya da kısmen yerinden edildi.
Aynı dönemde İsrail makamlarının C Bölgesi’nde Filistinlilere ait 3 bin 407 ev ve yapıyı yıktığı, bunun sonucunda 2 bin 996 kişinin yerinden edildiği belirtildi.
Yerleşimler rekor hızla büyüyor
Raporda, sivil toplum kuruluşu Peace Now verilerine de yer verildi.
Buna göre Nisan 2026 sonu itibarıyla Batı Şeria’da 363 İsrail yerleşimci ileri karakolu bulunuyor. Bunların 212’si yalnızca 2023 yılından sonra kuruldu.
İsrail hükümetinin 2023-2025 döneminde 50 bin 785 yeni yerleşim konutunun planını ilerlettiği, sadece 2025 yılında ise 27 bin 941 konutun onay aldığı kaydedildi. Bu rakamın bugüne kadar ulaşılan en yüksek yıllık seviyeyi oluşturduğu ifade edildi.
Silah ruhsatlarında 15 kat artış
Rapor, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından İsrail hükümetinin bireysel silah ruhsatı koşullarını gevşettiğine de dikkat çekti.
Ocak 2026 itibarıyla 240 binden fazla İsrail vatandaşına silah ruhsatı verildiği, bunun önceki yıllardaki yıllık ortalamanın yaklaşık 15 katına karşılık geldiği belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü, bu değişiklik sonrasında silahlı yerleşimci saldırılarında belirgin artış yaşandığını, Filistinli sivillerin askerlerle silahlı yerleşimcileri ayırt etmekte zorlandığını ve saldırıların çoğunda failler hakkında etkili soruşturma yürütülmediğini ileri sürdü.
“Yaygın cezasızlık yeni ihlalleri teşvik ediyor”
Raporun sonuç bölümünde, İsrail makamlarının yerleşimci şiddetini önlemek yerine fiilen kolaylaştırdığı ve faillerin büyük bölümünün cezasız kaldığı iddia edildi.
Uluslararası Af Örgütü, Batı Şeria’daki zorla yerinden etme uygulamalarının durdurulması, uluslararası hukuk kapsamındaki suçlara ilişkin bağımsız soruşturmaların yürütülmesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Filistin soruşturmasına tam destek verilmesi çağrısında bulundu.