Yaşam alanlarını savunmanın demokrasi mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Adana Ekoloji Platformu, 21 Mayıs’ta Türkiye’nin en büyük muhalefet partisine ilişkin verilen mahkeme kararını “kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Platform, siyasi partiler hakkında karar verme yetkisinin mahkemelerde değil, parti üyeleri ve halkta olduğunu belirtti.
Adana Ekoloji Platformu, yaptığı yazılı açıklamada ekoloji mücadelesi ile demokrasi mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, demokratik hakların daraltıldığı koşullarda yaşam alanlarını koruma mücadelesinin de ağır baskılar altında kaldığını ifade etti.
Platform açıklamasında, havayı, suyu, toprağı ve yaşam alanlarını savunmanın aynı zamanda demokratik hak ve özgürlükleri savunmak anlamına geldiği vurgulanarak, “Yaşam alanlarımızı, havamızı, suyumuzu, toprağımızı savunma mücadelemiz demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Demokrasinin yokluğunda ekoloji mücadelesi vermek için yollar iyice darlaşır” denildi.
Açıklamada siyasi partilerin demokratik sistemlerin vazgeçilmez unsurları olduğu belirtilirken, partiler hakkında nihai kararın üyeler ve halk tarafından verilmesi gerektiği ifade edildi. Seçim süreçlerinde tek yetkili denetim kurumunun bağımsız seçim kurulları olduğuna dikkat çekilen açıklamada, demokratik ülkelerde temel işleyişin bu şekilde olduğu kaydedildi.
Adana Ekoloji Platformu, 21 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye’nin en büyük muhalefet partisi hakkında mahkeme tarafından verilen kararı eleştirerek, bunun demokratik ilkelere aykırı olduğunu savundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Demokrasilerde siyasi partiler hakkında mahkemeler karar veremez. Karar verme yetkisi parti üyeleri ve halkındır.”
Platform, açıklamasının sonunda demokrasi mücadelesini büyütme çağrısı yaparak, “Susmanın değil, demokrasi için mücadele etme kararlılığımızı ifade etmenin zamanıdır” mesajını verdi.