Çevre

Adana Ekoloji Platformu: “Savaşlar Biter, Yıkımlar Kalıcıdır. Savaşlar Ekolojik Yıkımı Hızlandırıyor”

Petrol 150 yıldır emperyalist-kapitalist sistemin vazgeçilmez yakıtı olmayı sürdürüyor. Bir avuç petrol tekeli egemenliklerini sürdürmek istiyor.

Abone Ol

Yıllardır savunduğumuzu bir kere daha ve haklılığımızdan aldığımız güçle tekrarlıyoruz: Kömür, Petrol, Gaz Gibi Fosil Yakıtların Kullanımı Hem Yaşamı Tehdit Ediyor, Hem De Egemenlik Savaşlarına Neden Oluyor. Fosil Yakıt Kullanımı Sınırlandırılmalı, Adil Geçiş Aşamasından Sonra Yasaklanmalıdır. Gezegenin Daha Fazlasına Tahammülü Yok. Bırakın Kömür, Petrol Ve Gaz Yerin Altında Kalsın.

Adana Ekoloji Platformu, yaptığı yazılı açıklamada savaşların yalnızca insani değil, aynı zamanda derin ve kalıcı ekolojik yıkımlara yol açtığını vurguladı. Platform, fosil yakıt temelli küresel sistemin hem savaşların hem de iklim krizinin başlıca nedeni olduğuna dikkat çekerek, acil önlem çağrısında bulundu.

“Kötülükler çağında yaşıyoruz”

Adana Ekoloji Platformu açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“SAVAŞLAR BİTER, YIKIMLAR KALICIDIR.
Kötülükler çağında yaşıyoruz.
Milyarlarca insana her gün füzelerin, dronların, bombaların patlamaları ve ölümler, yıkımlar izlettiriliyor.
Gözümüzün önünde okullar vuruluyor, masum çocuklar öldürülüyor.
İsrail haydut devlet örneği vermeye devam ederek, güvenlik gerekçesi ile Lübnan’ı bombalıyor, yüzbinlerce insan evlerini terk edip sokaklarda yaşamaya çalışıyor.
Trump yönetimdeki ABD en güçlü ordu bizimki diyerek elindeki sopayı beğenmediği ülkenin başına indiriyor. ABD’nin, hepsi de yalanlar üzerine kurulan bu kaçıncı saldırganlığı?”

“Savaşlar ekolojik yıkımı hızlandırıyor”

Platform, savaşların doğaya verdiği zararın küresel ölçekte geri dönüşü zor sonuçlar doğurduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Nükleer santraller hedef alınıyor, petrol tankerleri, rafinerileri ve depoları vuruluyor, günlerce zehirli dumanlar atmosfere karışıyor.
Neden bütün bunlar? Adına savaş denilen bu saldırganlığı neden her gün izlemek zorunda bırakılıyoruz?
Dünyaya egemen olan güçler petrol için saldırmaktan, yakıp yıkmaktan çekinmiyorlar. Petrol 150 yıldır emperyalist-kapitalist sistemin vazgeçilmez yakıtı olmayı sürdürüyor. Bir avuç petrol tekeli egemenliklerini sürdürmek istiyor.
Kömür, petrol, gaz gibi fosil yakıtların kullanımı küresel yaşam dengelerini çoktan bozdu. İklim giderek ısınıyor ve her yıl artan oranda ölümcül sonuçları bütün dünyada yaşanır oldu. Savaşların yol açtığı ekolojik yıkımlar bu gidişi hızlandırıyor.”

“Silahlanma yerine gezegen korunmalı”

Açıklamada, küresel kaynakların savaş ve silahlanma yerine doğanın korunmasına ayrılması gerektiği ifade edildi:

“Gezegenimizdeki bu körlemesine gidişi durdurmak için harcanması gereken kaynaklar silahlanmaya ayrılıyor. Dünyadaki orduların küresel kirlenmede önemli payları var.
Savaş denilen bu saldırganlık sonucu atmosfere zehirli gazlar salınıyor, tarım alanları tahrip oluyor, yer üstü ve altı su kaynakları kirletiliyor, yaşam alanları tahrip ediliyor, bütün canlılar zarar görüyor.
Savaş denilen bu saldırganlık sonucu insanlar göç etmek zorunda kalıyor, milliyetçilik, ırkçılık ve militarizm güçleniyor, yoksulluk derinleşiyor, otoriterlik güçleniyor.”

“İhtiyacımız olan barış ve iklim adaleti”

Platform, uluslararası kurumlara çağrı yaparak barış ve iklim adaleti vurgusunda bulundu:

“Kaynak ve tahakküm için çıkarılan savaş saldırganlığı son bulmalıdır, bu yangın söndürülmelidir. Kaldığı kadarıyla Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk harekete geçmelidir.
İhtiyacımız olan barıştır, ulusların kendi geleceklerini tayin hakkını savunmaktır, iklim adaleti için mücadele etmektir.”

“Ekolojik yıkımın izleri kalıyor”

Savaşların geçici, ancak etkilerinin kalıcı olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Savaşlar sonsuza kadar süremez, en gözü kara saldırganın bile buna gücü yetmez, bir şekilde barış sağlanır. Geri getirilemez ölümler kalır. Ekolojik yıkımlar kalır. Siyah dumanlarla zehirlenen atmosfer iklimsel yıkımı tetikler. Tahrip edilen ormanların, tarım alanlarının, suların düzelmesi yıllarca sürer.”

“Fosil yakıtlar yasaklanmalı”

Açıklamanın sonunda fosil yakıt kullanımına karşı net bir çağrı yapıldı:

“Saldırganlığın, egemenlik savaşının, ateşin, yıkımın, ölümlerin pasif seyircileri olmayı reddediyoruz. Adaleti, halkların dayanışmasını ve yaşayan bütün canlıların hayatını savunuyoruz.
Yıllardır savunduğumuzu bir kere daha ve haklılığımızdan aldığımız güçle tekrarlıyoruz:

KÖMÜR, PETROL, GAZ GİBİ FOSİL YAKITLARIN KULLANIMI HEM YAŞAMI TEHDİT EDİYOR, HEM DE EGEMENLİK SAVAŞLARINA NEDEN OLUYOR.
FOSİL YAKIT KULLANIMI SINIRLANDIRILMALI, ADİL GEÇİŞ AŞAMASINDAN SONRA YASAKLANMALIDIR.
GEZEGENİN DAHA FAZLASINA TAHAMMÜLÜ YOK. BIRAKIN KÖMÜR, PETROL VE GAZ YERİN ALTINDA KALSIN.”